PKK'nın kökünü kazımak
Reklam
  • Reklam
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

PKK'nın kökünü kazımak

12 Şubat 2019 - 08:30

Daha geçtiğimiz günlerde, KKTC’de bir tane bile yurttaşları olmadığını söyleyenler, bugün PKK’nın kökünü KKTC’den kazıyacaklarını açıklıyorlar.

Haliyle biz de terörden ve hiçbir anti demokratik örgütlenmeden korkma gereği duymadan yaşayan Kıbrıslı Türkler olarak sorgulamak durumunda kalıyoruz!

Gerçi sorgulamaktan da korkuyoruz ya…!

Hatırlayacaksınız UBP iktidarında, Özgürgün’ün başbakanlığı sürecinde Kıbrıs’ta bazı TC karşıtı örgütleri terör örgütü olarak belirlemiş, literatürümüze de yasal ve yargısal süreçlerimize de adını altın harflerle işlemiştik.

Tamam bir yere kadar anlardım: İki dost ülke. İki uyumlu ve bir arada, birbirinin barışı ve huzuru için yatırım yapan iki eşit ülke şeklinde yanaşabilmiş olsaydık tabi…

Ancak bir Bakan da gelip, orada ne varsa buraya da getireceğiz deyince ürksek mi, sevinsek mi, düşünsek mi, duymazdan mı gelsek diye çelişkide kalakaldık.

O nedenle sorgulamamayı seçtik.

Unutmayı.

Göz ardı etmeyi…

Kısa bir süre konuşup geçiyoruz bunlardan… Çünkü ne bizim ne de dünyaya Kıbrıs meselesinden dolayı yaymayı tercih ettiğimiz(!) imajdan dolayı bunları konuşmamak en doğrusudur diye karar verdik.  Yarattığımız “tabular torbamıza” atıp ağzını kapattık. Sonra bir zaman geldi, bunların içimizden taştığını ve konuşulmazsa bizi boğacağını anlayıp iktidardan, sosyal adalet arayış bicimize kadar bir çok şeyi değiştirdik. 

Yollara döküldük. 

Kızdık. 

Konuştuk. 

Özgürleştik. 

Bizi vatan haini ilan edenlere takılmadık…

Sonra… çabalarımız boşa çıktıkça yine yıldık.

Yıldıkça kabuğumuza çekildik.

Kabuğumuza çekildikçe, mücadeleyi bıraktık. 

Mücadele etmedikçe istemediğimiz ne varsa daha çok bizi boğarcasına üzerimize gelmeye başladı.

Sonunda her koyun kendi bacağından asılır dedik. Onlar ne yaparsa yapsınlar dedik. Kabuğumuza döndük ve karışmaz olduk. Seçimlerde sandığa büyülenmiş gibi gittik, büyülenmiş gibi geldik.

Bugün artık bizi bizden alan başka biz olduk çıktık. Varoluş mücadelesini, Rum ile ortak yaşadığımız zamanlardan daha çok verir olduk. 

Ama bunu yapmaktan daha da çok korkarak.

Sonunda varoluş mücadelemizi dillendiren bir avuç insan kaldı. Onları da marjinal ilan ettik. Dışladık. Dışladıklarımızı ittik. Dinledik ama tepki vermedik.

Onların yalnızlaştırılmasına adeta alet edildik.

Şimdilerde artık içimizde dilediklerince at koşturur oldu ötekiler. 

İş gücümüzden aile yaşamımıza, geleneklerimizden devlet işleyişimize kadar kendimizi mahvettik!

İşte sonuç!

PKK’nın içimizde olduğunu söylüyorlar. Bunun üniversitelerde örgütlendiğini söyleyerek bir üniversite adası olma hayalimizle bile oynar oldular.

Amaç bu mudur, değil midiri geçiyorum ama bizi nereye götürdüğünü çok önemsiyorum.

Ve ne yazık ki umutlarımızı tüketmeden bekleyişte kalmak çok da gerçekçi değil…

Görülen o ki, TC’de ne varsa buraya da harbiden geliyor. Lakin iyisinden çok kötüsü geliyor. Kültürel dokumuzu olumsuz etkileyen ve bunun teknoloji çağının internetten kaynaklanan olumsuzluklarından çok daha derin bir anlamı var.

İşlevi de elbette…

İsterseniz bir düşünün!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar