Siyasetçiler Yandı
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Siyasetçiler Yandı

01 Haziran 2019 - 08:09

Bilim insanları beyin dalgalarını söze dönüştüren bir cihazı denemeye başlamışlar. %70 doğrulukla cihazın çalıştığı, düşünce sonrasında konuşmadan önce beynin çeşitli alanlarına iletilen sinyallerin söze çevrilmesinin mümkün olabileceğini açıklamışlar. 

Bu şu demek oluyor: Biz düşüncelerimizi sözcüklere dökmeden önce bilinç dışı olarak beynimizde dolaşan sinyalleri dilimizin ucuna ulaşmadan önce okuyabileceğiz!

Yani dile dökülürkenki, son kontrolden önce… (Burada yüzümdeki muzip tebessümü hayal edebilenleriniz vardır eminim!)

***

Bu buluş, esasında, konuşma engeli bulunan ve iletişim kurmakta güçlük çeken bireyler için hayata geçirilmeyi beklese de polisin, güvenliğin ve çeşitli alanlardaki ihtiyaçların da buradan giderilmesini beklemeliyiz!

Yalan makinesi olarak bilinen ve psikiyatrik veya psikolojik testler esnasında, özellikle sorguda, güvenlik kurumlarının tercih ettiği cihazların ilerisinde olacağından kuşkumuz olmayan bu buluş bizim ülkemiz için de çeşitli ihtiyaçlara yanıt verecek!

Düşününüz ki kafasındaki onlarca farklı görüşe rağmen siyasete girerken pek çok yalan söyleyen veya hoşa giden cümleler sarf eden birçok politikacımızın daha politik kariyerlerinin başında bu cihazla deşifre olmaları mümkün olacak.

Bunu etik yollardan çözemediğimiz, yurtseverlik, vatanperverlik, milliyetçilik, hümanizm gibi sözcükleri kullanan birçok kişinin esasında politikaya girdikten sonra cepçilik felsefesine takılıyor oluşlarının önü belki de sadece böyle bir teknoloji ile açılabilir KKTC’de…

Kıbrıs sorunun çözümüne dair de umutlarım aynı şekildedir. O zaman böylesi bir teknolojiyi, ne olursa olsun kullanmaya zorlanılmasını ve bunu kullanmayı yasal bir zorunluluk haline getirmeyi prensip edinen bir KKTC ancak ileriye taşınabilir. Ya da Federal bir Kıbrıs için hakkaten çalışacak kişiler sadece böyle bir yöntem ile tespit edilebilir. 

Ne yazık ki, artık bunlardan umut beklemeliyiz. Neden mi? 

Çünkü nereden buldun yasası ve bunun gibi kamuoyunun vicdanını temizlemeye yardımcı olacak yasa çalışmaları ne yazık ki işe yaramadı. Ve gelgelelim, bugüne kadar yasa dikkatle çalıştırılsın diye uğraşanların birçoğu bile yasayı kafaya takmadı.

Ülkemizdeki torpil ve partizanlık sistemi hususundaki etik değerler istenilen seviyeye ilerletilemedi. 

Hoşgörü ve demokrasi konusundaki hassasiyetlerimiz ne yazık ki demografik yapıdaki değişim ile de facto nüfus yapısının vahametinden dolayı yüreklerimizi burktu, burkmaya devam ediyor.

***

Yazı şaka gibi duyulabilir.

Gülümsüyor veya Çiğdem safsatalar sıralıyor gibi bir düşünceye de kapılmış olabilirsiniz… 

Yine de her gün şikayetçi olduğumuz her şeyi gözden geçirin... 

Ve aslında neyi yapamadığımız için bunca sıkıntılı süreçler yaşandığını, neden devletin bir türlü kalkınamadığını neden Kıbrıs sorununun çözülemediğini bir kez daha düşünün…

Dilin kemiği yok. Daha bugün işbaşına gelmiş olan bakanlardan birileri halkımıza yaraşır hizmet sunacağız şeklinde kurduğu masum bir cümlenin dahi, esasında mümkün olmayan bir söz anlamına geldiğini ve asla tutamayacağı bir söz olduğunu bildiğimiz halde yadırgamıyorsak bu türden cümleleri savsaklıyorsak, gerekli yanıtları verme gereği dahi duymuyorsak alıştığımızdan değil, bıktığımızdandır.

Devlet alt yapı sorunun maddi ve manevi her konu için yaşıyor!

Ne yazık ki bu buluşla ilgili okuduğum teknoloji haberi de doğrudan beni çökmüş olan siyaset kurumumuzun ne hallerde olduğunu ve nerelerden umar beklemek zorunda kalacağımızla eşleşti zihnimde. Bahsettiğim haberdeki cihaza ben bağlanmış olsaydım da, eminin aklımdan geçenler ile dışa vuranlar şimdi tam olarak bunlar olurdu. Belki farklı olarak birkaç isim de deşifre edilirdi…

Ne dersiniz!

İyi bir hafta sonu olsun!

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar