Wellcome To TRNC (Turkish Republic Of Northern Cyprus)
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Wellcome To TRNC (Turkish Republic Of Northern Cyprus)

22 Mayıs 2019 - 08:42

Hükümet çalışmaları artık yavaş yavaş şekillendi.

Halkın Partisi (HP) ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) zaten başkaları ile laf ola görüşüp birbirlerine “Evet” dedi!

Şimdi iş, kimlerin bakan olacağına kaldı! 

Bakanlıklar da zaten paylaşılmış gibi görünüyor. Bu işte HP yine kârlı. Eskiden Demokrat Parti (DP)’nin hükümetlerin kilit partisi olduğu hakkında konuşulanlara bakılacak olursa, sanırım artık DP’nin pabucu dama atılıyor.

HP’nin bütün öfkesinin Hüseyin Özgürgün ile gittiğini de sayacak olursak, HP-UBP uyumunun bir-bir buçuk yıl gibi idare edeceği kesinleşti.

HP bu süreçte bazı kesimlerini UBP’ye kaptırmadan bu ortaklıktan çıkarsa, ömrünü bir seçim daha sürdürebilir. Yine de süreç, Cumhurbaşkanlığı ile kendini belli edecek.

Lakin her iki partinin de şu anda bir Cumhurbaşkanı arayışı içinde olması, UBP’nin güçlü bir Cumhurbaşkanı adayı olmadığından dolayı bunun da Kudret Özersay’a yaraması bekleniyor.

Önümüzdeki süreçte, kurulacak yeni hükümetin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar HP’nin yıkılan imajını toparlanmasına yeterli olup olmayacağı merak konusu.

***

Ne acıdır ki, hangi bakanın kiminle çalışacağı, partilerin bakanlıklarda neyi geliştirerek KKTC için ne yapacağından ziyade, hangi isimlerin hangi koltuklara oturacağı ve kimlerle hangi bürokrasi anlayışı içinde nasıl birlikte yürüyeceğini tartışıyoruz. 

Bu da memlekette hangi zümrelerin nasıl büyüyceği, hangilerinin bir adım geride kalma zamanlarının geldiği anlamına geliyor.

***

Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nin neye evet deyip demediği, neyin ve kimin işaret edilip edilmediği de çok tartışılır ve tıpkı 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi irrite edici bir şekilde tasvir edilir oldu.

Garip bir memleket olduk vesselam.

Her şey seçim ve partilerin kurultayları ile işletilen bir memleket planına göre ayarlanmış. İyi icraatların bile fark edilmez olduğu zamanlardayız.

Her geçen gün yediğimiz birikimlerimiz ne yazık ki geride hiçbir şey kalmayacak, yerine yenilerini de koyamayacağımız zamanlara doğru bizleri götürüyor.

Açıkçası peksemet gibi parça parça ufalanan, ufalananların önemli bir kesiminin ise kullanılamaz olduğu asfaltlar memleketin sürrealist tablolanmış hali gibi duruyor.

***

40 yılda 40 hükümet noktasını tartışırken, hedefin yeni hükümetler kurmak ve bozmak bağlamında bir devletçilik anlayışı yaşanıyor olduğunu, Kıbrıs Türk siyasal geleneğinin kendini en geliştiren tarafının ise seçim kampanyaları yaparak seçimlere hazırlanmak ve yurttaşları en iyi ikna etme becerisine yönelik çalıştığını söylemeden geçmek mümkün değil.

Tıpkı podyuma çıkan, hepi topu 5 manken olsa da giyilen onlarca kıyafetle her defasında heyecanla bakılan bir defilenin gösterişinde, gözlerimiz kamaşmışçasına bir hayat sürdürüyoruz!

***

Ne çok benzetme yaptım değil mi?

Ama hakikaten her şey izlenebilir ve eleştirilebilir bir noktada! 

Seçimler sayesinde reklamlarla ayakta duran bir medya, değişen hükümet odakları ile devlet kaynaklarını kullanan farklı kesimler arasında dengeli dağılmış bir partizanlık ve torpil zinciri işliyor.

Belli ki daha bir süre işlemeye devam edecek.

***

Parti Meclisleri durmadan toplanıyor. Parti meclislerinde her şey gergin olsa da uyumlu devam ederken, parti meclisinin gerisinde MYK’larda devam eden ayrı çatışmaları duyar gibiyiz. 

Dahası şimdi küskünler ve kırgınlar devri de başlıyor ve onları da mutlu etmenin yolları için devletin kaynakları kullanılmaya devam edilecek.

Ne diyorduk?

Well come to TRNC…

Yani, halk arasındaki en bilinen şekliyle: Burası KKTC!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar