Profesörler 2 mi oldu?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Profesörler 2 mi oldu?

16 Nisan 2019 - 08:30

Konu basit bir taciz suçlaması değil ki…

Eğitim sektörü turizmle birlikte KKTC’nin kurtuluşu için önemli sektörlerden biri olarak anılıyorsa, bunu ticari boyuttan çok daha bilinçli ve akademik noktalara taşıyabilecek etkinlikleri tasarlayabilmeliyiz.  Öğrenciye yönelik hem hizmet, hem öğretim hem de güvenlik açısından gerekenin azamisini yapabilmeliyiz. YÖDAK’ın bu konudaki yetki ve sorumluluklarını artırmalıyız. Gerekli yasal düzenlemeler ile tüzük çalışmaları ivedi olarak tamamlanmalı. Bunlar perde gerisi değil, asıl olması gerekenler olduğu bilinci ile hareket etmeliyiz!

Ne mi anlatıyorum?

Geçtiğimiz Cuma gün bu köşeden sizlerle Doğu Akdeniz Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölüm Başkanı hakkındaki taciz suçlamalarını paylaşmıştık. Dün medya aracılığı ile servis edilen haberlere bakıldığında şikâyet sayısının 7’ye ulaştığını okuduk. Hayretle hem de…

Bununla birlikte olayın hemen ardından gerçekleştirilen DAÜ-SEN açıklaması inanılmazdı. DAÜ-SEN, profesör suçlu ise gereken yapılmalı gibi bir açıklama yaparak, bir anlamda, profesöre sahip çıkmazken, okul yönetiminin herhangi bir açıklamasına rastlanmayışı dikkat çekmişti.

Dün öğle saatlerinde profesörün tutukluluk süresinin uzatıldığı haberi basına yansıdı.

Profesörün avukatının savunmasında, bölüm başkanlığı için başka bir akademisyenin bunu bir komplo olarak hazırlamış olduğu suçlaması ile savunma yapıyor olması düşündürücü ve sorgulattırıcıydı. Düşünsenize, iki profesörün akademik unvanları karşısında, okulda alacakları idari bir görev için böylesi çirkin bir amaçla öğrencileri kullanıyor olma ihtimallerini içeren bu savunma beni çok düşündürdü.

Kadın öğrencilerin buna alet edilmesi söz konusu olabilir miydi acaba? 

Korkunç! 

Dahası, okulda bir hiyerarşik kavga mı var? Bu tek mi? Bu nasıl bir çirkin hikâye? Savunması ayrı dert, suçlamalar apayrı… Neresinden tutsanız eliniz kirleniyor adeta…

Bu davanın akıbeti giderek daha büyük önem kazanıyor dostlar...

***

Daha dün turizm meclisin gündem dışı konuşmalarında yer alıyordu. 

Başbakan’ın kabulü sırasında KKTC’nin ve Kıbrıslı Türklerin tanıtılması için çalışmaların yeniden artırılacağının açıklandığı bir günde aynı sıralarda basına servis edilen haberlerle nasıl bir sarsıntı yaşanıyor olduğunu düşünmeden geçmek mümkün değil.

DAÜ bu ülkenin büyüme ivmesi gösteren ve çok güvenilen üniversiterleri arasında ilk sıradakilerden biri. Ve en saygınlarından da…

Bu üniversite, Kıbrıslı Türkler arasında da çok rağbet gören bir üniversite. Lakin böylesi bir olayın yaşanması ile bir çok alanda ününe, güvenilirliğine hatta çeyrek asrı aşkın büyüme ivmesine zarar vereceğini bilmeden görmeden davranmak olmaz.

***

Çok çirkin suçlamalar, doğru çıkarsa daha da çirkin sonuçlarla karşı karşıya kalmaktan korkarken, şimdi mesleki hiyerarşik bir kavgadan kaynaklanma ihtimalinin tartıştırılması ürkünç boyutu daha da ilerletmiş oluyor.

İşler daha çok sarpa sarmış, bir öğrencinin şikayetinin ardından sayının 7’ye ulaşması akıllardaki soru işaretlerini daha çok artırıyor.

Yurdumuzda bilinçsiz sosyal medya kullanımından, okullardaki denetimsizliğe, ticarileştirilen eğitim anlayışında öğrenci – öğretim üyesi ilişkilerinde yeniden değerlendirmelere ve kural düzenlemelerine de gidilmesinin kaçınılmazlığını açığa çıkarıyor.

***

Başta Kıbrıslı bir Türk, akademik araştırmalar yaparak bilim ile uğraşmaya çalışan bir insan, devamında ise bir kadın olarak bu olanları nasıl yorumlayacağımı sorgulayıp durmadan geçemiyorum.

Nasıl da ürkütücü!

Akademisyenler arası yarış ise ayrı dert, taciz varsa ayrı…

Üniversitenin  böylesi bir başlığa ev sahipliği yapması apayrı ve çok büyük bir dert!

Bu inanılmaz öykünün giderek daha çarpıcı, merak uyandıran ve sonucu merak edilen bir hale dönüşmesi de kötü…

***

Ne olur hiçbir şey doğru çıkmasın!

Ne olur tüm bunlar koca bir yanlış anlaşılma olsun…

Fakat gerçeklik payı da varsa örtbas edilmeksizin gereken yapılsın!

DAÜ Yönetimi de topumu, öğrencileri, öğretim üyelerini ve tüm kadrosunu bilgilendirerek bir tavır belirlesin.

Eğer bir mesleki mücadele varsa da neden bunun önleminin alınmadığını, nasıl fark edilmediğini ifade etsin!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar