Ve bütün bunları seyreden sözde sol...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ve bütün bunları seyreden sözde sol...

14 Haziran 2019 - 08:37

Güya “kudretli” görünesin diye en çılgın bakışlı fotoğraflarını seçmişler, yalaka takımından olan hizmetkarların. Kontrolsüz bir adrenalin ile geldiği yeri hazmedemeyişi harmanlayan deli bakışları.

Kültürsüzlüğün, görgüsüzlüğün, basitliğin, açlığın her şeyin önüne geçiyor. Sadece çalma, çırpmaya, vebal almaya işleyen kıt aklın bile durup durup sana “Saygı görmüyorsun, sende bir şeyler eksik” diye fısıldıyor. 

Bu fısıltıyı duydukça iyice kontrolden çıkıyorsun. “Bana saygı duyun, önümde eğilin. Eteklerimi öpün” diye tepiniyorsun ama olmuyor.

En yakınındakiler bile senin iflah olmaz kifayetsizliğine, insanlıktan çıkmış öfkene, çekilmez hale gelmiş kibrine dayanamıyorlar.

Kendini uyanık sananlar ile kullanım tarihinin tamamen sona gelmesini bekleyenler kaldı sadece çevrende.  Bir de delinin gölgesi ardında kirli oyunlarını yürütenler. Boşsun, bomboşsun.

***

Bazı siyasilerin, siyasi parti başkan ve yöneticilerinin, sendika başkanı, STK yöneticilerinin kibri, vizyon ve ufuk yoksunlukları ile şaşmaz halk şakşakçılığı Çağdaş demokrasilerde siyasilerin atanmış değil, "seçilmiş", kalibresi, bilgisi, donanımı insanlardan oluştuğunu sanıyoruz. 

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde çağdaş siyaset adamlarının halkına içtenlikle hizmet ettiklerini, gerektiğinde de istifa mekanizmasını hayata geçirdiklerini hiç unutmayalım. Bizdeki durumu bilmem söylememize gerek var mı?  Halkımızın bu ülkede yaşananları unutmaması gerekiyor. 

Abartılı siyasetçi, yönetici elit pohpohlanması, çıkara dayalı övgüler, peşlerinden ayrılmama hali gerçekten üzüntü vericidir. Saygın, iz bırakmış, yetenekli siyasiler, yöneticiler istisnadır tabi.

Birer gerilla gibi çalışan bir elin parmaklarını geçmeyen kişileriz. Sizlerin, partilerinizin yapamadığını yapmaya hazır, bilgili, tutkulu, sevdalı, yetenekli insanların önünü tıkıyorsunuz, artık vazgeçip tıkamayın..

***

Bir olay karşısında Yargıcımız, Savcımız, Avukatımız ve sırası geldiği yerde dürüst kalan polisimiz isyan edip çığlık atıyor, ülkeyi yönettiğini ya da güvenliğini sağlayanların hiç omurunda olmasa bile bu feryat çok anlamlıdır.                                                                                                                                                                                                             

Bir isyan da Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı'dan geldi.  Çetelerin cirit attığı, İthal edilen mafya düzeninin Mağusa’da bir avukat ofisinin kurşunlanması olayını sert bir dille kınayarak adaya doluşan suç çetelerine karşı sessiz kalmayacaklarını belirterek, gerekli mücadelenin yapılacağını söyledi.

Esendağlı, Kimdir bunlar? Bu memlekette ne işleri var? Bu cüreti nerden buluyorlar? Bu kadar hoyratça suç işlemelerini, insan tehdit etmelerini, kimler teşvik ediyor, kimler buna göz yumuyor?       Sıkı bir şekilde takip edeceğiz. 

Ülkemize çöreklenmiş olan bu tip şebekelere, onları getirenlere, kullananlara, ülkenin böyle bir yapıya dönüşmesine izin verenlere karşı açıkça mücadele etme zamanı geldi de geçiyor bile.

Çocuklarımıza yaşanabilir bir ülke bırakabilmek için, bu mücadele hepimizin görevi... 

Evet artık seyirci kalmamalıyız, bu mücadele hepimizin olmalıdır

***

Bu toprakları ne kadar da yaşanılmaz yapsanız da, gitmeyeceğiz. Daha fazla üretip, daha fazla sahip olacağız.  Daha fazla okuyup, daha fazla yazacağız. Daha fazla konuşup, daha fazla biz olacağız.

İşgal düzeni içinde Kıbrıs Türk toplumunun Rum tarafından istenen, eşitliğine, eşit hak ve çıkarlarına yer yoktur ve Kıbrıs Rum tarafının paylaşmaya hiç de niyeti olmadığını söyleyen bizim soytarılar çıkarlarını anavatan dedikleri Türkiye'den talep etme cesaretlerinin olmadığı en somut göstergesidir.                          

Hâl böyleyken, yani Akdeniz'de, Baf açıklarında konuşlanan yüzlerce savaş gemisi ve her an ateşlenmeye hazır füze bataryaları, bu kabul edilemez adımlar Ada ve bölgedeki henüz kurulamayan istikrar ve güvenliği de tehdit etmekte, tansiyonu tehlikeli bir şekilde artırmaktadır. 

Be insanlar ya mağsuzcuk yaparsınız ya da bilgi yoksunusunuz. Kıbrıs cumhuriyeti Türkiye tarafından da verilen bir imza karşılığında var olan sorun çözülene kadar Kıbrıs cumhuriyetini uluslar arası alanda da Rum yönetimi dediğiniz mekanizma temsil eder. O zaman siz bu söylem ve açıklamaları bilerek ve isteyerek Türkiye yalakalığı adına yapıyorsunuz...

Ve bütün bunları seyreden sol...    


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar