Bu Gidişe Bir Dur Denmeli
Eylem Deliceırmak Erbilen

Eylem Deliceırmak Erbilen

Bu Gidişe Bir Dur Denmeli

17 Temmuz 2019 - 08:14

Artan suç oranıyla birlikte hepimiz mutsuz ve tedirgin yaşıyoruz!

Uzmanlar, suçu tetikleyen unsurların başında; ekonomik durumun, kültürel farklılıklardan doğan çatışmaların yaşanması, kentleşmenin artması ve aile kurumunun zayıflaması ile gelenek, görenek değer ve bağlılıkların modernleşme süreci ile bağlantılı olarak zayıflaması gösteriliyor.

Alkol ve uyuşturucunun da suçun tetiklenmesinde etkili olduğu ortada.

Eskiden, Malta örneğindeki gibi suç oranı çok düşük bir ada ülkesiydik.

Şimdilerle ülkemiz yalnızca;

Fuhuş!... Taciz!... Tecavüz!... Kadına şiddet!... Boşanma!... İntihar!... Silahlı saldırı!... Uyuşturucu!... İnsan ticareti!... Gasp!...  Hırsızlık!... Cinayet!... Çete savaşları!...   ile anılmaya başlandı. 

TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesi, iğneden ipliğe her kaleme yapılan zamlar sonucu alım gücünün düşmesi ve nerede ise açlık sınırında yaşam kavgası veren halk aynı zamanda kriminal suçların da artması sonucunda ciddi ciddi göçü düşünmeye başladıklarını söylüyorlar.

Her gün onlarca haber okuyoruz, “cezaevine gönderildi” diye.

Ülke suç cenneti halini aldı. Doğal olarak kimse kendini güvende hissetmiyor!

Ülkeyi ileriye taşıması beklenen eğitim turizmi üniversitelere öğrenci adı altında gelip başka başka suçlara karışan öğrenciler yüzünden ülkeyi kaosa sürüklemeye başladı.

Gerçekten okumaya gelen temiz, düzgün çocuklar, yatay geçiş derdine düştü.

Sohbet ettiğim gençler; “abla can güvenliğimiz yok. KORKUYORUZ!” diyorlar.

Öğrenci kaybediyoruz. Sahi ne oldu o “ÖĞRENCİ KAYIT SİSTEMİ”?

Üniversiteler ile İçişleri Bakanlığı ortak bir çalışma yürütmeli ve bu ülkeye okumak için gelmeyen kişilerin, derhal bu ülkeden gönderilmesi gerekmektedir! Ayrıca üniversitelerimizin öğrenci kabullerine belli kriterler getirmesi ve eğitim kalitesini de artırılması gerekmektedir. Ülkemizde lokomotif sektör olarak adlandırılan üniversitelerimiz öğrenci kaybederse doğal olarak her sektör kaybeder. Siz olsanız sürekli olaylarla anılan bir ülkeye çocuğunuzu okumaya gönderir misiniz? Ben göndermezdim.

Aslında ülkemizde suç işlenmesini bekleyip ceza vermek yerine, suçun işlenmesini engellemeliyiz. Küçücük bir adada yaşıyoruz ve nüfusumuzun kaç olduğunu bile bilmiyoruz. Nüfusunu bilmeyen ülkeler geleceğini tasarlayamaz. Her gün 10 - 15 kayıtdışı insanın yakalandığını düşünürsek aslında ülkemizin düşünüldüğünden daha da zor bir durumda olduğunu anlayabiliriz. KKTC’de kayıtdışılığı engellemek için adım atılmalı.

Bunun için de birinci adım, ülkeye giriş çıkışları denetim altına alıp, gelenlerin; niye geldiğini, kime geldiğini belirlemeli ve kayıt altına almalıyız. Ülkenin durumu gözetildiğinde, turist veya öğrenci olarak geldiğini belirten kişilerin ülkeye ne kadar para ile giriş yaptığına bakılmalıdır. Öğrencilerin okula gidip gitmediği denetlenmeli ve devamsızlık nedenleri araştırılmalıdır. İpini koparan bu ülkeye gelememeli. Öyle bir duruma geldik ki, sürekli polis kontrolleri altında yaşıyoruz, Yanlış anlaşılmasın itirazım yok, şu anda belki de böyle yaşamamız şart ama  gelişi önlemezsek, gidişin anlamı kalır mı?

Bu gidişe bir dur demeli ve esas gelişi engellemeliyiz. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar