Yaşasın Anavatan...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Yaşasın Anavatan...

08 Kasım 2018 - 07:46

Zeki Beşiktepeli ile bir saatliğine beraber bir program yaptık. Konumuz daha ziyade ülkemizdeki kooperatifçiliğin dünü bu günü ve yapılması gerekenleri konuştuk.  Yine gelip karşımıza bir duvar gibi dikilen bu günkü işgal koşulları içinde yaşatıldığımız durum çıktı. Kıbrıslıtürk toplumunu esir almış köle durumuna düşürmüş kurtarıcımızın yaptıkları dayandı anlımıza.

Kıbrıslılar Kooperatifçilikle 1909 yılında Lefkonuk köyünde ilk adımın atılması ile tanışmışlar. 1914 yılından sonra yaygınlaşmaya başladığını anlatan Zeki hoca 1974 Türkiye askeri harekatı sonrasında Rumlar tarafından bırakılan kooperatiflerin çoğunu batırdığımızı ve bu gün artık bir çoğunun faaliyette olmadığını söyledi.

Zeki Beşiktepeli bakınız bu konuyu nasıl değerlendiriyor. Kooperatifler, çeşitli kişi veya grupların, daha çok kazanç, daha çok üretim artışı elde etmek veya tükettikleri malları daha ucuza elde etmek amacı ile maddi, manevi güç ve olanaklarını birleştirdikleri örgütler olarak tanımlanmakta olduğunu vurgular.  Ekonomik ve toplumsal yönden konuyu ele aldığımızda kooperatiflerin ekonomik ve toplumsal zorunlulukların, toplumsal ve tarihsel gelişimin bir ürünü olduğunu görürüz. Nitekim tarihte ilk kooperatifçilik hareketinin 19. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin toplumlarda yarattığı sarsıntılardan en çok etkilenen İngiltere’de meydana gelmesi bir rastlantı değildir.

Soyo-ekonomik temeller üzerine inşa edilen Kapitalist sistemde fabrikaların ortaya çıkması ile küçük ölçekli üretimin, ilk defa büyük ölçekli üretimle karşı karşıya geldiğini ve bu yüzden küçüklerin büyüklere karşı kendilerini koruyabilmek için birleşme ihtiyacını duyduklarını ve bu uğurda güçlerini birleştirmeye çalıştıklarını görmekteyiz.

Nitekim ilk kooperatifçilik hareketleri 1850’lerde dünyada ortaya çıkmaya başlar ve bu hareketin öncülüğünü Robert Oven (İngiliz) gibi hayali sosyalistler yapar. Kısa zamanda bütün Avrupa’da hızla yayılan bu hareket; 1863 yılında Mithat Paşa’nın öncülüğünde “Memleket Sandığı”nın (Kredi Kooperatifi) kurulmasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nda, ilk Kredi Kooperatifi’nin 1909 yılında Lefkonuk köyünde kurulması ile kendini Kıbrıs’ta gösterir.

Kooperatifçiliğin ve kooperatif girişimciliğinin Kıbrıs gibi İngiliz Sömürgesi olan bir ülkede, Sömürge İdaresi tarafından teşvik edilip başlatılması ise dikkat çekici olup kooperatifler yer aldıkları ekonomik sistemlere göre şekil almaktadırlar.  Örneğin, kapitalist düzende İsrail’deki Kibutz’lara karşılık aynı biçimsel görüntüye sahip sosyalist düzenin, eski SSCB’deki Kolhoz’ları var. Üstelik İsrail’de kolektif mülkiyete dayalı Kibutz’lardan farklı olarak, bireysel mülkiyete dayalı kooperatif köyleri olan Moşav’lar da var. Bu da ayrı bir inceleme konusudur.

Kıbrıs’ta kooperatifçilik hareketi Kooperatifçilik hareketini Kıbrıs özelinde ele aldığımızda Kıbrıs’ın içinde yer aldığı sistemden ayrı olarak düşünülemeyeceği görülmektedir. Kıbrıs’ta İngiliz Sömürge İdaresi tarafından, kendi iç dinamiğiyle değil, yukarıdan aşağıya bir kapitalistleşme süreci yaşanmıştır. Bu gelişim süreci doğal olarak sömürge bir ülke olarak Kıbrıs’ta yapısal değişikliklere de yol açmıştır. Yukarıdan aşağıya kapitalistleşmeye paralel olarak “ticari tarım” geliştirilmiş ve kırsal kesimin kooperatifler aracılığıyla pazara yani piyasa ekonomisine açılması sağlanmıştır.1900’lü yılların başında Kıbrıs’ta yaşam düzeyinin çok düşük, yoksulluğun yaygın, eğitimin yetersiz, çiftçilerin ağır borç yükü altında tefeciler tarafından ezildiği, bir veya iki şilin karşılığında 12-14 saat çalışıldığı; bir şiline ise ancak iki buçuk okka ekmek alınabilindiği tarihi gerçekler olarak bilinmektedir.

Yine aynı yıllarda (1924) işçi sınıfının ilk örgütlenme hareketleri başlamış. Nitekim Limasol’da “İşçi Kulübü” kurulmuş, İşçi Kulübü’nün önderliğinde ise toprakları tefeciler tarafından ellerinden alınan Yermasoya, Gilan ve Piskobu köyleri mücadele için 1925’te örgütlenmişler; 1926’da ise Kıbrıs Komünist Partisi (KKK) kurulmuştur. Bu sosyo-ekonomik koşulların dayatması sonucu ortaya çıkan kooperatifçilik hareketi, İngiliz Sömürge döneminde, Lefkonuk köyünde, 22 Ekim 1909 tarihinde, köylüler tarafından ilk kredi kooperatifinin kurulmasıyla kendini gösterir.

Bu bağlamda ilk kooperatifler yasası 1914 yılında çıkmış, 1916’da ki yasa ile kooperatiflerin tescilleri yapılmış; 1925’te Agricultural Bank (Ziraat Bankası), 1938’de Kooperatif Merkez Bankası kurulmuş ve 1950’lerde ise tarımda makineleşme programına ağırlık verilmiştir.

1959’a kadar tek merkezli olan kooperatifçilik hareketinde Kooperatifler Mukayyidi İngiliz Sömürge İdaresi tarafından atanan İngiliz memurdu. Kooperatifçilik hareketi aynı zamanda diğer İngiliz Sömürgelerindeki memurların eğitim merkezi olma işlevini de yerine getirmiştir.

Kıbrıs'ın İngiliz sömürge valiliği  tarafından yönetildiği dönmede uygulamaya konan kooperatifçilik sistemi işgalci Türkiye tarafından ortadan kaldırılarak halk kapı kulu, hizmetkar konumuna getirilmiştir. Yaşasın anavatan...


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar