15 TEMMUZ 1974 VE SUÇLULARI
Kazım Denizci

Kazım Denizci

15 TEMMUZ 1974 VE SUÇLULARI

18 Temmuz 2019 - 08:29

Halkların ortak talebi olmasa da 19 Şubat 1959 Zürih ve Londra Anlaşmaları  temelinde 16 Ağustos 1960 Anlaşmalarıyla Kıbrıs Türk ve Rum  halklarının eşit ortaklığına, egemenliğine ve siyasi eşitliğine   dayalı olarak  İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde  Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilir.

Dış güçlerin çıkarları gereği göstermelik olduğu halde 1960  Kıbrıs Cumhuriyeti çok iyi niyetle kurulmuştu. Ancak, Kıbrıslı Türk idarecilerin devleti yaşatmamak adına ikide bir her konuya androş koymaları nedeniyle  bir süre sonra Makarios  sizi mi çekeceğim be amma diyerek 1960 Anayasasındaki 13 maddenin değiştirilmesini  isteyecekti. Devletin çarklarını döndürmek adına bunu yapmakta haksız mıydı?

1960 Anayasasını değiştirmeyi başaramayan Makarios artık Türk tarafı ile uzlaşılamayacağı fikrine saplanıp yanlışlar da yapmaya başlar. İşte bunun içindir ki Makarios: “Türkiye Adaya müdahale ettiğinde  bir tek Türk bulamayacak” diyordu. 15 Temmuz 1974’de Yunan Cuntası desteğinde   Makarios’a karşı  yapılan  darbenin esas amacı  Adayı Yunanistan'a bağlamaktı.

Peki ama Makarios neden hedefti? Makarios Enosis istemiyor muydu?  Enosis adına yeminler eden, 15 Ocak 1950 Enosis Plebisiti günlerinde önemli bir rol üstlenen , silahlı saldırılarda bulunan  ve yaşamı boyunca Enosis mücadelesi veren Makarios, 15 Temmuz 1974 darbesine maruz kalan Makarios  ayni Makarios değil miydi?

Tek bir farkla,  bu konuda gelinen noktada Yunan Cuntası ve EOKA-B ile strateji farkları vardı!.. Makarios’a göre  Enosis’in gerçekleşmesi için konjektür ve  zaman uygun değildi. Makarios’a göre  Kıbrıs Türkleri  yavaş yavaş yok edilmeliydi.  Yunan Cuntasına ve EOKA-B’ye göre ise  daha fazla beklemeye gerek yoktu!..

EOKA-B ve Yunan Cuntası  kendilerince bu zaferi kazanmak için daha fazla bekleyemez ve zamana oynayamazdı!... Neticede 15 Temmuz 1974’de Yunan Cuntası desteğinde Makarios’a karşı darbe düzenlendi. Makarios’un yerine getirilen  EOKA’cı Nikos  Sampson  daha ikinci gününde Kıbrıs Helen devletini ilan ediyordu.

Darbeden  sağ kurtulan Makarios  Baf’a kaçtı, ardından da İngilizler vasıtasıyla önce Malta’ya daha sonra da İngiltere’ye oradan da ABD’ye  götürüldü. Bugün  Yunan Cuntası desteğinde EOKA-B ve RMMO tarafından düzenlenen 15 Temmuz  1974 darbesinin  45. Yıldönümüdür.   O günde  siyasi görüşleri farklı diye bu darbede Limasol, Baf, Lefkoşa, Girne  ve Mağusa’da  2000 Akel üye ve sempatizanı Rum öldürülmüştü.

15 Temmuz 1974 darbesini bir defa da Makarios’un ağzından  dile getirelim.19 Temmuz’da BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Makarios: “15 Temmuz darbesiyle Yunanistan’ın askeri rejimi  Kıbrıs’ın bağımsızlığını  ihlal etmiştir. Yapılan  darbe  Kıbrıs’ın bir iç meselesi değil,  Yunan işgalidir.  Bu Kıbrıs Cumhuriyetinin  egemenliğini ve bağımsızlığını ihlal eden bir işgaldir…

Ülkem Yunanistan’ın işgali altındadır. Kıbrıs’ta Türklerin de Rumların da hayatları tehlikededir… Müdahale ediniz” diyordu… Makarios bu konuşmasını   19 Temmuz 1974  Cuma akşamı  yaparken  saatler de  Kıbrıs saati ile  22.30’u gösteriyordu…  Sonuç olarak yaptığı konuşma ile  Türkiye’nin elini  oldukça güçlendiren Makarios'un çağrıları ile açıklamaları olmuştu.

Amerika'nın kuklası durumunda olan yerli ve Türkiye kökenli milliyetçi takımı 20 Temmuz 1974 askeri harekatı ile Kıbrıs’ın tümüne   barış ve huzur geldiğini iddia ederken büyük bir projenin parçası olduklarını sonrasında anlamaya başlarlar ancak iş işte çoktan geçmiştir. 1963 yılından beri Kıbrıs cumhuriyeti yönetimi Türkiye'nin de onayı ile tamamen Rum yönetimine ter edildi. Kıbrıs cumhuriyetini savunan Türkler öldürüldü, canlarını kurtarmayı başaranlar adayı terk etmek zorunda bırakıldı. Dr Küçük ve Denktaş hatalar üstüne hatalar yaparak 1983’te Türkiye'deki rejimle iş birliği içinde KKTC’nin ilanı yolunu seçtiler.

Bölünemeyecek kadar küçük olan bu adayı sözde garantörleri İngiltere, Yunanistan ve Türkiye tarafında bölünüp parçalatıldığını yaşadık, halen daha yaşıyoruz. 1963 yılında ada yönetimi Rumlara terk edildi, 11 yıl bir de 1974 sonrası var, Dile kolay 45 yıl toplamda 56 yıldır Kıbrıs cumhuriyetini seçilen Rum liderler yönetiyor.

Kıbrıs cumhuriyeti başkan muavini olması gereken Kıbrıslı Türklerin seçilmiş lideri de sahte ve dünyaca tanınmayan ve tanınmayacak olan sahte bir yapının başkanı olarak açıklama yapıyor, Türkiye ağzı ile konuşuyor, ortaklıktan doğan haklardan bahsediyor, işlerine gelince ortaklıkları ve garantörlükleri aklılarına gelir.

Bu yazı artık bitmeli, Sayın Akıncı BM parametreleri çerçevesinde Rumlarla bir çözüme   ulaşılması için ayağa kalkacak mısınız yoksa bir ileri 2 geri adımlarla zamana oynamaya devam mı edeceksiniz?


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar