1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı
Kazım Denizci

Kazım Denizci

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı

02 Mayıs 2019 - 08:43

İşçi Bayramı, dünya genelindeki işçilerin kutladığı, birlik ve dayanışma gösterdiği bir gündür. İşçiler bu vesileyle haksızlıklarla mücadele etmeye çalışırlar. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs İşçi Bayramı, Türkiye’de ilk olarak 1923 yılında resmi olarak kutlanmaya başlanmıştır. Bayramın adı 2008 yılının nisan ayında ” Emek ve Dayanışma Günü ” olarak değiştirilmiştir. 

İşçi ve emekçi yoldaşlarımın temel sıkıntıları.

Emeği emekçileri yok sayan bu düzen bizim düzenimiz değil.

Bizim ekmeğimiz her geçen gün küçülüp haklarımız,özgürlüklerimiz sınırlanırken bir avuç sömürücüden oluşan mutlu azınlığın serveti büyüyor. Grevler yasaklanıyor,sendikal hak ve özgürlüklerimiz alabildiğince daraltılıyor.

Ülkemizin adeta taşeron cumhuriyetine çevirerek iş güvencesi ortadan kaldırılıyor,sonra da''kadro müjdesi'' yalanıyla seçim yatırımına dönüştürülüyor. Bütün emekçi yoldaşlarımın emek ve dayanışma gününü kutlarım.

Umut sende!

Umut bende!

Umut bizde!

Umut birliğimizde,mücadelemizde dayanışmamızda.

İnsanca bir yaşam,demokratik bir ülke umudumuzu büyütmek için türkülerimizle ve halaylarımızla kol kola,omuz omuza 1 Mayıs alanlarına.

Bir şeyler oluyor memlekette. Ortalık tozdan dumandan görünmüyor/geçilmiyor. Tüketici için gıda fiyatları düşmüyor, yükseliyor. Üreticilerin kullandığı mazot, gübre, tohum, su, elektrik fiyatları en çok dolar kurunun yükselmesine bağlı olarak mütemadiyen zamlanıyor. 

Üreticinin ürettiği ürünün fiyatı artmıyor, yerinde sayıyor. Çiftçilerin üretme şevki yok. Kalmadı. Aleyhlerine olan/oluşturulan tarım politikalarına da bu yüzden aldırmıyorlar artık. Ne olacak bu memleketin hali, ahvali?

Kısacası ülke ekonomisinin bel kemiği olan tarımın omurgası bağımlı tarım politikalarıyla kırıldı; üretici ekemiyor, tüketiciler yeterli ve sağlıklı beslenemiyor, gizli açlık kategorisine hızla yuvarlanıyor. Türkiye ekonomisi zaten iyi değil, yere yapışmış/ yapıştırılmış, “süpürülemeyecek” duruma gelmiş.                                    ***

1 Mayıs derken seçimlerin üzerinden tam bir ay geçti. Hala İstanbul seçimleri için YSK kesin kararını vermiş değil. Bir yandan kendi kararlarıyla çelişme pahasına, kendini inkâr suretiyle süreci uzatacak kararlar veriyor, bir yandan İstanbul seçimlerini iptal etmenin yollarını arıyor. 

Hukuken böyle bir olanağı yok ama binbir zorlamayla çalacakları minareye ellerinde olmayan ve hiç de olmayacak kumaşlardan kılıf hazırlamaya çalışıyorlar.

Alacakları bir iptal kararı, hem 24 Haziran seçimlerini hem Anayasa referandumunu iptal edilebilir duruma getirecektir. Zaten şimdiye kadar ki kararları bile Kürt illerindeki yasadışı uygulamalarını hukuki deyimle “mutlak butlan” durumuna getirmiş bulunmaktadır ama başvuruları kaale almamakta direniyorlar, demokrat muhalefetimiz de o konuda dut yemiş bülbüle dönüyor.

İstanbul seçimlerinin bir ince noktası daha var. Yalnız Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal edemezler, tüm ilçelerin seçimleri, hatta muhtarlık seçimleri de iptal edilmek zorunda. Bu durumda ne olacağı belli olmaz. İşte bu açıkça haksız ve hukuka aykırı durumu halka kabul ettirmek için aynen 7 Haziran sonrası ortaya konan ayrıştırıcı dil ve “terör” korkusu meydana sürülüyor.

Ankara’nın Çubuk ilçesinde devletin gözü önünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı düzenlenen korkunç linç girişimi ile sonrasindaki iktidar çevrelerinin onaylayıcı tavrı, yapılacak hukuksuzlukların yine korku iklimi yaratılarak halka kabul ettirilmesi amacı taşıyor. Muhalefet partileri bu duruma teslim olup kabul etmezlerse, halk bunu kabul etmeyecektir. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar