Sevinirsin. Hoplarsın, zıplarsın 'Zafer sarhoşuyla'
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Sevinirsin. Hoplarsın, zıplarsın 'Zafer sarhoşuyla'

29 Haziran 2019 - 09:09

Avrupa parlamentosu seçimleri sırasında Kıbrıslıtürklerin adayı da olan köylüm Niyazi Kızılyürek seçimi kazandığını öğrendiğimiz anda bizde sevinmiştik. Kazanmayı unuttuğumuz için mi bilemem “Seçim zaferi” keyif verir. Sevinirsin. Hoplarsın, zıplarsın. Çifte telli ve ya sirto oynarsın, belki de halaya durursun, horon tepersin. İstersen göbek atarsın

Sonra bir bakarsın her şey yerli yerinde duruyor.Devlet iktidarı bütün zorbalığı ile yerli yerindedir. Erdoğan diktatörlüğü tarafından ele geçirilen Türkiye Devlet iktidarı sana bakar, sen de ona bakarsın. Gözlerini diker mazlumların, ezilenlerin iradesinin üzerine. Devlet iktidarı dediğin üzülen, sevinen, büzülen, dürülen bir şey değildir. 

Bir kıyma makinesidir. Ejderhadır. Ruhu yoktur. Özetle insan değildir. Adı üstünde “devlet iktidarıdır.” 

Seçim sonrasında zaten gözden çıkarılarak aday yapılan Binali Yıldırım’ın ağlamasına bakmayın siz. O devlet iktidarı değildir. Makinenin kullandığı bir adem oğludur. O işine geldiği zaman hep ağlar. Erdoğan’ın somurtmasına da bakmayın siz. O da makinenin emrinde bir başka ademdir.

Siz Türkiye devlet aygıtına bakın, katillik ve barbarlığına devam eder, suçsuzları zindanda tutar.   Çünkü o metal bedeninin üstündeki metal kafasının içine yerleştirilmiş donuk cam gözleriyle acımasızca ve gaddarca size bakıyor.

O nedenle “seçim zaferinden” bir kaç yudum içip keyiflendikten sonra daha öte gitmeyin. Bir kaç yudumu bir kaç kadehe, derken şişeye ve sonrasında bir kaç uyuşturucu hapa, aman sakın afyona tırmandırmayın. “Seçim zaferi” dediğimiz “keyif vericinin” fazlası sizi uyuşturur.                                                            

Ne dedik? Zorba Türkiye devleti iktidarı bütün acımasızlığı ve hukuksuzluğu ile yerli yerinde duruyor. Bu arada bu devlet iktidarın metalik kolları, duyargaları CHP’nin içinde de yaşıyor. CHP’li seçmen alanlarda HDP’lilerle birlikte halay çekerken, devlet iktidarının CHP içindeki “mekaniği” çalışmaya devam ediyor. Kıbrıs konusunda Bahçeli'den kalır yanları yok.

AKP amansızca vurup kıran bu devlet iktidarının üstüne geçirilmiş bir kılıftır. O kılıf senin devlet iktidarını görmeni önler. Bakarsın Erdoğan’ı görürsün. Kıpraşmaktadır, sağa sola kaykılmaktadır.                                             Sen onu Erdoğan’ın “iç dinamiğinin” sonucu sanırsın. Oysa “kılıfı” kıpraştıran, sağa sola kaykılmasına neden olan kılıfın altında işleyen “mekaniktir.”

Devlet iktidarını örten, gözlerden gizleyen kılıf şu sıralar dikiş yerlerinden söküldü. Gören göz, yırtık kılıfın altında, bir türlü ne olduğu anlaşılamayan garip zincirlerin çarkların, dişlilerin, volan kayışlarının ilk belirtilerini görüyor. 

Bir de şunu görüyor, “Terziler” harekete geçti. Savunma Bakanı Akar devlet iktidarını örten kılıfı yamalama yolunda MHP’yi, İyi Parti’yi, CHP’yi yokladı. Kıbrıs için çakıp gürlemeler, tehdit savurmalar yanında S-400 krizinin yaratacağı çok daha vahim yırtılmayı, patlamayı, “caaaart diye” paralanmayı önlemek için “Cumhur İttifakı” markalı kılıf yerine “Türkiye İttifakı” kılıfını ölçüp, biçme, ardından takıp takıştırma adımını attı.

“Birinci kılıf” AKP-MHP ise, “İkinci Kılıf” CHP-İyi Parti’dir. Şimdi devlet iktidarı, artık ayıp yerini örtmeye yetmeyen “Birinci kılıfla”, “İkinci Kılıfı” birbirine teyellemeye çalışmakta.

Yani sen “seçim zaferiyle” kendinden geçmişken, devlet iktidar makinesi tıkır tıkır çalışıyor. Şeffaf kumaştan kılıf olmaz. HDP şeffaf kumaştır. O nedenle Akar onun kapısının önünden bile geçmedi. 

Şimdi temel soru CHP bu devlet iktidarının ayıp yerlerini açıkta bırakan yırtık kılıfa “yama” olacak mı, olmayacak mı sorusu. Eğer CHP’li kardeşim sokaklarda HDP’li kardeşleriyle “seçim zaferi” şerbetini fazla kaçırır, ardından evinin yolunu tutarsa, bilsin ki, partisinin içindeki “mekanik devlet makinesinin kolları” gereğini yapar.  Keyiften dört köşe olmuş olan seni kaptığı gibi, tam da devlet makinesinin açıkta kalan kısmına yama olarak iliştirir. Razı mısın?

Sevgili CHP’li kardeşim. Sana partinden ayrıl da HDP’ye yama ol demem.  Üçüncü yolda birlikte hep yürüyelim, tıpkı İstanbul seçiminde olduğu gibi derim.  Bizdeki bir umut, Türkiye'de pişer bize de posası düşer, bilmem anlatabildim mi? Gözlerinden öperim…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar