Bedel ödemeden olmaz
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bedel ödemeden olmaz

06 Haziran 2019 - 10:35

Abdullah Öcalan Türkiye Kürtlerinin tek ve tartışmasız önderidir, ve 20 yıldan beri İmralı adasında tutsak tutuluyor. Ama Kürt davasına ve mücadelesine ihanet edenler onun tutsaklığının uzamasına hizmet edenler, satılmış döneklerdir.

Demirtaş Kürt özgürlük hareketinin siyasal önderlerinden yalnızca biridir ve bir kısım arkadaşı ile birlikte sırf kendi halklarına özgür bir yaşam, eşit yurttaşlık talep ettikleri için zindanlarda tutuluyorlar. Zalim Erdoğan'ın keyfi uğruna. Peki uğrunda mücadele verdikleri Kürt kökenli varlık içinde yüzen iş insanları ne yapıyorlar? sadece düzenden nemalanıp seyrediyorlar, unutmayın ama bu devran dönecek istemesek de...

Aslında her şey o gün başladı. Türkiye önceki dönem parlamento seçimlerine giderken HDP son meclis grubu toplantısını yaparak seçimlere hazırlanmak için startı verdiğinde  fitili de orada ateşledi.                                                                                                                                                        HDP eş genel başkanı Demirtaş “SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ” diyerek toplantıyı kapatmıştı. 

HDP o zaman Erdoğan’ı başkan yaptırmadı, partisi AKP yi de tek parti çoğunluğundan mahrum ederek parlamentoya %13 oy alarak 80 milletvekili ile çok güçlü bir blok olarak girmeyi başardı ya sultan Erdoğan kahroldu, yıkıldı, bütün emelleri ve hayalleri berhava olmuştu. 

Ama bu kendisine yapılan kötülüğü bir kenara yazarak gününün gelmesini bekledi. Gün geldi çattı ve onu yani en tehlikeli rakibini hapishaneye yolladı. 2 yıl içerde olsa da yine karşısına aday olarak çıktı ama içerdeki bir adam halkı ile buluşmadan kampanyasını nasıl yapacaktı? 

Neyse yine atı alan Üsküdar'ı geçti biz de işimize bakalım, seçime gidip Erdoğan'a oyunu verenler çeksin gaileyi, ekonomik kriz gümbür gümbür derinleşerek bürüyor. Hem de çöpten ekmek aratırcasına.                                                                              

***

En tepeden en aşağıya kadar hepsini de alkışlayınız,hatta onlara dünyada en çok yalan söyleme rekorlarını kıran siyaset adamları ödülünü de verin. Bu sanal yapı içinde her koltuk kapıp oturan adam olduğunu sanıyor...

Yok öyle şey her pantolon giyen adam olamaz, bu devirde kadınlar erkeklerden daha çok pantolon giyiyor. Demek istediğim pantolon giymekle adam olunmaz, adam verdiği sözü yerine getirmekle olunur. Yalan söyleyen sıradan bir insan değil, bir devleti idare ettiğini iddia edenler yalan şampiyonu oldular. Biliyoruz elerinde iş yapacak yetki ve irade yok bari yalan söylemesinler. 

Cinayetler, intiharlar, vahşet ve barbarlığın yaşandığı bir ülkede yaşamak zorunda kalıyorsam bukendi isteğim dışında gerçekleşiyor.Tanınmaz hale gelen insanlar arasında yaşamak bir ağırlıktır omuzlarımda...Tecavüze uğramış gencecik bir kız gibi, vahşice ve barbarca katledilen savunmasız çocuklar gibi benim yurdum.    

İşte bütün bunları ve daha fazlasını yazmak için çıktığımız yolda yanımızda olanlarla birlikte yürüyoruz.                                                                                                                                                                                 

***

Bir türlü açamıyorsa umutlar benim gönül bahçemde kabahat bende değil, karanlık bir tünelden çıkamadığımız içindir.Yalanlar ve sahte vaatlerle susan insan topluluğu içinde bir tükenişi ve kirletilmişliği durduramıyorsak eğer biz insan olmaktan çıktığımız ve hayvanlaştığımıza isyan ediyorum. 

Gözümüzün önünde yaşanları saklamaya çalışanları, kadın satan pezevenk tüccarlara benzetiyorum. Adam kadın bedeni pazarlayarak pezevenklik yapıyor ama kendini bey efendi sanıyor...                                  

Yalan söyleyenlerin muteber kabul edilip saygı gösterildiği bu çirkef yatağı adadan tiksinmemek elde değil ama kabahat bu fahişe adada mı yoksa pantolon giyerek kendini adam sayanların enflasyonu karşısında ses vermeyen toplumda mı? 

Evet suçlu ve kabahatli olan toplum olarak biziz ve yargılanıp infaz edilmemiz mubahtır. Çünkü bizler aldatılmış, kandırılmış, Çünkü bizler suskun, duyarsız ve tepkisiz yaratıklarız...                                                                                                                             Çiçek bahçesini çirkef yatağına çevirdiler ama biz bunu yapanları baş tacı yapıyoruz. Biz ne biçim bir milletiz?... Malımıza sahip çıkamadık sahiplendiler, canımıza sahip çıkamadık katlettiler, kızlarımıza sahip çıkamadık tecavüz ettiler, doğamızı dağlarımız ve ormanlarımızı tahrip ettiler hala ses çıkarmıyoruz. 

Sadece güzel yazılar yazarak, şiirler besteleyerek ve Tiyatro oynayarak düzene karşı mücadele verdiğimizi sanıyor ve avunuyoruz, avutuluyoruz, kandırılıyoruz, Sahip çıkamadık işte işgal ettiler.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar