Toplum pimi çekilmiş bomba gibi
İsmet Özgüren

İsmet Özgüren

Toplum pimi çekilmiş bomba gibi

13 Haziran 2018 - 07:44

Ülke gün geçmiyor ki yeni bir olay veya olaylarla sarsılmasın. Otomatiğe bağlanan bu travma tetikleyici gelişmeler, ciddi anlamda ruh sağlığımızı altüst ederken, toplumu rahatlatacak siyasi hamleler ise maalesef ortada yok. Kıbrıs gibi küçük bir adanın yarısını oluşturan ülkemizde, bir gün içinde 10- 15 mahkeme haberi ve en az 2-3 trafik veya iş kazası kamuoyuna yansırsa, bu mevcut yapıda bir şeylerin doğru gitmediğini göstermektedir. 

Ekonomik krizin yarattığı baskılar her geçen gün vatandaşa biraz daha fazla borç ve geçim derdi olarak yansırken, tünelin ucunda ise ışığın görünmemesi, psikolojik patlamaları getiriyor. Siyasi mekanizmanın geldiği nokta bırakın geleceği planlamasını, günü bile kotarmaktan aciz kaldığı bu ortamda, toplumu iyileştirecek reçetelerin yazılamaması karamsarlığı daha da büyütüyor.

*** 

Siyasi mekanizma, seçimlerin de yarattığı baskı altında kendi kendiyle didişmekten, toplum yararına en küçük bir adımı bile atamıyor. En basitinden, Meclis çatısı altında görev yapan 50 vekil temel görevleri olmasına karşın nisabı sağlamak yerine bunu bir siyasi ranta çevirme yarışına kapılarak, suç işlediklerinin bile farkına varmayacak şekilde gözlerini karartıyorlar. 

Oysa bir kamu görevi ifa eden bu vekillerimiz bu işi yapmaları için seçilip oralara gönderilmiş ve devlet kasasından da bu görevi yaptıkları için maaş almaktalar. Sağlık gibi insan yaşamının olmazsa olmazı bir durumda bile birbirlerine hoşgörüyle yaklaşmayan vekillerimizin toplum yararına yapacakları hizmeti ve üretecekleri yasaları varın siz düşünün. Karşılıklı suçlamalarla birbirlerini adeta alt etmeye ve toplumun gözünde itibarsızlaştırmaya çalışan değerli vekillerimiz, aslında siyaset kurumunu bitirdiklerini bile fark etmiyorlar.

Her seçimde biraz daha aşağıya düşen katılım oranından bile gerekli dersleri alıp kendilerine çeki düzen vermek yerine ayaklarına sıkmayı tercih eden siyasilerimiz, hızla uçuruma yuvarlanırken toplumu da kendileriyle birlikte aşağıya çekiyor. Oysa ülke her açıdan yeniden inşa ve yapılanmaya muhtaç durumda. Sağlıktan eğitime, ekonomiden kamuya, özelden asayiş ve güvenliğe, KKTC baştan aşağıya ciddi bir toplum mühendisliğine ihtiyaç duymakta. Hal böyleyken acı ama gerçek bunu yapabilecek ne bir siyasi ne de parti mevcut. 

Bu sözlerime bazı siyasi dostlarım yine alınacaklar ama aslında hiçbirinin diğerinden farkı yok. İşte bu alternatifsizlik de sürekli birlerini götürüp diğerlerini getirirken topluma zerre kadar fayda sağlamıyor.

*** 

Önümüzde bir bayram ve onun hemen ardından bir hafta sonra da bir seçim var. Lütfen biri çıkıp da toplumda ya bayram ya da seçim coşkusunun varlığından söz etsin. Böyle bir şey yok, insanlar 2 gün sonra kutlanacak bayramda çocuğuna hangi parayla kıyafet alacağını veya bir iki kuruş bayramlık verip veremeyeceğini düşünüyor kara kara. Dövizin TL karşısında sürekli değer kazanmasıyla zaten hayatını idame ettirmekte zorlanan vatandaş, daha da derin bir ekonomik darboğazın içine girdi. 

Dün markette 100-150 TL’ye dolabilen bir iki poşet, bugün 300 TL’ye bile yarılanmıyor. Elektrik ve akaryakıt zaten rekor üstüne rekor tazeliyor. Seçimlere gelince ise ne heyecan ne de ruh var. Vatandaş kapısını çalan veya yolda rastladığı birileri olursa nezaketten elini sıkmakta, bunun dışında ise ülkede seçimden eser yok. Ve son söz 2. Cumhurbaşkanı Talat’ın ifadeleriyle Kıbrıslı Türkler tam anlamıyla marazi bir toplumun mensupları olarak yaşamaya çalışıyorlar. Eğer buna yaşamak denirse.

Yarın hayatta ve ayaktaysak yeniden görüşmek üzere…


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar