İlk üç ayda trafiğe 7 can
İsmet Özgüren

İsmet Özgüren

İlk üç ayda trafiğe 7 can

13 Mart 2018 - 05:38

Sanırım bu yazının başlığı bile ülkede herkesin irkilmesine neden olacak bir istatistik. Bu rakamları uygar bir ülke vatandaşına gösterseniz herhalde size Ada’nın kuzeyinde bir iç savaş mı var şeklinde bir soru yöneltir. Bu kadar küçük ancak insan ve araç açısından kalabalık bir ülkede, hemen hemen her gün onlarca trafik kazası ve bunlardan da en az 3’te birinin ölümle sonuçlanması, bir şeylerin kesinlikle doğru gitmediğinin en bariz göstergesi. Altyapı, yetersiz, eğitim yok denecek kadar az, insan faktörü altyapı eksikliğiyle yarı yarıya, denetim yok denecek kadar az, aileler ise sorumluluk anlamında en büyük pay sahibi.

Gözümüz gibi bakıp büyüttüğümüz çocuklarımızın sırf arkadaşlarının yanında mahrum olmasın diye altlarına verdiğimiz araçlar ve ardından ne saat nerede kimlerle ne yaptıklarını sorgulamamız, özellikle genç ölümlerde ibrelerin kesinlikle ailelere yönlenmesine neden oluyor. Evet, bu ülkede yol denebilecek standartta asfalt bulmak gerçekten çok zor, evet, caydırıcı ceza veya polis kontrolü hiç denecek kadar az, evet, ışıklandırma çok sınırlı, hepsine evet, ancak, özellikle bu coğrafyada sıkışıp kalmış genç insanların deşarj yolu olarak ölümüne kullandıkları bu araçların,  birer ölüm makinesi olduğunu bu ergenlere anlatmak da bizlerin görevi değil mi? 

***

Yazık değil mi bu çocukların ömürlerinin baharında göçüp gitmeleri, yazık değil mi arkada kalan ana ve babaların ömürlerinin sonuna kadar yitirdikleri çocuklarıyla birlikte ölmelerine? İnanın her gün bu acıyla güne başlamak veya geceyi bu haberlerle sonlandırmak insanın içini acıtıyor. Şu an görevde olan hükümetin bize göre yarından itibaren bu konuda bir kriz masası oluşturarak alabileceği tüm acil önlemleri almasının zamanı geldi de geçti bile. 2018’in 3’üncü ayının yarısına henüz gelmişken, 7 canı torağa vermek ne demek? Bunun gerçekten mantıklı bir açıklaması olamaz. Girne-Lefkoşa yolunu tamir etmek, ölüm yolu olarak addedilen Dağyolu’nda iyileştirmelere gitmek elbette çok yerinde ve önemli hamleler, ancak yeterli değil. 

***

Mutlaka bu ölümlerin önüne geçecek bir şeyler yapılmalı. Alkollü yerleri daha mı sık denetlersiniz? Uyuşturucu kontrollerini yapan cihazları ülkeye ithal edip yollarda bu tür kontrolleri yapmaya mı başlarsınız ? Yarın olmadan hemen şimdi, bunları yapın, yapın ki dün yitirdiğimiz 23 yaşındaki çocuğumuzun arkasından, başka gençleri daha toprağa vermeyelim. Buradan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’a çağrımızdır. Sn Bakan, bugünden tezi yok hükümetinize bir öneri götürerek bir kriz masası oluşturulmasını sağlayın, ardından da başta emniyet güçleri, trafik dairesi ve bu alanda yıllardan beri büyük bir özveri ve gönüllülük esasında görev yapan trafik derneklerini de yanınıza alarak okul okul, sokak sokak, şehir şehir gezip hem aileleri hem de gençleri bilgilendirici toplantılar düzenleyin. 

***

Hatta vatandaşa da çağrı yaparak gönüllü trafik müfettişliğini getirin. Kısaca, daha da geç olmadan bu ölümlü kazaların önüne geçecek bir şeyler yapın, ülke olarak yapalım. Tehlike göz ardı edilemeyecek kadar büyük. Tehlike bizim, sizin, hepimizin. Bu çocuklar geleceğimiz, yarınlarımız, “Benim çocuğuma bir şey olmaz” deyip sakın ha geri durmayın, yarın bu acı, kimin, hangimizin kapısını çalar onu kimse kestiremez. 


Yarın hayatta ve ayaktaysak yeniden görüşmek üzere…


Bu yazı 228 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar