Zaman Yok, Hemen Şimdi!
Eylem Deliceırmak Erbilen

Eylem Deliceırmak Erbilen

Zaman Yok, Hemen Şimdi!

27 Mayıs 2019 - 08:30

27 yaşında bir genç, üstelik devlet korumasında, iddialara göre kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumuyor!

Yetkililer araştırılacak diyor! Hepimizin duyduğu yaşayanların anlattığı konular belki üzeri örtülmeseydi bugün bu ölümü konuşuyor olmazdık!

Evet Mithat Can bir suçlu ve cezasını çekerken öldü! İhmal var mı? Ölümü engellenebilir miydi? Uyuşturucu kullandı mı? Siz bunların hepsine hayır deseniz de vicdanlarda aklanabilir misiniz? Bence hayır. Bu ülkede biz neler gördük! Herşeyin üzerinin örtüldüğüne hepimiz defalarca şahit olduk!... Bu şüphe hepimizi kemirecek!

Üstelik 620 kişinin kaldığı hapishanede sürekli bir doktor olmadığı iddia ediliyor! Haftada yalnızca 2 yada 3 kez geldiğini ve bunun sorun yarattığı konuşuluyor. Ya hemşire, hiç yok! İddialar mahkumların hastalığında yetersiz kalındığı yönünde hatta ölen gencin yardım talebine zamanında müdahale edilmediği de gelen iddialar arasında... 

Edindiğim bilgiler ışığında gerçek bir dram yaşandığını belirtmeliyim. İnsanlık dışı bir yaşama maruz bırakılıyor mahkumlar. Devlet eliyle bir nevi işkence! 

Yalnız mahkumlar mı eziliyor! Hayır emekçiler yani  işini layıkı ile yapan gardiyanlar da şikayetçi bu durumdan! Onların da hakları gasp ediliyor.  Gardiyanlar yeri geliyor kantinci, berber, bankacı, şöför, sekreter yeri geliyor doktor, hemşire, hukuk işleri veya arşiv memuru.

5 vardiya 1 de mesai çalışan ekip var. Her ekipte 25 erkek, 3 kadın 2 de çavuş görev yapıyor! Yeterli mi? Tabii ki değil ! Yeni binaya en az 100 gardiyan daha gerekli diyor emekçiler. Gardiyanların da sorunları çözüm bekliyor! Yasalar, tüzükler yenilenmeli… Yıllardır beklenen terfi sınavları yapılmalı… Herkes hakettiği rütbeyi, baremi ve ücreti kazanmalı… Yasalarında var olan check up haklarını bile kullanamıyorlar…

620 Mahkum!!! Bina yapıldığında 184 kişi için tasarlanmış, zaman içerisinde ek binalarla 300 kişiye çıkarılmış, Ranzalarla 450 kişi yatacak yer bulmuş! Yerlere atılan şiltelerde yatan mahkum varmış, hatta bazı zamanlar 1 kişilik şiltede 2 mahkum yatıyorlarmış. Koğuşlar 12 ile 78 kişi aralığında değişiyormuş. Son olarak 2 ay önce mescid olarak kullanılan oda da koğuş haline döndürülmüş. Döndürülmüş döndürülmesine de havalandırması yokmuş bu odanın… Maalesef iki ayda bir vantilatör bile takılmamış bu odaya! Oysa  Bakan hanım çok duyarlı idi bu konuda! Malum daha önce birkaç mahkum birleşip bir mahkumu darp etmişlerdi. Bu kavganın sonucunda ceza alan mahkumlar için tecrite hemen vantilatör sağlanmıştı, havalandırma yeterli değil diye! Tüm mahkumlar için bu olanakların sağlanması gerekmektedir.

Kaç yıldır bitmesini beklediğimiz cezaevi Kasım’da teslim edilecekmiş! 500 yetişkin erkek, 100 yetişkin kadın 65 çocuk ve 100 kişilik açık cezaevi şeklinde tasarlanmış yeni bina…93 dönüm arazi içerisinde atölyeler, spor tesisleri ve sosyal alanlar yaratılacak deniyor. Bin adet kamera ile izlenecek olan yeni cezaevi şu anki mevcut mahkum sayısına bakılırsa yine yetersiz kalacak gibi. En azından yeni cezaevinde bu insanlık dışı yaşam şekline son verilmeli. Daha önce basında takip ettiğim kadarı ile HAK-SEN, yeni hapishane hayata geçirildikten sonra şu an kullanılan mevcut binanın tadilat sonrası hükümsüz tutuklular ve mültecilere ayrılması gerektiğini vurgulamışlardı. Bu uygulama hayata geçerse hem yeni cezaevinde kapasite sorunu aşılmış olur hem de insani sartlar sağlanmış olur demişlerdi…

Bu kadar mı değil! Gençlerin koğuşunda uyuz salgını olduğu ve bir türlü önlenemediği, hatta tecrite alınanların olduğu, banyo ve tuvaletlerde sıcak su sorunu olduğu ve kış aylarında kırık camlar yüzünden buz gibi bir ortamda tutuldukları da iddialar  arasında.

Bu hayatta hiçbirimizin başına ne geleceği belli değil. Herkesin bu konuya sağduyu ile eğilmesi ve ihmal varsa yargıya götürülmesi gerekmektedir. Biz de olmaz biliyoruz ama yine de küçük bir hatırlatma. Seri cinayetler ortaya çıkınca Rum Adalet Bakanı ve Polis Genel Müdürü istifa etmişti, bilginize.

Kötü olaylar yaşamadan keşke müdahale edilmiş olsaydı, belki Mithat Can’a yetişemedik ama bundan sonraki mahkumlara geç kalınmaması temennimizdir. 


YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar