"YALAN" VE "UTANÇ"
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

"YALAN" VE "UTANÇ"

24 Haziran 2019 - 08:40

Hüseyin Özgürgün suçlu mu suçsuz mu bilmem!

Ona ben karar veremem… 

Lakin iktidarda iken, kendi siyasal partisinin bir vekilinin, hatta eski Başbakan ve genel başkanının dokunulmazlığının kaldırılmasına oy çokluğu ile evet denilmesi çok şaşırtıcı…

Daha şaşırtıcı olan, bu meseleyi diline dolayarak 4’lü koalisyonda yer alan hükümet ortağının bunu geçen hükümet dönemi yerine bu döneme sarkıtması, Başbakan’ın ve diğer parti vekillerinin de buna uyması!

Çok manidar değil mi sizce de?

***

UBP tabanı Özgürgün’ü yine seçti! Yani onu istediğini ve ona güvendiğini belirtti. Birçok seçilememiş olan diğer eski vekile rağmen…

Hem de tek seçim bölgeli bir seçim yapıldığından ülke genelindeki bir seçimden onay aldı Özgürgün!

Bugün seçilemediği halde hakkında çok konuşulan bir çok eski vekil, hem de taaa 1974’ten bu yana hiçbir soruşturmaya maruz kalmadan yaşamlarını sürdürdüler, sürdürmeye devam ediyorlar! Diyorum ki şu an dokunulmazlık örtüsü de yok onların mesela…

***

Esasında, UBP içinde ciddi bir ayrışma yaşanmakta olduğunun açık bir göstergesi olan bu durum bir tür başkanlık mücadelesi mi yoksa ideolojik ve memleketin çıkarlarına dönük bir fikir ayrılığı mıdır bilinmez!

Yıllarca bu meclisisin kürsüsünden ne dolarlar havalarda sallandı ne oy satın alma öyküleri dinlendi de ne oldu?

Neden Özgürgün ve neden şimdi?

Neden sadece Özgürgün?

Nasıl bir antlaşma yapıldı ve bu antlaşma kimle/kimlerle yapıldı?

Aklımda yüzlerce deli soru var bu konu hakkında.

Elbette bir kişinin sorgulanması ve suçlu ise cezalandırılması bir hukuk devletinin olmazsa olmazıdır.

Elbette kamu vicdanının rahatlaması için hukuka güvenmeye de ihtiyacımız vardır!

Lakin bunlar arasından bazıları elenerek, sadece bir kısmı ile ilgili işlem yapılmaya çalışılıyorsa ve bu da esasında sonuna kadar götürülemiyorsa, orada daha da büyüyen bir güvensizlik hatta bu defa tiksinme ile karşı karşıya kalınacağı iyi hesaplanmalı ve bu yola çıkılmalıdır!

***

Gelin bakalım:

Hüseyin Özgürgün o günlerde bir boşanma davası yaşamamış olsaydı ve öfkeli birtakım hamlelerle yıpratılmaya çalışmamış olsaydı, şimdi biz bu konuları belki de konuşmuyor olacaktık!

Bu konuların gerçeklik payı nedir ve nasıl ortaya çıkarılır bilmiyorum ancak benzer şekilde mal edinme meselesini gerçekten yüce meclise ve devlete bilgi vermeyenin sadece Özgürgün olmadığına hepimiz inanıyoruz zaten öyle değil mi?

Bir patron çıkıp, Ertuğruloğlu hakkında “rüşvet” iddialarında bulunduğu zaman konunun üzerine neden gidilmedi arkadaş?

***

Bu meseleyi takip edin ey dostlar!

Çünkü burada başka bir politik çıkar tartışması olabilir! Burada bir çok başka kirli çamaşır ortaya çıkabilir!

Burada bir göz boyama çabası da olabilir!

Daha sadece 1 yıl önce Aytaç Çaluda’nın dokunulmazlığının kaldırılması için de çalışma yapılmıştı!

Ne oldu?

Ne işine yaradı 4’lü koalisyonun?

Ne işine yaradı bu devletin, bu toplumun, bu ülkenin?

Bir hamleyi yaparken, sonraki adımlarının tasarlanarak kamuoyuna boşu boşuna zaman kaybettirmemeli, akıl karıştırıcı olmamalı!

***

Sahi bugüne kadar kurulan ve sonuç alan herhangi bir meclis komitesi gördünüz mü?

Mesela KTHY komitesi?

Ya da diğer onlarcası?

Her komite, o konunun perde ardına gizlenmesi, unutulduktan sonra da rafa kaldırılması için kurulur!

Elbette amacım asla Hüseyin Özgürgün’ü korumak değil!

Hatta bana ne! 

Onca parayı hesabında çevirmeseydi, hesap verilebilir ve şeffaf olsaydı!

Peki ya Özgürgün’ün ortada bir suç işleniyorsa, yanında kimler vardı acaba?

Partiden sır ortakları kimlerdi?

Muhakkak yakın arkadaşları olmuş, muhakkak bazı kararlara birlikte imza attığı yoldaşları olmuştur değil mi?

Olmak zorundadır zaten!

Peki Özgürgün dokunulmazlık mevzusu ile birlikte, mahkemede onların isimlerini de zikrettiği zaman, eğer bu kişiler meclisteyse onlar için de aynı süreç işleyecek mi?

İşte o zaman bu mesele bir temiz toplum meselesi midir; yoksa başka hesaplaşmaları bizlere bu şekilde mi yutturuyorlar, iş işten geçtikten sonra anlamaya başlamış olacağız!

Tabi eğer süreç mahkemeye intikal ederse ve tabi eğer Özgürgün konuşabilirse!

Bildiğim tüm olumsuz duygu yorumlarını bu yazıya eklemek isterdim. 

Ancak şimdi sadece “yalan” ve “utanç” demek istiyorum!

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar