DUYGULAR 2
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

DUYGULAR 2

11 Temmuz 2019 - 07:51

Dün duygularla başlamış ve savaşlarla bitirmiştik.

Bugün duygularımıla ve duygularımızın bastırılmasıyla devam ediyoruz.

Tabii ilk önce bastrırmaya ve hayat içerisindeki bastırmanın ne olduğuna bakmamız gerekir.

Bastırma yaşaman gerekmeyen bir hayatı yaşamak demektir.

Devam edelim Bastırma hiçbir zaman yapmayı istememiş olduğun şeyleri yapmaktır.

Kısacası bastırma olmadığın bir kimse olman demektir.

Bastırma  kendini yok etmenin bir yoludur.

Bastırma çok yavaş bir şekilde ama çok kesin olarak zehirlenmedir.

İfade etmek hayattır; bastırma ise  zehirlenmedir ve doğal olarak yok olmakdır.

Peki niçin?

Niçin insan bu kadar çok bastırıp sağlıksız hale gelir?

Bunun temelinde toplum yatmaktadır.

Çünkü toplum sana dönüştürmeyi değil kontrol etmeyi öğretir.

Ve dönüştürmenin yöntemi tamamıyla farklıdır.

Burada bilinmesi  ve karıştırılmaması gereken dönüştürmenin hepsinden önce o kontrol etme yöntemi hiç olmadığıdır.

Dönüştürme kontrol etmenin tam tersidir.

Bastırdığın zaman zihin bölünür ve kabul ettiğin kısım bilinç haline gelir ve reddettiğin kısım ise bilinçaltı haline gelir.

Bu bölünme doğal değildir, bölünme bastırma yüzünden oluşur.

Ve bilinçaltına toplumun reddettiği tüm pislikleri atmaya, biriktirmeye devam edersin.

Ancak unutma oraya attığın her ne olursa olsun giderek daha çok senin bir parçan haline gelir:

O senin ellerine, kemiklerinin içine, kanına,beynine, bedenine, kalp atışlarının içine siner.

Bütün dünyadaki psikologlar hastalıkların neredeyse yüzde yetmişinin bastırılmış duygulardan kaynaklandığını söylüyorlar.

Çok kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir, O kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir.

Unutmaman gereken ilk şey: Kontol etmede bastırırsın, dönüştürmede ise ifade edersin.

Fakat başka birisine ifade etmeye gerek yoktur çünkü “başka birisi” konu dışıdır.

Bir dahaki sefer öfke hissettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bundan sonra bir ağacın altında otur ve öfkenin nereye gittiğini izle.

Onu, yani öfkeni bastırmadın, onu kontrol etmedin, onu hiç kimsenin üzerine kusmadın.

Çünkü eğer bunu birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur çünkü diğeri de en az senin kadar aptaldır, senin kadar bilinçsizdir.

O senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır, o senin kadar bastırılmıştır.

O zaman bir zincir ortaya çıkar: Sen onun üzerine kusarsın, o senin üzerine kusar. Ve her ikiniz de düşman olursunuz.

Zaten düşmanlıkların temelinde de bu yatıyor.

Bastırmak ve kusmak.

Onun için hiç kimsenin üzerine kusma

Bu tıpkı kusma isteğinin gelmesi gibidir.

Gidip birisinin üzerine kusmazsın, ama öfkenin kusulmaya ihtiyacı vardır.

Tuvalete gider kusarsın.

Bu kusma ile tüm bedenin arınır.

Çünkü kusmayı bastırırsan bu tehlikeli olacaktır.

Ve sen kustuğunda tazelenmiş hissedeceksin, hafiflemiş, rahatlamış, iyi, sağlıklı hissedeceksin.

Kısacası yediğin yiyecekte yanlış bir şey vardı ve bedenin onu reddediyor.

Onun için onu içerde bırakmay zorlama

Öfke sadece zihinsel bir kusmuktur.

İçine aldığın şeyde yanlış bir şey vardır. Ve senin tüm psişik varlığın onu kusmak ister.

Fakat onu başka birisinin üzerine kusmana gerek yoktur. İnsanlar onu başkalarının üzerine kustuğu için toplum onu kontrol etmeni söyler.

Zaten toplum da bubastırılmış duyguların esiridir.

Yarın devam edeceğiz.


ANLAYANA !!!


 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar