Rastgele…
İsmet Özgüren

İsmet Özgüren

Rastgele…

02 Şubat 2018 - 07:16

4’lü koalisyonun yol haritası dün düzenlenen basın toplantısı ve imzalanan protokolle kamuoyunun bilgisine getirildi. Protokolde kulağa hoş gelen insanın adalet duygusunu canlandıran, ülkesine aidiyet hissini kabartan unsurlar dikkat çekmekte. Tabi kulağa hoş gelen bu ifadelerin zaman içinde yüzde kaçının gerçekleşeceği önemli, yoksa birçok hükümetin özellikle programında yer alan cicili bicili söylemlerin zaman içinde unutulup gitmek bir yana halkın aleyhine çalıştığını da görüp yaşadık. 

*** 

Dün de dillendirdik bir kez daha anımsatmakta yarar var. 4’lü model ülkede ilk kez bir uygulama alanı buluyor ve bu 4’lünün omurgasını da siyaseten çok farklı görüşlerde olan partiler oluşturuyor. Burada niyet, istek ve bu makamlara oturanların bu koltuklardan ne bekledikleri önemli. Dünkü basın toplantısında çok kısa bir süre sonra Başbakan Tufan Erhürman diye hitap edeceğimiz CTP Genel Başkanının söyledikleri çok ama çok önemliydi. Özellikle son yıllarda KKTC’de yolsuzluk, yağma, peşkeş ve insan kıyımı akıl almaz bir şekilde tavan yaptı. Erhürman, “Ben değil biz” vurgusu yaparken hükümet olarak ülkenin tümünü kucaklayacaklarını, yukarıda saymaya çalıştığımız ve 74 Temmuz’undan sonra kökleşmiş hatta kültüre dönüşmüş hama humma düzenine son vereceklerini farklı kelime ve cümlelerle ilan etti.

*** 

Özellikle UBP’nin son bir buçuk yıldan beri ülkede yaptıkları ortada. Kardeşi kerdeşe bile kırdıran bu yapı, kendinden olmayanı ötekileştirip direkt olarak yok etme yoluna gitti. Kendinden olan hatta yalakalık yapanlar ise, UBP’yle birlikte kendi “Derebeyliklerini” ilana kadar işi vardırdı. Siz bakmayın “Ekonomik olarak ülke en refah dönemini yaşadı” söylemlerine, bugün açlık sınırı altında ezilen binlerce emekçi, Asgari Ücretle ölmeyen ama sürünmeye devam eden insanlar hep UBP döneminin eserleri. Kendi sırça köşklerinde adeta Sultan Süleyman misali yaşam sürenler, bir tek gün bile halkın ne halde olduğunu merak edip de muhatap almadılar. Emekçiler bir yana onların haklarını korumakla yükümlü sendikalar bile UBP döneminde resmen “İstenmeyen adam” ilan edildi. 

*** 

Bugün 21 vekile rağmen UBP hükümet dışı kalmışsa bunun hesabını ne Özersay ne de Erhürman’dan sorma hakkına sahip değildir. Bu partinin yöneticileri önce aynaya bakıp “Ben nerede yanlış yaptım” diye kendilerine soracaklar, ondan sonra sağa sola çamur atmaya çalışacaklar.  “Kimse, insanın kendi kendine ettiğini ona edemez” diye çok anlamlı bir söz var. Bu söz bugünlerde tam da UBP için söylenmiş gibi bir his uyandırmakta adeta. 4’lü yapıyı oluşturanlar UBP’nin de onlara altın tepsi içinde sundukları bu imkanı kullanmak zorundadırlar. CTP-HP-TDP ve DP bu süreci iyi okuyup rotasını doğru belirlerse günün sonunda kazanan hem halk hem de kendileri olacak. UBP’de ise yaklaşan belediye seçimleri öncesi sular durulmuş gibi görünse de, kazan altın altın kaynamakta. Bu koku çok yakında burnumuza ulaşacak bir kıvama gelecek. Mahşerin 4’lüsünün iktidarda geçirdikleri her başarılı gün ve el attıkları her yolsuzluk, UBP hanedanının yıkılmasına bir kazma vuracaktır.

***  

Başa dönüp son noktayı koyarsak eğer, 4’lü koalisyonu oluşturanlar ilan ettikleri şekilde yolsuzlukların, haksız vatandaşlıkların, peşkeşin, talanın, avantanın, insan kıyımının, ahbap çavuş ilişkisinin ve  ganimetin altına dinamit koyup havaya uçurmayı başarırlarsa bu ülkeye huzur, iç barış ve özgüven yeniden aşılanmış olur, aksi statükonun daha da güçlenerek geri dönüşü demektir.

Yarın hayatta ve ayaktaysak 

yeniden görüşmek üzere…   


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar