İNSAN HAKLARI KAĞIT ÜSTÜNDE VAR!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İNSAN HAKLARI KAĞIT ÜSTÜNDE VAR!

16 Nisan 2019 - 08:30

Erdoğan Türkiye'si haricinde İnsan hakları, bireylere insan olarak tanınan haklardır. İnsanın devlete karşı sahip olduğu haklara "insan hakları" dense de bu haklar Türkiye için geçerli değil. Modern ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde İnsan hakları, insanın doğal vazgeçilmez haklarıdır. Türkiye hariç

İnsan hakları konusunda verilen uğraşı,insanlık tarihi kadar eski olsa da eskiden insanlar kral, hakan,hükümdar,padişah,şah,imparator gibi yöneticilerin kulu,kölesi gibi yaşarlardı.Bu yaşantıdan hoşnut olmayan insanlar 1215 yılında İngiltere’de Kral John’a karşı haklarını savundu- lar. 

Bunun sonunda kral,"Büyük Özgürlükler Belgesi"ni kabul etmek zorunda kaldı.Bu ilk yazılı belge,kısıtlanmayacak özgürlükleri içermektedir. 

1776 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin yayınladığı "Bağımsızlık Bildirisi" ile insanların eşit olduğu görüşünü ileri sürdüler.Daha sonra 1789 "Fransız İhtilalı "nde İnsan Hakları Bildirisi" yayınlandı.Bu bildiride insanların doğuştan sahip olduğu haklar yer aldı. 

10Aralık 1948’de "Birleşmiş Milletler Örgütü Genel Kurulunca kabul edilen ve günümüzde de geçerli olan "İnsan Hakları Evrensel Bildirisi" hiçbir ayrım yapmaksızın insanların eşit,özgür,insanca yaşamasını ve bunun için gerekli olan ortamın hazırlanmasını öngörmektedir.

"Birleşmiş Milletler Örgütüne "üye olan devletler(156 devlet) bu bildiride belirtilen hakları ülkelerinde uygulamak zorundadırlar.30 maddeden oluşan bu bildirinin önemli maddelerinden bazıları şunlardır: 

*Bütün insanlar haklar bakımından özgür ve eşit doğarlar. *Kimse ırk,cins,dil,din ve siyasal düşüncelerinden dolayı kınanamaz. *Yaşamak ve özgürlük herkesin hakkıdır. *Kölelik ve kulluk yasaktır. *İşkence yasaktır.İnsana insanlık dışı hareketler yapılamaz.

İnsana yakışmayacak cezalar verilemez. *Yasa önünde herkes eşittir.Kimseye ayırt edici işlemler yapılamaz. *Hiç kimse yasal bir neden olmadan tutuklanamaz,alıkonulamaz,sürülemez. *Hiç kimse düşünce ve sözlerinden dolayı sorumlu tutulamaz. 

İnsan,canlı varlıkların en değerlisi,en kutsalıdır.Yıllarca önce insanların daha mutlu ve huzurlu yaşaması için kabul edilen ve adına İNSAN HAKLARI denen bu bildirinin gereği acaba bugün "Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye devletlerde yerine getiriliyor mu?Bu soruya verilecek yanıt elbette ki hayırdır.

Çünkü dünya devletlerinin yıllık bütçeleri incelendiğinde görülecektir ki: İnsan sağlığının korunması,insan yaşamının huzurlu ve mutlu geçmesi için bütçelerden ayrılan ödenekler,insan öldürmek için kullanılacak(savaş sanayisi için) ödeneklerden çok çok azdır. 

Dünyada özelliklede Afrika’da binlerce insan açlık ve hastalıktan ölürken savaşta ve barışta ,özellikle de Yemen, Afganistan, Suriye ve Irak’ta petrol için binlerce insan çarmıha gerilip öldürülürken,sakat bırakılırken,kadınların,çocuk denecek yaştaki genç kızların ırzına geçilirken BiRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜNÜN sessiz kalması , devlet başkanlarının ekranlara çıkıp şov yapmaları utanç verici zamanlardı.

İnsan sağlığı ve "EĞİTİM" sanayisinin gelişip,insan öldürme(savaş)sanayisinin azaldığı bir dünyada ve tüm insanların kendi ülkelerinde dostluk,kardeşlik ve barış içinde bir arada yaşamaları özlemiyle savaş ve kavgalardan değil,barış ve özgürlükten yana olan tüm insanlara selam olsun..

***

Şunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki Türkçülük ve Irkçılık birbirinden tamamıyla farklı kavramlardır. 

Ve unutmamalıyız ki Türkiye Cumhuriyeti Türkçülük ideoloji ve aksiyonu üzerine kurulmuştur.

Diyorlar ki, Türkçülük, büyük Türk milletinin yüksek menfaatlerine her türlü fedakârlığı göstererek ulaşmanın ta kendisidir. Halbuki bana göre tam bir ayrımcı ve ırkçılıktır...

Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin ve ırkçılığının adıdır.                                                                                                      Türkçülük, sefalet içinde yaşatma hedefidir.

Türkçülük, insanından hep fedakârlık isteyen ve tabu edilen bir kavramdır yalnızca...

Erdoğan himayelerinde yükselen Türkçülük, kutuplaştıran, bölen parçalayan ve işkenceyi normal sayandır . Türkçülük ve Kemalizm Erdoğan tarafından maziye gömülendir. Yerine şeriata dayalı bir İslam devleti tesis edilen bir araçtır. 

Ve onun kitabında insan hakları, hukukun üstünlüğü yoktur.Ezen ve ezilen vardır


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar