Ebu Gureyb zindanı değil Urfa! ( 2 )
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ebu Gureyb zindanı değil Urfa! ( 2 )

04 Haziran 2019 - 10:01

Amerika'nın Irak'ı İşgali sırasında yarattığı ve dünyanın tepkisini aldığı en acımasız işkencelerin yapıldığı Ebu Gureyb zindanı değil burası Halfeti Urfa!

Ardından bir gece Urfa Barosu’ndan avukatların geldi. O günden sonra fiziki işkencenin son bulduğunu ancak psikolojik işkencenin adliye içinde bile devam ettiğini söyleyebilirim. Bunu yapanların peşini bırakmayacağım ve şikâyetçiyim.”

İşkence mağdurlarından Feyzi Zincirkıran ise, gözaltında gördüğü işkencelerden dolayı yüzünün mosmor olmasına ve sağ kulağının halen duyma kaybı yaşamasına rağmen, sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüklerinde korkudan darp edildiğini söyleyemediğini ifade etti.

Vücut kanlı ama rapor yok, vermediler. Sabaha karşı evinden alınan Feyzullah Gül de, yine gözaltına alındığı andan itibaren darp ve şiddet görmeye başlamış. Birkaç saat karakolda tutulduktan sonra hastaneye götürüldüklerini belirten Gül, hastaneye girdiklerinde giysileri parçalanmış ve vücudunun farklı noktalarından kan akmasına rağmen, darp görüp görmediklerini soran doktorun cevaplarını beklemeden kendilerini odadan çıkardığını ifade etti.

‘İç çamaşırımı ağzıma tıkayıp…’

Abdullah Polat ise, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında zırhlı araçlarla ablukaya alınan evinden darp edilerek gözaltına alındığını söyledi. Götürüldüğü TEM Şube’de gözleri bağlanıp, kafasına çuvala geçirildiğini söyleyen Polat, “Binanın ikinci katına çıkarıldım. 

Burada çırıl çıplak soyulduktan sonra ellerim tekrar arkadan kelepçelenip, ağzıma iç çamaşırım tıkıldı. Sonra da elektrik vermeye başladılar. Bir yandan elektrik veriyorlardı bir yanda da küfür ediyorlardı. Bu şekilde işkence 40 dakika kadar sürdü. 2 ya da 3 gün boyunca bu şekilde işkence gördüm” dedi.

Her saniye işkence

TEM Şube’de diğerleri gibi günlerce elektirikli işkence gören Muhammed Sait Çiftçi de, burada geçen saniyelerinin aslında işkence olduğunu dile getirdi. Kendilerine yaşatılan şeylerin insanlık dışı olduğunu söyleyen Çiftçi, bu yapılanların hesabının mutlaka sorulması gerektiğini belirtti. Çiftçi, insan olmadıklarını söylediği işkencecilerin mutlaka yargılanmaları için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını kaydetti.

‘İşkence mahkeme salonuna kadar devam etti’

12 gün boyunca gözaltında kalan Tacettin Gül’ün özellikle ilk 3 günü darp, falaka ve elektrik işkencesi ile geçmiş. Bu durumun dışarıda duyulması ile birlikte ise, fiziki işkencenin yerini psikolojik baskının aldığını söyleyen Gül, adliye koridorları ve mahkeme salonunda dahi bu yaklaşımın devam ettiğini ifade etti.

Kendisine işkence yapan polislerden şikayetçi olacağını söyleyen Gül, davanın da peşini bırakmayacağını kaydetti.

‘Panzerle sürüklemek istediler’

Gözaltına alındığı sırada polisler tarafından panzerin arkasına bağlanıp sürüklenmek istendiğini söyleyen Mustafa Yıldırım ise, işkence altında geçen günleri şu sözlerle dile getirdi: “Evimiz sabaha karşı saat 04.00 gibi polis ve askerler tarafından sarıldı. 

İçeriye girmeleri ile bilikte herkesi darp etmeye başladılar. Beni ise sürükleyerek dışarı çıkardılar ve evin avlusunda darp etmeye başladılar. Sonrasında bazı polisler beni panzerin yanına götürdü. 

Ayaklarımdan tutup beni panzere bağladılar. Bana ‘Seni ibret olsun diye köy içinde sürükleyeceğiz’ dediler. O sırada bazı polisler de buna engel oldu. Ardından Yaylak Jandarma Karakolu’na götürdüler. İşkence burada devam etti. Birkaç saat sonra Urfa TEM Şube’ye getirildik. Şubede ilk 3 gün boyunca elektrik verdiler. Urfa Barosu ve avukatların TEM’de bizi ziyaret ettikten sonra işkence kesildi.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar