Duygular 3
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

Duygular 3

11 Ekim 2018 - 07:45

Dün bastıramadığın, kontrol edemediğin öfkende kalmıştık, buradan devam ediyorum.

Tabii tüm bunlar Üstat Oshoyaait , bana değil.

O senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır, o senin kadar bastırılmıştır.

O zaman bir zincir ortaya çıkar: Sen onun üzerine kusarsın, o senin üzerine kusar. Ve her ikiniz de düşman olursunuz.

Onu hiç kimsenin üzerine kusma.

Bu tıpkı kusma isteğinin gelmesi gibidir: Gidip birisinin üzerine kusmazsın. Öfkenin kusulmaya ihtiyacı vardır.

Tuvalete gider kusarsın. Bu tüm bedeni arındırır; kusmayı bastırırsan bu tehlikeli olacaktır. Ve sen kustuğunda tazelenmiş hissedeceksin, hafiflemiş, rahatlamış, iyi, sağlıklı hissedeceksin.

Kısacası  yediğin yiyecekte yanlış bir şey vardı ve bedenin onu reddediyor.

Onu içerde kalmaya zorlama

Öfke sadece zihinsel bir kusmuktur.

İçine aldığın şeyde yanlış bir şey vardır. Ve senin tüm psişik varlığın onu kusmak ister.

Fakat onu başka birisinin üzerine kusmana gerek yoktur. İnsanlar onu başkalarının üzerine kustuğu için toplum onu kontrol etmeni söyler.

Ne zaman doğal olursan bunun anlamı önceden planlanmış bir fikre göre hareket etmiyorsun demektir.

Aslında bir şey yapmak için hazır değildin; eylem bir yanıt olarak kendiliğinden ortaya çıkmıştır.

Şu birkaç kelimeyi anlamak durumundasın.

İlki Tepki ve Yanıt arasındaki ayrımdır.

Tepki diğer kimse tarafından kontrol edilir.

O sana hakaret eder: Sen öfkelenirsin ve o zaman sen öfkeyle harekete geçersin bu tepkidir.

Sen bağımsız bir insan değilsin.

Herhangi birisi seni şu yöne ya da bu yöne çekebilir. Sen kolaylıkla etkilenebilirsin; sen duygusal olarak şantaja maruz kalabilirsin.

Kısacası Tepki Duygusal bir şantajdır.  

Sen öfkeli değildin. Adam sana hakaret etti ve onun hakareti öfkeyi yarattı; artık senin eylemin öfkeden kaynaklanır.

Bunun yanıtı ise Özgürlükten gelir.

O diğer kişiye bağlı değildir. Diğer kişi sana hakaret edebilir. Fakat sen kızmazsın; tam tersine bu olay üzerine derin düşüncelere dalarsın.

Niçin o sana hakaret ediyor? Belki de o haklıdır. O zaman ona kızmaktansa şükran duymalısın. Belki de o haksızdır. Şayet haksızsa onun yanlışı için niye kendi kalbini öfkeyle kavurasın?

Duygular senin tam bir birey haline gelmene yardım etmeyecek.

Onlar sana sağlam bir ruh vermeyecek. Sen tıpkı ölü bir ağaç dalı gibi niçin olduğunu bilmeden rüzgârda sağa sola savrulup duracaksın.

Duygular insanı tıpkı alkol gibi körleştirir. Onların sevgi gibi iyi isimleri olabilir, onların öfke gibi kötü isimleri olabilir fakat arada bir senin de birisine öfkelenmen gerekebilir, bu seni rahatlatır.

Hindistan’da bazen köpekleri sokaklarda seks yaparken görebilirsin ve insanlar onlara taş atarlar.

Şimdi bu zavallıcıklar hiç kimseye bir zarar vermiyor ve onlar senin de gerçekleştirdiğin biyolojik bir ritüeli gerçekleştiriyorlar , sadece onlar evlerin içinde saklanmak zorunda değiller ve onlar bunu çok iyi yapıyor.

Onların etrafında taş atan, onları döven bir kalabalık dolanır.

Garip bir davranış, İnsanlar arada bir öfkelenmeye ihtiyaç duyar, tıpkı arada bir âşık olmaya ihtiyaç duydukları ve arada bir birisinden nefret etmeye ihtiyaç duydukları gibi.

Yarın Yaşa, dans et, ye , iç, uyu konusu ile son noktayı koyacağız.

ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar