Hitler'e karşı elde edilen zafer
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Hitler'e karşı elde edilen zafer

10 Mayıs 2019 - 08:30

8 Mayıs Hitler faşizmine ve savaşa karşı zafer günü. 8 Mayıs’ta Kızıl Ordu, Berlin’de Kızılbayrağı parlamento binasına dikerek, dünya işçi sınıfı ve özgürlüksever halklar adına zaferi ilan etti.

Hitler ise Kızıl Ordu Berlin’i kuşatmaya aldığı tarih olan 30 Nisan’da sığınağında intihar etti. Nazi faşizminin sığınaktaki liderleri de intihar ayinine katıldılar.

Hitler ve Nazi kurmayları, dönüm noktası olan Stalingrad’da Nazi militarist savaş makinası püskürtüldüğünde, savaşı kaybedeceklerini biliyorlardı. Ancak, sosyalizme ve komünizme duydukları aşırı düşmanlık ve Alman halkını öldürme ve ölüm makinası olarak kullanma keyfiliği, Alman tekellerini dünya hakimi yapma hırsı, yenilgiyi kabullenmelerini önledi. Stalingrad’dan sonra da sosyalizme ve halklara karşı acımasız savaşı sürdürdüler.

On milyonları öldürmeye devam ettiler.

Hatta toplama kamplarındaki insanları gaz odalarına ölüme bu tarihten sonra daha çok gönderdiler. Zindanlardaki direnişçi komünist ve antifaşistleri özellikle 1944’te daha çok kurşuna dizdiler. Ernst Thâlmann ve Misak Manukyan bunların arasındaydı.

Kızıl Ordu Berlin’i kuşatmaya aldığında, Hitler ve Nazi şefleri, intihar etmeden hemen önce 15 yaş üstündekileri savaşa sürerek, insanların onlar için hiçbir değer taşımadıklarını son bir kez daha gösterdiler. Ama bu çaresiz saldırganlık da Kızıl Ordu’yu durdurmaya yetmedi. 8 Mayıs 1945’te Berlin merkezini ele geçiren Kızıl Ordu, faşistlere teslim anlaşmasını dayattı ve kabul ettirdi.

Savaşın ağırlıklı yükünü ve can kayıplarını Sovyet halkları ve komünistler öncülüğünde faşizme karşı savaşan halklar omuzladılar. Hitler faşizmi, soykırımı yalnızca Yahudilere değil, komünistler ve devrimcilere de uyguladı. Sovyet halklarının can kaybı 20 ila 26 milyon arasındaydı. Tarihin tanık olduğu en büyük soykırımlardan biri, 5 yıl gibi kısa sürede gerçekleşen tarihin en büyük soykırımıdır. Ve siyasi karekterli soykırımdır.

Hitler ve Nazi savaş makinası Stalingrad’da püskürtülünceye değin soykırımı ve savaşı kolayca yürüttüyse, bunda ABD-İngiltere’nin başını çektiği rakip emperyalist blokun, Sovyetler’i faşist canavara yedirip zayıflayacak faşizmi kolayca yenerek zaferi çalma taktiğinin payı büyüktür.

8 Mayıs zaferi tabii ki yalnızca Sovyet halklarının değil, Yunanistan’dan Çekoslovakya’ya, faşist işgale karşı çoğunlukla komünistlerin öncülüğünde savaşan halkların da zaferi oldu.

Bugün Erdoğan faşizmi de, Hitler karikatürü diktatörlüğünü inşa etmeye çalışıyor. Ezilenlere ve devrimcilere katliamlar uyguluyor, zindan ve yasağı, başlıca silah olarak kullanıyor, Rojava işgal savaşını, büyük devlet şovenizminin Türk halkının başını döndüren zehirli iksiri olarak değerlendiriyor.

Seçimde darbe alan diktatör, yavuz hırsız misali kendisinin KHK kanunsuzluğunu gerekçe yaparak halk iradesinin seçtiği Kürdistan belediyelerini gasp ederken, İstanbul belediyesini gasp etmeye hazırlanır ve Kürdistan belediyelerine sömürgeci kayyum için fırsat kollarken şu gerçeği bir kez daha kanıtlıyor: 

seçim halkın eğilimini açığa çıkardı ve kitlesel gücünü görerek moral kazanma işlevi gördü ama bu ancak kitle eylemine ve sert direnişlere dönüştürülürse, direnişin kitle desteği genişletilirse, faşizme karşı etkili olacaktır!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar