Kızmayın, Bir Erdo Yazısı Daha
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kızmayın, Bir Erdo Yazısı Daha

17 Haziran 2019 - 07:51

Bana göre Türkiye'de İstanbul seçimi son yılların en önemli seçimi haline geldi. Erdoğan için başladığı yere dönüş seçimi olabilir, bu takım beka deyip halkı 31 mart sonrasına yönelik geriyorlar ya, inanın onların asıl derdi, 16 yıllık iktidarının kaçınılmaz ekonomik çöküşünü ve Sebenlerini sol muhalefete ve Kürtlerin üstüne yıkıp, halkı bir kere daha,vatan hainleri, bölücüler nakaratlarıyla kandırarak, kalan yılarını, diktatörlüğünü nasıl ayakta tutarım, uzatırım telaşı içindedirler.

Bu kafalar,kaçınılmaz sonlarından kurtulmak için iç savaş bile çıkartırlar. O yüzden 23 Haziren sonrası zafer sevinçlerimizi içimizde tutup, sükunet içinde kalmalıyız. Seçim sonuçları ne olursa olsun, diktatör, zalimi Erdoğan ve devletini, sultanlık iktidarını beş yıllık bir sırat köprüsünden daha meşakkatli bir yol ve köprü beklemektedir.

Onca günahtan sonra o sırat köprüsünü, çokça güvenip sarıldığı kapitalizmin ekonomik pusulasıyla geçmesi mümkün değil. Her başarısız yenilgi anını ve üstünü örtmek için yedeğine aldığı faşist çeteleriyle, seçim sonrası sokakta kendince bahane avına çıkacaktır.

Burada sol ve devrimci demokratlar için en hassas, önemli nokta, çöküşün bedeli olarak ne kendilerini nede yıllarca onların proveke ettikleri, kaşıdıkları, kendi kendilerince Kürt sorunları olarak gördükleri Kürtlerin, bu çöküşün nedeni olarak gösterme çabalarını hep birlikte boşa çıkartmaktır.

Ömürlerini uzatacak en ufak bir hataya girmemek gerekiyor. Ağzı salyalı MHP ve çömezleri, bunu bir fırsata çevirip, başta Erdoğan olmak üzere tüm eski milli görüş kadrolarını, bir başka feto vari taktikle al aşağı edip iktidara nemalanmak isteyecektir.

Çünkü Bahçeli kendi faşist kadrolarına 2023 de iktidarı ele geçirme sözü vermiştir. Umarız muhafazakar seçmen bu faşist hamleyi onların kazanç hanesine yazmazlar.

Çünkü asıl Erdoğan devletinin çöküşünü bekleyen, ırkçı ve faşist yeni fetö vari kadrolardır.

Kısacası ne kürtler, nede sol-sosyalistler, Erdoğan'ı anti demokratik nedenlerle iktidardan gitmesinden yana değildir. 21. yüz yıl solu, yeni ” kahraman” menderesler yaratmayacak kadar akıllı ve özgürlükçüdür.

***

Giden gider kalan sağlar bizimdir” mi diyelim yoksa “Giden gider kalan salaklar da inşallah gider” mi diyelim doğrusu bilmiyorum. Aslında tarzım değil böyle argo sözcükler kullanmak, neticede kullandığım sözcükler sergilediğim bir tiyatro oyununun içinden oyun icabı geçmiyor ki  normalleşsin; yazdığım yazıların içinden geçiyor. 

Üzerinde türlü oyunlar oynanan ülkemin, seçilmiş kravatlı haydutlarının yaptıklarını yazarken içimden geçiyor ve düşüyor yazılarımın içine. Hoş, zaten yağdanlıklı yazılar yazma zamanı da değil. Belki de uysal ve akıllı yazı yazmak da bana göre değil, şimdilik bunu yapabilirim. 

Fakat size söz veriyorum zamanı gelince size şeker tadında yazılar yazacağım. Hadi abartayım, arıların bal toplamak için konacağı yazılar olacak! Şimdilik makaslanmamış yazılarımla ve zıvanadan çıkmış benle idare edin. N’olur şunu bilin ama; gidişatın içine arada bir sıvadığım sözcüklerim benden kaynaklı değil, tamamen düzenin içine sıçanlardan kaynaklı.

Yoğun aylardan günlerden saatlerden, hatta hatta saniyelerden sonra “Nihayetinde seçim bitti” demek isterdik ama “Nihayet bitti” diyemediğimiz bir seçimi geride bile bırakmadık. Maalesef yatıyoruz-kalkıyoruz seçim, yatıyoruz-kalkıyoruz karşımızda Erdoğan, sanki onun seçimi… 

Seçim sandıkta bitti bitmesine de, masada bir türlü bitmedi. Yenilgiyi kabul etmeyen taraf Erdoğan ve tayfası olunca tartışmanın bitmesi şurada dursun, her gün yeni bir tartışmaya da gebe. “Demokraside kazanmak da kaybetmek de olur” gibi bir söz ederken yüzü ekşiyen, moraran, ıkınan, gerilen AKP ve müttefiki MHP’lilerin verdiği aşırı dozda rahatsızlık 82 milyonu bıktırdı, usandırdı...

Kabul etseler de etmeseler de seçim sonuçlarından sonra Erdoğan ve AKP’sinin gezden, gözden, arpacıktan düşüşü herkes tarafından fark edildi, daha da edilecek. Haliyle Erdoğan’ın gidişini hayal edenlerin sayısında gözle görülür artışlar oldu. Şimdilerdeyse sessiz sessiz, kimi yerde sesli sesli “O gidince yerine kim gelecek” denmeye başlandı. 

Kimileri “Yeni parti kurulacak bölünecekler” diyor, kimileri “Miladı doldu ABD atacak” diyor…          

Ne olursa olsun sonuçta bu bela gidecek gibi görünüyor. İşte ben de “Gidecek ooo, gidiyooo gııı” diyenlerden biriyim ama benim de herkes gibi kaygılarım var.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar