Sendikalar ne yapıyor?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Sendikalar ne yapıyor?

11 Ekim 2018 - 07:45

Ülkede zamlara karşı verilen bir mücadele var. Bu zamlar hepimizi etkiliyor. (Zamların hepimizi etkileme şekli aynı zannediyorum.)En azından, her bütçe grubuna ait insanı kendi içinde benzer bir şekilde etkilediğini düşünüyorum. 

Ülkedeki zamlara organize bir şekilde tepki koyabilecek kurumların başında sendikalar geliyor. Bu sendikaların mücadelelerini birlik ve beraberlik içerisinde ortaya koymaları, yaşanan etkilenmeleri daha çok ifade etmeye ve buradan hareketle herhangi bir çözüm uygulamasını da hızlandırmaya yardımcı olur. Bunun için birlikte olunduğunu gösteren ve hükümet üzerinde gerçekten baskı unsuru olabilecek bir kitlenin bir araya gelmesi gerekirdi. Fakat anlamlandıramadığımız bir şekilde sendikalar bu mücadeleyi ayrı ayrı verme yolunu seçmişe benziyorlar. Çünkü aynı amaçla ülkede üç farklı eylem yapılması planlandı. Bu ne kadar doğru, en başta bunu tartışmamız gerekiyor galiba. Çünkü zaten bölünmüş bir kitlenin aynı amaç için verdiği mücadelede, sorunun ne kadar yıpratıcı olduğunu görmek yerine bu sorun için mücadele veren kesimlerin bölünebilirliğinin ne kadar kolay olduğunu fark ediyordur hükümetler de…

O zaman da bu eylemlerin ne kadar gerekli olduğu sorgulanıyordur mesela…

Ya da diğer taraftan, belki de bu eylemler sonucunda ne kadar sonuç alınabileceğini, bunun için ne kadar inançlı olunduğunu gösteriyor olabilir bu bölünmüşlük. Karşıt eylem yaptığımız kesimler (bunlar hükümetlerdir) eylem yapan kişilerin bile bir sonuç alınıp alınmamasıyla ilgili inançlarının yetersiz olduğu düşüncesine kapılabilirler. Bundan isyan eden toplumun gücüne yönelik inançlarını oluşturabilirler.

Bu da eylemin etkisini takdir edersiniz ki daha en başta azaltır.

Tam da bu nedenle sendikaların ya da bu eylemlere destek veren sivil toplum örgütlerinin eylem yapan kesimlere karşı bir açıklama borçlu olabileceklerini düşünüyorum.

Kitlelerini bölünmeye sevketmiş olan ve aynı amaçla bir masa etrafında oturup uzlaşıya varamamış olan sendikaların da kitlelerini ne kadar gerçekçi temsil ediyor olduklarını sorgulamaları gerekir. Hatta bunun açıklamasını üyelerinin sendikalardan beklemesinin doğru olacağına inanıyorum.

***

Sendikalara ve benzer mücadele platformlarına inancını kaybetmiş olan kesimlerin inanmaya hazır oldukları başka bir düşünceyi daha hatırlatmakta fayda var: Şöyle ki, geçmiş yıllarda oluşmuş ve sendikacı olarak çalışırken bazı kişisel çıkarlar sağlamış olabilecekleri düşüncesinin oluşmasına sebep olan kişiler gibi şu anda da kişisel çıkarları için uğraşmakta olan ve hükümetlerle yakın teması bulunan sendikacıların olup olmadığı sorunsalı çok önemli? Bunu evet tahmin ettiğiniz gibi üzülerek ve sıkılarak dile getiriyorum. Ama yine de aklımıza gelmediğini söylemek yalan olur. Doğrusu sizlerin de bir çoğunuzun bunu düşündüklerini biliyorum.

Bu nedenle sendikacıların ve toplumsal eylemleri yönetmek isteyen toplumsal eylemlere liderlik etmek isteyen örgütlerin bu konudaki hassasiyetlerini bilerek ve bunlarla ilgili tavırlarını iyi belirleyerek hareket etmeleri gerekir. Aksi taktirde hakikaten toplum olarak hepimiz kaybedeceğiz. Ve bu kayıp gelecekte hiç istemediğimiz sonuçlara yol açacak.

Bunu düşünmek bile istemiyorum…

***

Kısaca şunu diyorum: Aynı amaçla küçücük bir ülkede üç farklı liderlikte üç farklı eylemin olmasını kesinlikle kabul etmemeliyiz!

Derken sütten sonra tüp gaza da %50 zam!

Bölünmüş eylemlere devam!

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar