BARIŞ İÇİN AYAĞA KALKIN
Kazım Denizci

Kazım Denizci

BARIŞ İÇİN AYAĞA KALKIN

27 Mayıs 2019 - 08:30

Aslında önemsemediklerimizdir gerçekle yüz yüze geldiğimizde canımızı yakan. O an artık çok geçtir. Egoistlik ve benciliğimizde, yalnızca en doğruyu biz biliriz sandığımızdan,ve en önemliyi bu kafa ile geç kaldıklarımızdan, göremediklerimizden sorumluyuz. 

Biz bu savaşlara neden olmadık, biz yapmadık bu katliamları, biz ne kukla yönetimlerinden, ne kapitalizmin saldırılarından sorumlu değiliz diye düşünüyorsanız ne kadar haklısınız anlatamam. 

Ama biz; biz olamamaktan sorumluyuz. Geç kalmaktan, çıkarcı ve menfaatçi oluşumuzdan, görmezden gelişlerimizden, önemsememekten sorumluyuz. Bedeller ödendiğinde canımız yanmıyorsa eğer biz olamadığımızdandır.

Kıbrıs'ın kuzeyinde rehine yaşamına alıştırılmış bir toplum, Türkiyenin işgalinde tuttuğu bu kara parçası üzerinde yeni bir barış ve çözüm süreci olasılıklarından ve imkanlarından söz edebilir miyiz? Bu aşamada kamuoyuna yansıyan bir bilgi ve belge yok. 

Kendilerini barış ve çözüm sürecine adamış kişi, kurum ve kuruluşlar ise sanki sorunu unutmuş veya somut bir gelişmeyi bekliyorlarmış gibi bir suskunluk içinde. Gönüllülük temelinde barış, çözüm, demokrasi, özgürlük ve adalet savunuculuğu yapanlar, “Godot’yu bekleme” tavrından vazgeçmeli. Kendi çizgilerinde tutarlı olma zorunluluğunun bilinciyle sorunu gündemlerine almalı.

Somut koşulların somut tahlilinden hareketle, siyasal ve toplumsal gelişmelerin barış ve çözüm sürecine doğru evrilebileceğine dair bir inancım olmasa da umudumu her zaman canlı tutmaya çalışıyorum.

 Böyle bir sürecin ne zaman, nasıl ve hangi argümanlarla başlayabileceğini bilemiyorum. Ancak, 2 yıldan beri sürdürülmekte olan çözümsüzlük politikalarının ve cepheleşme siyasetinin işgal rejiminin geleceği için risk içermeye başladığını görebiliyorum.

 Türkiye kendi çıkarları için her an her şeyi yapabilir. Hele derinleşen ekonomik krizin aşılabilmesi için yeni toplumsal mutabakatların gerektiğini, siyasal ve toplumsal sürecin emperyalizmin ve onunla işbirliği halindeki tekelci sermayenin çıkarlarını zedelemeye başladığını dikkate aldığımızda, yeni bir barış ve çözüm sürecinin gündeme gelebileceği ortama doğru sürüklenebiliriz.

Barış istemek, bir barış talebinin neyi içerdiğini, bunun kime ve neye hizmet edeceğinin bilincinde olmak demektir. Kalıcı barış, barış ve insan haklarının tanınması ve bir barış kültürünün gelişmesiyle doğru orantılıdır. Barış içinde ve birlikte yaşama bilinci, savaş ve çatışma durumunu engelleyen faktörlerden biridir. 

Bu nedenle dünyadaki barış ve kalıcı çözüm süreçleri dikkate alındığında tek bir modelin olmadığı, her ülkenin özgün koşullarına göre kendi modelini yaratığı bilinmektedir. Barış ve demokratik çözüm sürecinin doğru algılanması gereklidir. Barış ilk planda bir çözüm masasının yeniden kurulması ile olabileceğini anlamaktan geçer.

Başlaması muhtemel kalıcı çözüm ve barış süreci inişli çıkışlı, uzun ince bir yol gibidir. Süreç yavaş yürüyebilir ve kesintilere uğrayabilir. Önemli olan süreçte tarafların karşılıklı olarak sorumlularının bilincinde olmaları ve  çözüme olan bağlılıklarını korumalarıdır. 

Sürecin ilerlemesi ve giderek bir çözüme ulaşabilmesi için tarafların ortak iradesi ve kararlılıkları belirleyici olacaktır. Hiç kimse taraflara akıl vermeye, onları yönlendirmeye çalışmamalı, barış ve çözüm için bir rol üstlenmeyi düşünen herkes bunun için çaba sarf etmekten geri durmamalıdır. Barıştan yana olan güçler, taraflarla özdeşleşmekten ve tek yanlı tutumlar almaktan kaçınmalı, barışın ve çözümün ortak dilini kullanarak sürece katkıda bulunmalıdır.

Toplumların barış ve çözüm sürecine hazırlanması her aşamada önem kazanmaktadır. Savaşın yarattığı ortak acıları, yıllardan beri oluşan önyargıları aşmak için taraflar ortak çaba sarf etmek zorundadır. Güven sorununun aşılması için üçüncü tarafların yardımına ve barış savunucularının çabalarına ihtiyaç olabilir. 

Bu konuda barıştan yana olan herkese görev düşmektedir. Özellikle de barış ve kalıcı çözüm savunucuları yeni bir sürecin başlaması ve devam etmesi için ısrarcı olmalıdır. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar