TRAFİK KEŞMEKEŞİ
Ertaç Hazer

Ertaç Hazer

.

TRAFİK KEŞMEKEŞİ

05 Temmuz 2019 - 07:49

Trafiğimiz deyim yerindeyse arap saçı,
Sabah, öğlen, akşam hangi saat olursa olsun bir keşmekeş bir yoğunluk.
Ana yollara ara yollardan çıkış saatle sürüyor.
Ara yollardan ana yollara da trafik kurallarına bakmadan, aldırış etmeden çıkanları haddi hesabı yok.
Herkesin bir acelesi var.
Hem de ne acele?
Tabakhaneye B.k yetiştireceklermiş gibi her köşeden ana yola ansızın atılmak, trafik kurallarına riayet etmeden yola çıkmak alışılmış bir durum gibi oldu.
Tabii sonra da şikayetler başlar.
Trafik kurallarını ihlal edenler bu keşmekeşi yaratıp sonra da şikayet edenlerdir.
Burda devletin veya hükümetlerin yetersizliğini de kabul etmemiz gerekir ama sadece onlar mı yetersiz?
Sürücülerin bunda hiç mi suçu yok?
Var hem de çok suçu var.
Acele edip gitmek istediği yere şuursuzca gitmeye çalışan sürücünün yaptığı hatalı sürüş sonunda bir kazayı doğurmakta ve trafik daha da çıkılmaz hale gelmektedir.
Bu zatı muhteremin yaptığı kaza sonucu hem kendisi gideceği yere erken gidememekte, hem de trafik daha da çıkılmaz hal almaktadır.
Konuyu daha da açarsak acele eden kişi deceği yere erken gitmek için hatalı sürüşünü yapmakta, arabaların arasından alp dağlarında slalom yapan yarışmacı gibi arabayı kullanmakta ve ansızın bir arabaya çarpmakta kazaya sebep olmaktadır.
Ortada hoş olmayan bir kaza görüntüleri, yaralılar, ambulans, duran tarafik ve gidilmesi gereken yere zamanında gidememek veya hiç gidememek.
Değer mi bu kadar süratli ve hatalı sürmek.
Değer mi kaza yapacak gibi davranmak.
Gelişmiş ülkelerde de kazalar olamakta fakat kazayı yapanın durumuna mahkeme karar vermekte ve bu kararı verirken de psikolojik tedaviyi de gündemine getirmektedir.
Trafikte bir başka konu da yabancı ülkelerden gelenlerin araç kullanımlarının hataları.
Adam Türkiye trafiğinin keşmekeşinden çıkmış, buraya gelmiş, trafik farklı yönden kullanılmakta fakat burada da o kuralları kullanabileceği inanç ve rahatlığı ile arabasını kullanıp kazaya sebep vermektedir.
Adaya girişlerde trafiğin nasıl olduğu gelen her bireye anlatılmalı ve aktarılmalıdır.
Devlet dediğimiz mekanizma halkının sağlığını ve yaşamını düzenlemek ve korumak zorundadır.
Bunun için polisiye müdahaleler her ne kadar gerekliyse de işin temelinde eğitim de yatmaktadır.
Bu eğitimi de günün yirmidört saatine ve üçyüz altmış beş güne yaymak gerekir.
Alıştırılmış ve kabul görülmüş bilimsel eğitimle bu işin üztesinden gelebiliriz.
Trafiği bir devlet politikası haline getirmek zosundayız ve buna mecburuz.
Hemen hemen her gün onlarca araç ülke trafiğimizin içine yeni sürücüler tarafından girmektedir.
Her ehliyeti olanın sürücü olamayacağını da kabul etmemiz gerekir.
Bunun için her kademede bir eğitim ve bir politika oluşturmak zorunluluğu vardır.
Artan bir nüfus yapısı ve üniversitelileşme ile zaten nefes alamayacak durumda olan trafiğimiz politikasızlık içerisinde her geçen gün bir kaosa sürüklenmekte ve arap saçı gibi bir hal almaktadır.
Düğümü çözmek için Büyük İskenderin yaptığı gibi kılınç ile ortadan kesmek gerekir.
Bunu başaracak olan da ülke trafiğinin keşmekeşini çözmüş olacaktır.
Bunun da tek bir yolu vardır planlı bir trafik politikasını oluşturmak.
Hem de acil bir şekilde.
ANLAYANA!!!


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar