Akıncı-Özersay gerginliği
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Akıncı-Özersay gerginliği

20 Haziran 2019 - 08:52

   Dünün en çok konuşulan iki olayından biriydi Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın, kapalı kapılar ardında Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ile görüşmesi ve bu görüşmeyi Cumhurbaşkanı Akıncı’dan gizlemesi.

   Kıbrıstürk siyasi hayatında pek de görmeye alışık olmadığımız bu olay karşısında, yapılan açıklamalar Özersay’ın tavrının kabul edilemez olduğu yönünde olurken, bunun Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde atılmış bir “manevra” oyunu olduğunu konuşanların sayısı da az değil.

   Bu ülke seçmenlerinin oyları ile Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan ve kendisine “müzakere etme” görevi de verilen Akıncı’nın, bayramın birinci günü olan 4 Haziran’da gerçekleşen bu görüşmeden,  ne öncesinde, ne de sonrasında haberdar olmaması üst makamların arasında bir uçurum oluşturacaktır.

   Her şeyi bir kenara bırakın ve düşünün, denizde gerginliğin yaşandığı, müzakerelerin uzunca bir süredir durduğu ve karşılıklı açıklamaların yapıldığı, Spehar’ın nabız yokladığı bir dönemde, Dışişleri Bakanı, Kıbrıslırum liderle bir araya gelecek ve Kıbrıslıtürk lidere hiçbir şey söylemeyecek. Sır gibi saklanacak bu görüşme. Sonrasında da hasıraltına gizlenecek. Cumhurbaşkanı Akıncı da bu görüşmeyi öğrendikten sonra, Başbakan Tatar’a sorarak teyit edecek.

   Anastasiadis bir açıklama yayınlayarak bu görüşmeyi doğruladı ve “Sosyal içerikli olduğu zaman, kimlerle birlikte yemek yeyip yemeyeceğim hususunda izin almam gerektiğini düşünmüyorum” dedi.

   Kendisine yöneltilen (yoğun) tepkiler üzerine Özersay da bir açıklama yaptı ve “Sosyal yemekte eşlerle birlikte biraraya gelmem doğal bir şey. Cumhurbaşkanı Akıncı da AKEL lideri Kiprianu ile bir evde görüştüğü zaman, benim de haberim olmadı…” dedi.

   Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu aktardı olayın detaylarını basına ve Cumhurbaşkanı’na bu ziyaret öncesinde ve sonrasında bilgi verilmemesinin devlet geleneklerine ve ciddiyetine ters olduğunu söyledi.

   Yaşanan bu gelişmeler ışığında kafamda deli sorular oluştu…

   Dün ard arda gelen açıklamalar, tepkiler ve eleştiriler ışığında, şunu düşündüm durdum.

   Şimdi Özersay, Anastasiadis ile görüştü… Sosyal bir yemekti… Eşleri de katıldı bu yemeğe ve sosyal konular konuşuldu… Belki de her iki tarafta suçluların iadeleri de konuşuldu… Maraş bile konuşulmuş olabilir… Ve tüm bunların ne öncesinde, ne de sonrasında halkın oylarıyla seçilmiş, devletin başındaki Akıncı’ya bilgi verilmedi. Sadece Akıncı’dan değil topluma da söylenmedi, açıklanmadı… Peki Ankara’nın haberi var mıydı? Mesela Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun bu sosyal içerikli yemekten haberi var mıydı?

   Yoksa ondan da mı gizlendi?

   Ben Kudret Özersay’ın Ankara’dan habersiz böyle bir sosyal yemeğe katılacağını düşünmüyorum.

   Peki hani temiz toplum? Hani temiz siyaset? Hani şeffaflık?

   Ve Maraş konusu…

   Bakanlar Kurulu’ndan 1974 yılından beri atıl durumda, kapalı olarak bulunan Maraş’ın açılması konusunda adımlar atılması yönünde karar çıktı.

   Uzman bir ekip Maraş’a girecek ve taşınır, taşınmaz mülklerin listesini çıkaracak.

   Gözümüz aydın…

   Denizde gerginlik devam ediyor, ülkenin zirvesinde kavga var, müzakere masası kurulamıyor, yeni askeri üsler kurulması için çalışmalar var, iç karışıklıklar, huzursuzluk, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Maraş’ın açılması için de düğmeye basıldı.

   Varın yorumu siz yapın… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar