OSHO VE KADIN 6
Reklam
  • Reklam
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

OSHO VE KADIN 6

12 Haziran 2019 - 08:42

Bir köpeği, bir kediyi, bir papağanı sevmek daha iyidir; bir arabayı sevmek daha iyidir çünkü onlara gayet iyi hükmedebilirsin ve onlar sana asla  hükmetmeye çalışmazlar.

Bir kokteyl partide, garson kız nazik bir beyefendinin konuşmalarına istemeden kulak misafiri oldu.

“Oh! Ona hayranım, ona tapıyorum,” diye ilan etti adam.

Arkadaşı da “Benim olsaydı, ben de öyle yapardım” dedi.

“Yürüyüş tarzı ve cazibesi. Onun büyük kahverengi güzel gözleri, dik ve mağrur başı…”

“Çok şanslısın,” der arkadaşı.

“Ve gerçekten beni heyecanlandıran şey ne biliyor musun? Kulağımı hafifçe ısırış tarzı!”

“Efendim,” diye araya girdi garson kız. “Bu sevgi dolu sözlerinizi duymaktan kendimi alamadım. Bunca boşanmanın olduğu günümüzde karısını böylesine tutku ile seven bir erkeğe hayran oldum.”

“Karım mı?” dedi beyefendi şaşırarak ve devam etti. “Hayır, karım değil, şampiyon olan  yarış atım!”

En aşağıda sevgi sadece politik bir ilişkidir. En yükseğinde sevgi dini bir bilinç halidir.

Buda seni seviyor. İsa seviyor, ben de seni seviyorum. Ama onların sevgisi, karşılığında hiçbir şey talep etmez. Onların sevgisi yalnızca vermenin saf mutluluğu için sunulur; bir pazarlık değildir.

Nancy, Helen ile kahve içiyordu.

Nancy “Kocanın seni sevdiğini nereden biliyorsun?” diye sordu?

“Her sabah çöpü döküyor.”

“Bu sevgi değil. Bu iyi bir ev temizliğidir.”

“Kocam bana ev harcamaları için ihtiyaç duyduğum bütün parayı veriyor.”

“Bu sevgi değil, bu cömertlik.”

“Kocam asla başka kadına bakmaz.”

“Bu sevgi değil; bu görme bozukluğu.”

“John her zaman bana kapıyı açar.”

“Bu sevgi değil; bu nezaket.”

“John sarımsak yediğimde ve saçımda bigudiler olduğunda bile beni öper.”

“İşte bu sevgi!”

Ve sevgi nedensiz olduğunda, o zaman, sevgi bir kimsenin başına gelebilecek en muhteşem şeydir. O zaman sevgi nihai olana, öte dünyaya ait bir şeydir.

Peki Egomuz varken başka birini gerçekten sevebilir miyiz?

Sevgi, onun temel koşulu egoyu bırakmak olduğu için çok büyük bir cesarete ihtiyaç duyar. Ego bizim yegâne kimliğimiz haline gelmiştir ve ondan vazgeçmek kesinlikle bireyselliğinden vazgeçiyorsun anlamı taşır.

Bu doğru değildir; aslında gerçek olan tam tersidir: Egonu bırakmazsan kendi gerçek bireyselliğini bilemezsin.

O bırakıldığı an, sadece o zaman gerçeği görebilirsin.

Sevgi egoyu bırakmayı gerektirir.

İnsanlar sevgi özlemi çekiyor ama aynı zamanda egolarıyla yapışıyorlar. Bu yüzden sevgi asla bir gerçeklik halini alamıyor.

Ve sevgiyi yaşamadığın sürece hayatı da yaşamamışsındır.

Hayatın anlamını kaçırmış olursun.

Sevgi, nefes almak gibi olmalıdır. O sadece sendeki bir nitelik olmalıdır; nerede olursan, kiminle olursan ol, ya da tek başına da olsan sevgi senden taşmaya devam eder.

Sevgi, nesneye bağımlı değildir. Senin öznelliğinin ışımasıdır; ruhunun ışımasıdır. Ve ışıma ne kadar enginse, ruhun da o kadar büyüktür.

Hayat sevginin çiçek açması için bir fırsattan başka bir şey değildir.

Eğer canlıysan son nefesinde bile fırsat oradadır.

Doğduğumuz günden itibaren, ne yaparsak, kim olursak olalım başkalarıyla ilişki kurmaya çılışıyoruz, hatta genelde belirli bir kişiyle yakın olmak bize cazip geliyor.

Aklınıza gelen ve Sormak istediğiniz  her soru her insanın sorusudur.

Tek başımıza doğarız, tek başımıza yaşarız ve tek başımıza ölürüz. Tek başına olmak bizim doğamızdır ama biz onun farkında değiliz. Bunun farkında olmadığımız için, kendimize yabancı kalırız.

Tek başınalığın bir güzelliği ve görkemi, bir pozitifliği vardır, yalnızlık zavallıdır, negatiftir, karanlıktır, kasvetlidir.

Herkes yalnızlıktan kaçıyor.

Siz o herkes misiniz acaba, devamı yarın

ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar