Baer ve Carnera'nın yumrukları arasında Schaaf
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Baer ve Carnera'nın yumrukları arasında Schaaf

11 Şubat 2019 - 07:51

Takvim yaprakları 10 Şubat 1933’ü gösterirken tüm gözler New York’ta düzenlenen boks organizasyonuna çevrilmişti. Bu karşılaşma Dünya ağır sıklet şampiyonluğu için adı geçen iki genç adamı karşı karşıya getirecekti. Boks otoriteleri henüz 25 yaşını doldurmamış Ernie Schaaf ile o dönem TIME dergisinin canavar olarak tanımladığı ve kapağında yer verdiği İtalyan aygırı Primo Carnera arasında gerçekleşecek olan bu müsabakadan kimin galip geleceğini kestiremiyordu.

Schaaf daha önce Max Baer ile karşılaşmış, gelecekte Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu olacak olan Baer’i ilk maçta mağlup etmiş, sonrasında yapılan ikinci maçta Baer’in darbelerine daha fazla dayanamamış bilincini kaybederek nakavt olmuştu. İşte bu müsabakadan 6 ay sonra organize edilmişti bu dev maç. 

Schaaf baş ağrılarından sürekli dert yansa da, birçokları önceki maçtan kalan hasarın beyinde tam olarak giderilmediği ve iyileşmediği yönünde görüş belirtiyorlardı.

Karşısındaki rakip de ringi dolduran, devasa boyutlarda bir sporcuydu. Carnera, 1.97 boyunda, 129 kiloydu. Devasa cüssesiyle yere sağlam basan, ağır yumrukları olan ve uzun boyuyla rakibine savunma bırakmayan bir yapıdaydı.

Bu avantajına rağmen zaman zaman çok zor anlar yaşıyordu Schaaf karşısında. Rauntlar peşi sıra geçilirken, 13’üncü raundun dong zili çaldığında, iki sporcu da yorulmuştu. 

Yorulan Schaaf karşısında, daha iri bir cüsseye sahip olan Carnera’nın avantajı belirgin bir şekilde avantaj sağlıyordu. 

Ardı ardına yumruklarını konuşturmaya başlayan Carnera’nın tüm gücünü toplayıp da çıkarttığı bir yumruk Schaaf’ı bir anda yere yıkar. Ring içerisinde komaya giren genç boksör, hemen hastaneye kaldırılmak istenir. 

Talihsiz boksör hastaneye kaldırılırken gözlerini sadece bir kez açar. Yanıbaşında annesi vardır. Annesi ona “İyi misin?” diye sorar, “İyiyim” cevabını verdikten sonra gözleri yeniden kapanır ve yeniden komaya girer.

Girdiği komadan çıkamayan Schaaf, müsabakadan 4 gün sonra yaşama gözlerini yumar.

14 Şubat 1933’te, sevgililer göz göze Aziz Valentine’nin gününde Sevgililer Günü’nü kutlarken, gözlerde buruk bir Schaaf acısı vardır. Boks çevreleri, ailesi ve Carnera’da fazlasıyla bu acıyı yaşamaktadır.

Görkemli bir cenaze töreniyle uğurlanırken Schaaf’ın ardından 29 Haziran 1933’te yeniden ringe çıkan Carnera’nın karşısında bu kez Jack Sharkey vardır.  6’ncı raunda kadar uzanan müsabakada Sharkey’in aklında hep Schaaf vardır. Genç boksörün hayatını kaybetmesinin travmasını üzerinden atamamıştır. Bu düşünceler arasında bir anda kendisini yere yığılmış bulur. Sonradan anlaşılacağı üzere Sharkey, hiçbir darbe almadan yere yığılmış, baygınlık geçirmiştir. Bunu yaşadığı psikolojiye bağlayanlar kadar, İtalyan kökenli olmasından dolayı mafyaya bulaşmış olabileceği düşünülen Carnera’nın, maç öncesinde planlattığını iddia edenlerin sayısı da az değildi.

Bu karşılaşmadan da galibiyetle ayrılmayı başaran Carnera’nın karşısında bu kez Baer vardır. 

14 Haziran 1934’te New York’ta Madison Square Garden Bowl’da düzenlenen ve Arthur Donovan’ın hakemliğini yaptığı müsabaka, 15 raunt üzerinden planlanmış ancak 11’inci rauntta tamamlanmıştı.

Karşılaşma öncesinde tüm kesimlerin favorisi peş peşe aldığı galibiyetlerle Carnera olarak gösteriliyordu. Bahisler de Carnera üzerine oynanıyordu ve bunlarda da İtalyan mafyasının da büyük bir katkısı vardı. 

52 bin 268 biletli seyirci karşısında oynanan karşılaşmanın ilk 10 raundu oynanırken ringde Carnera’nın üstünlüğü vardı. 

Ancak 11’inci rauntla birlikte rakibinin üzerine üzerine giden Baer, iki kez Carnera’yı yere düşürmeyi başardı. Yumruk darbelerinden bunalan ve ayakta durmakta güçlük çeken Carnera, Baer’in son yumruğuyla yere yıkılır ve hakem Donovan karşılaşmayı bitirir. 

Kazanan Baer’dir. Yani Schaaf ile yaptığı karşılaşmada, genç sporcuyu komaya sokan yumruklardı, Carnera’yı da yere seren. 

Belki de Schaaf’ın beyninin büyük ölçüde zarar görmesine de bu yumruklar sebep olmuştu, ancak ihale Carnera’ya kalmıştı. Carnera’ya ringi dar eden de yine Baer olmuştu.

Bu karşılaşma sonrasında bir böbreğini kaybeden Carnera, kariyerine profesyonel güreşte devam eder. 

Hayatı sinemaya ve edebiyata da uyarlanmıştı İtalyan aygırı Carnera’nın. Anthony Quinn’in başrolünde oynadığı “Requiem for a Heavyweight” ve Budd Schulberg’in romanı “The Harder They Fall” da okuyabilirsiniz Carnera’yı. Tesadüf ki her iki eserde de karşılaşmalarının sonuçları önceden bilinen bir boksör yaratılmıştı. Buna içerleyen Carnera, dava yoluna gitmiş ama istediğini alamamıştı.

1967’de hayatını kaybeden Carnera’nın ölümünden sonra da İtalyan yönetmen Renzo Martinelli tarafından hayatı filme çekilmişti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar