Bir görüşmenin ardından...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bir görüşmenin ardından...

17 Mayıs 2019 - 08:46

Geç kalmış bir analiz ( 2 )

 İmralı’daki duruşun, 2013 Newroz bildirgesinde belirtilen ifade tarzının daha da derinleştirilerek ve netleştirilerek sürdürülmesi kararlılığı da deklarasyonda temel bir madde olarak açıklanmıştır. Bu madde çok önemlidir ve hassasiyetle ele alınmalıdır.                       

Üzerinde tartışılmayı gerektiren temel maddelerden biri aslında budur. 2013 Newroz bildirgesinin koşulları nelerdir? Dolmabahçe mutabakatına giden bir yoldur bu bildirgenin koşulları. Sadece avukatların ve ailenin değil, milletvekillerinin, akademisyenlerin Öcalan’la görüşme yapabilmesidir. 

Kürt halk önderi Öcalan’ın zindan koşullarının kesinlikle değişmesi, yanına kadınlar da içinde olmak üzere başka tutukluların gitmesi, yanında bir sekretarya oluşturulmasıdır. Yine Kürdistan’daki polis, ordu, bekçi, korucu vesaire faşizminin geri çekilmesidir. 

Öcalan’ın basın, bilgi alma, kendi düşüncelerini dışarıya ulaştırma özgürlüğü olmalıdır. Bu şartlar çoğaltılabilir, ancak özcesi, 2013 Newroz bildirgesinin yeniden gündemleşmesi için o zamanki koşulların oluşması gerekir.

Kürt halk önderi Öcalan ile yapılan görüşmeden sonra bir grup tutsak daha ölüm orucuna girdi. AKP’nin direnişi kırma taktiğinin boşa çıktığının en keskin cevabı bu arkadaşların direnişi yükseltme amaçlı ölüm orucunu başlatmasıdır. 

Zaten şu anda Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin temel gündemi bu direnişlerdir. Zafer direnişle elde edilecek! AKP-MHP iktidarı, kendi bekaları için, İstanbul seçimlerini iptal ettirdiler. Türkiye’de hiçbir yasa kalmadı ki hükümet tarafından çiğnenmemiş olsun. Türkiye’de hükümet olan AKP-MHP tüm yasaları çiğnedi. 

Ve bu kadar göz göre göre kendi yasalarını çiğneyen bir hükümet, her türlü sahtekarlığı da yaparak seçimi kazanmaya çalışacaktır. Bunun için tehlikeli, kirli, riskli, yalan dolan her şeye başvuracaktır. Kürtler şu an faşizmle mücadele halindedir.

 Anaların eylemleri yavaş yavaş ve istikrarlı bir şekilde, onurla ve dimdik bir tarzda sürmekte, her gün kendisiyle tüm toplumu kucaklayarak yürütmektedir. Öyle tehlikeli bir taktik ki AKP’nin yaptığı, CHP’nin naif söylemlerine dahi terörist diye hırlayan MHP, görüşme sonrası yerinde yapışmış kalmıştır. 

Yorum yapmaması, görüşmeyi hazmettiğinden değildir, kirliliğinden, oynadığı kirli kumarın sonuçlarını düşünerek katlanıyor olmasındandır. Öyle kirlik bir taktiktir ki, bu kadar kirliliğin altından, ancak kendi çıkarları için başta din, inanç, insan olmak üzere her şeyi harcamaya hazır bir AKP, kendi faşist çıkarı ve bekası için bu kirliliğe onay verecek bir MHP çıkar. Kürtler buna kanmayacak kadar, akıl ve politik güce ulaşmıştır.

Kürt halk önderi Öcalan, direnişe saygı duyduğunu belirtti. Direnişlerin ölümle sonuçlanmamasının tek şartı, faşizm koşullarının ortadan kalkması, tecridin kırılmasıdır. Başka hiçbir durum ya da koşulun, bu direnişleri bitirmeyeceğini, başta zindanlar olmak üzere dünyanın her yerinden direniş öncülüğünü yapan eylemciler açıkladılar. 

Aslolan, Öcalan’ın çıkıp kendisinin bu eylemleri durdurmaya çağrı yapabilmesi, çıkıp savaşları durdurmanın yöntemini kendisinin açıklaması, uygulamasına katılması, politikasını yürütmesidir. Tecrit kalkmalıdır. Faşizm yıkılmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar