Toblorone Davası ve Temiz Siyaset
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

Toblorone Davası ve Temiz Siyaset

30 Mayıs 2019 - 08:49

Bir kadın düşünün alımlı ve güzel. Hoş bütün kadınlar güzel ve alımlıdır.

Ama bu kadın sıradan bir kadın değil.

Bir makam sahibi. Kendi kullandığı arabasını bir büyük marketin önünde park ediyor ve marketten içeri giriyor, caın çok çektiği o piramir biçimindeki, bademli ve ballı Tobloren çakuletinden alıyor.

Devamlı aldığı, ev de ve arabasında da hatta makam odasında da bulundurduğu bu Tobloren çakulet ne yazık ki oanda yanında yoktu.

Nedendir bilinmez belki de şekeri düşmüş ve bu sevdiği çakuleti yemek için o marketin önünde durmak zorunda kalmıştı.

Sene 1995, bundan tam tamına 24 yıl önce olmuştu bu olay

Bu olayı neden gündeme getiriyorum bir düşünün.

Temiz Toplum temiz siyaset edebiyatı ile devlet yönetiminde hak iddia eden politikacılarımızın bu olayı bilip hareket etmeleri için.

Olayı aktarmaya devam edetim

Reuters’ın aktardığına göre Mona Sahlin, 1982 yılında o dönem ülkenin en genç millletvekili olarak İsveç Parlamentosu’na girmeyi başarmıştı.

Sahlin, Riksdag olarak da bilinen İsveç Parlamentosu’nda Sosyal Demokrat Parti’nin bir üyesi olarak bulunuyordu. Kısa bir süre içerisinde partide yükselen Sahlin’in kariyeri, 1995 yılında dönemin başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Ingvar Carlsson’un istifasıyla birlikte daha farklı bir noktaya ulaşacaktı.

Sahlin, Carlsson’un yerine geçebilecek tek aday olarak görülüyordu ama işte o 1995 yılında beklenmedik bir gelişme oldu ve…

…Tobloreni devletin verdiği kredi kartı ile ödedi.

Bunda ne var diyeceksiniz. Devlet ona kredi kartı vetrdi o da o kredi kartından ödeme yaptı, bundan doğal ne olabilir ki!

Bundan doğal olan o kredi kartı ile alış veriş yapamayacağı, hatta ve hatta kendi çaluletini dahi alamayacağıdır.

Devlet ona o kartı devlet adına kullansın diye vermişti, kişisel çıkarına kullansın diye değil.

Bu alışverişi yaptıktan sonra Maliye müfettişleri Sahlinin kapısına dayandılar ve ondan hesap sordular.

Bu hesap sorma mehkemeye kapılarına kadar dayandı.

Sahlin hakim karşısınaçıktı ve defalarca özür diledi, kartlarının ayni yerde olduğunu devletin verdiği kartı bilerek kullanmadığını, hiçbir art niyetinin olmadığını söyledi.

Mahkeme karşısında da aklandı.

Halk tarafından da aklandı.

İsveç halkı onun bunu yapmayacağına inanıyordu, bu inançları mahkeme kapılarında onu beklerken de devam etti.

Ama sahlinin siyasi hayatı sona ermişti.

Bir anlık dalgınlık, bir anlık dikkatsizlik onun siyasi hayatını sonlandırmıştı.

Demokrasisi gelişmişülkelerde siyasiler yaptıkları her harcamanın hesabını vermek zorundadırlar.

İste sağcı, ister solcui ster orta yolcu olsun.

Bu hesap verilebilir olmak zorundadır.

Ve ne ekonomik rüşvet, ne ekonomik çıkar, ne siyasi çıkar ne de toblorene denen çakuleti dahi kendi kişisel çıkarın için kullanamazsın.

Bizde de siyasi çıkarların toplumsal çıkarların ötesinde olmayacağı inancımı taşırım ve yeni kurulacak olan hükümetimizden temiz siyaset ile temiz toplumun önünü açmalarını dilerim.

Onların yapacağı her olumlu hareket toplum tarafından takdir edilecektir.

ANLAYANA !!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar