Nasıl mı terörist olunur?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Nasıl mı terörist olunur?

02 Temmuz 2019 - 08:15

İşte böyle olunur


Kimsenin Kürt meselesi üzerine kalem oynatmaya cesaret edemediği yahut kelamda bulunmayı tercih etmediği günler yaşıyoruz. Tarih, 16 Ekim 1992’ydi. Askerler tarafından öldürülen bir gerilla cesedinin yerde sürüklendiğini gösteren kareler, gazetenin birinci sayfasından verilmişti.

Şırnak’ta çatışmalara sahne olan ‘sokağa çıkma yasakları’ döneminde 28 kurşun ile  öldürülen 24 yaşındaki Hacı Lokman Birlik'in cansız bedeni, 3 Ekim 2015 günü akrep tipi zırhlı bir polis aracının arkasına bağlanarak kentin Dicle Mahallesi'nde sürüklendi. Bu olay kamuoyunda infial yaratmıştı

Kürt illerinde yaşayan halka daha nice tuzaklar kurularak binlercesini katlettiler, yok ettiler.                                                                                                                                                                                                 Şırnak Cizre’de insanları katletmek için ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında bir evin bodrumunda yakılarak öldürülenlerden Mahmut Duymak'ın eşi Lütfiye Duymak hakkında bir tanık ifadesi gerekçe gösterilerek 3 yıl 1 ay 15 gün ay hapis cezası verildi.

BM: Cizre'de 100'den fazla kişi canlı canlı yakıldı, 'Elimizde, Türk güvenlik güçlerinin Cizre'de 100'den fazla insanı canlı canlı yaktığına dair tanık raporları var' diyerek yerinde inceleme istedi. Ancak Erdoğan faşizmi hesap sorulacak diye izin vermedi. Bu ve buna benzer cinayetlerin hesabı sorulacak                                                                                                                                                                                                 


***       

                                                                                                                                                                                                                           Türkiye cumhuriyet Tarihi’nin en karanlık yılı 1993’te, 12 yaşındaki Esmer ve 4 yaşındaki Botan’ın parçalanarak öldürülmesine tanıklık etti. 23 yıl sonra bu kez, çocuklarına onun ölümü seyrettirildi.

Taybet İnan, 19 Aralık 2015 günü sokağa çıkma yasağının olduğu Silopi’de keskin nişancılar tarafından vuruldu. Saatlerce yaralı halde yerde kaldı ve eşi ile çocuklarının gözleri önünde yaşamını yitirdi.

Cenazeyi almaya çalışan kaynı Yusuf İnan da vurularak öldürüldü. Taybet İnan’ın cenazesi tam 7 gün boyunca yerde kaldı. Beyaz bayraklarla almaya giden herkese ateş açıldı ve eşi de kolundan yaralandı.

23 gün sonra defnedilen cenazesine eşi ve çocuklarının katılmasına izin verilmeyerek sessizce defnedildi. Ben bu vahşi canavar yönetimin nesini seveyim? inanın bu yaşananlar karşısında ben de dağa çıkarım, varsın terörist desinler.                                                                                                                                    ***                                                                                                                                                                                                   Kod adı Ekin Wan olan gerilla Kevser Eltürk öldürüldü. Öldükten sonra çıplak cesedi yerlerde sürüklendi. Onu son kez yıkayanların tanıklığı şu ki, vücudunun ön tarafında sürüklenmekten kaynaklı derin yaralar ve boynunda da ip izi oluşmuş.

Dersimli arkadaşlarımın bana anlattığı, yıllarca hep olmakta olan o işkencelerin -örneğin öldükten sonra kamyon arkasına cesedi bağlayıp yerlerde sürükleyip göz dağı verme hıncının- tanıklığıydı.

Bugünlerde edebiyat çözümlemesi yapar gibi iyi-kötü kavramları üzerinden romantizm üretmeye değil, yapılan katliamlara, zorbalığa ve her türlü faşizme karşı dik durabilmek ve yaşatılan zulümleri unutmamak için istikrarlı bir duruşa ihtiyacımız var.                                                                                                              ***                                                                                                                                                                                                  Kürdistan ve Kıbrıs'ta farklı metotlar kullanılarak yapılanlar İyilik-kötülük terazisine değil, barış için daha somut ve talepkâr olmaya ihtiyacımız var. Kirli bir savaş taktiği olarak ayaklar altına alınan insanlık onurunu yerden kaldırmaya ihtiyacımız var.

Devlette ve ona inananlarda devamlılık esastı. Mesele, iyilik-kötülük, vicdan ya da insanlık değildi. Hiç olmamıştı. Neticede mevzu bahis olan devletin bölünmez bütünlüğü ise gerisi teferruattı. Lakin ille de kötülükten konuşacaksak, her zaman kötüydük.


Dağa çıkanlar kandırılmış kişilerdir,diyorlar.

Peki kandırılmışlarsa, Bunların neyle kandırıldıklarını

neden söylemiyorlar ?

Dağda sigortalı yüksek maaş mı vaat ediyorlar, güzel bir

gelecek mi, sıcak yatak mı, villalar mı vaat ediyorlar ?

Dağa çıkan Kürt bilmiyor mu yastık yerine başını

soğuk taşa koyacağını ?

soğuktan çok açlıktan dizlerinin titreyeceğini bilmiyor

mu sanıyorsunuz ?

Su geçiren yırtık ayakkabı ile günlerce yürüdükleri

oluyor gerillanın bunu biliyor ve ona rağmen halkı

için hayatını feda edip dağlara gidiyor

insan oğlu ve küçük beyinler bu büyük

Kürt hareketini görmüyor!


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar