Tarihi binalarımıza verdiğimiz önem ve tarihi binamızın hazin...
Reklam
  • Reklam
Merter Refikoğlu

Merter Refikoğlu

Tarihi binalarımıza verdiğimiz önem ve tarihi binamızın hazin sonu

08 Şubat 2019 - 08:30

Geçtiğimiz haftanın gündemlerinden bir tanesi maalesef ki Belediyeler BirliğiAnıtlar Yüksek Kurulu temsilciliğinden alınmam oldu. Aslında ilk bakışta AYK’dan alınmam normal karşılanabilir, sonuçta bu görevi ömür boyu yürütmeyecektim. Ancak hiçbir bilgilendirme ve gerekçe gösterilmeden yapılan bu işlem bende olduğu gibi kamuoyunda da çok hoş karşılanmadı. Kktc şartlarında yapılan bu işlemi normal karşılamak gerek. Kktc’de solcu, sağcı, demokrat, orta yolcu fark etmez birilerini eleştirmenin bedelleri ağırdır. Yaptığınız işin bulunduğunuz konumun önemi yoktur, kimseyi eleştirmeyeceksiniz, sadece öveceksiniz.

Bu konudan çok daha önemli olan konu tarihi eserlerimize verdiğimiz önemdir. Bu nedenle bu haftaki konumuzu tarihi bir eserin hazin sonuna ayırmak istedik. LTB mühendislerinin 1. Derece listelenmiş tarihi binanın yıkılma isteği ile kurula gelmesi ile gündemimize gelen bu konuyu hemen araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalar ile Yenibakış Gazetesi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı haber büyük benzerlikleri taşıyor. Sadece binanın yıkılış şeklinde, LTB’nin binayı yıkıp yıkmadığı bilgisine ulaşamadım ancak gazetenin iddiası bu binayı LTB’nin yıktığı yönünde. Önemli olan binanın şu anda büyük ölçüde yıkılmış olmasıdır.

3 Şubat 2019 sabahı LTB ekipleri şirolarla binayı yıkmak için kapıya dayanıyor. Mal sahibi konuyu öğrendikten sonra avukatını olay yerine gönderiyor. Belediye ekipleri yıkım için buraya geldiklerini söylediği zaman,avukat izinleri olup olmadığını soruyor. İzinleri olduğunu söyleyen Belediye çalışanlarına avukat izni göstermelerini sorduğunda ise sözlü olarak bu izinleri olduğu avukata bildiriliyor. Avukat biraz mücadele edip, ekipleri binaya zarar vermeden geri gönderiyor.Belediye ekiplerinin yıkım izni olmaması ve LTB Başkanı’nın ilk gün söylediği yasalara saygıdan AYK’ya başvurulduğu konusu dikkat çekilmesi gerekli bir konudur. Çünkü AYK’ya başvurulmadan bina yıkılmaya gidiliyor.

3 Ocak’ta emellerine ulaşamayan LTB’si 4 Ocak 2019 tarihinde mal sahibine bir yazı yazıp gerekli önlemleri alması için topu mal sahibine atıyor. Bazı özel sebeplerinden dolayı mal sahiplerinin bu binayı ayağa kaldırma gücü yoktur. Mal Sahipleri bu binanın korunması için, başka amaçlar için kullanılması için LTB’ye devredilmesini bile teklif ediyorlar. LTB bu teklife rağmen kendi üzerinde olan sorumluluğu aileye devredebiliyor.

15 Ocak 2019 tarihinde LTB mühendisi AYK toplantısına katılıp bu binanın tehlike arz ettiğini ve bazı bölümlerinin yıkılması gerektiğini iletiyor. Burada AYK üyelerinin bu sonuca nerden ulaştığı sorusuna, mühendis uzaktan gözlem yolu ile cevabını veriyor. Aynı cevabı mal sahiplerine de verdiği bilgisi alınıyor. Ayrıca orada mal sahiplerinin tüm binayı yıkması isteğinde olduğunu söylüyor. Daha sonra mal sahibi ile yapılan görüşmede kesinlikle binanın tümünü yıkmak gibi bir düşünceleri olmadığı, öncelikle doğup büyüdükleri binayı korumak istediklerini belirtiyorlar.

15 Ocak AYK toplantısında yaşadığımız tartışmadan dolayı 16 Ocak 2019 Belediyeler Birliği toplantısında görevden alındım. Bugün 5 Şubat 2019 hala görevden alındığımı bildiren herhangi yazılı bir belge almadım. Hatta 16 Ocak’da görevden alınmış olmama rağmen 22 Ocak’ta yapılan toplantı davetini aldım ancak kendi kişisel yoğunluğumdan katılamadım. Görevden alınıp, davet edildiğim toplantıya katılmam ilginç olabilirdi.LTB Başkanı yapmış olduğu açıklamada, Merter’in görevden alınması AYK toplantısından önce olduğu yönünde idi, ancak toplantının 15 Ocak, görevden alınmanın 15 Ocak’tan sonraki bir gün olduğu açık.

Konumuza geri dönersek, AYK’nın ret kararının ardından yasaları iyice öğrenen LTB, mühendislerinin gözlem yolu ile tehlikeli olduğunu iddia ettikleri binayı belediye meclis kararı ile de tehlikeli ilan edip üç gün içerisinde gerekli önlemleri alması için mal sahibine tekrardan bir yazı tebliğ eder ve topu tekrardan mal sahibine atar. Mal sahibi de daha önce yazdığımız imkansızlıklardan kaynaklı olarak binaya bakımını, müdahale etmesinin imkansız olduğunu, gerekli müdahalenin LTB, Eski Eserler Dairesi tarafından yapılması 18 Ocak 2018 tarihli dilekçesinde yazıp mal sahibi de topu LTB ve Eski Eserler Dairesine atar. 

Bu top atışların arasında yüz yıldan fazla zamana tanıklık etmiş Lefkoşa’nın simgelerinden 1. Derece Tarihi Eser ya birileri ya da kendiliğinden büyük bölümü yıkılıyor. Bu yıkımda emeği geçen herkesi tarihin yazacağı açıktır. Bize geçmişten miras bırakılan ve geleceğimize aktarmamız gerekli kültürel mirasımızı korumak herkesin görevidir. Ve bu satırlar yazılırken Lefkoşa Suriçin’den tarihi bir binanın yıkıldığı bilgisi ile irkiliyoruz. Can kaybının olmaması büyük bir mutluluk ancak tarihi bir binamız daha maalesef ki yerle bir oluyor. Bu konuyu bir başka hafta değerlendireceğiz.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar