Gece kulüpleri konusu (!)
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Gece kulüpleri konusu (!)

11 Haziran 2019 - 08:40

   Adanın kuzeyinde gece kulüpleri tartışması devam ediyor.

   Ülkemiz yasaları kapsamında “fuhuş yapmak ve fuhuşa zorlamak” suç olarak açıklansa da, janjanlı ışıklar altında gece kulüplerinde fuhuş yapıldığı, Sağır Sultan tarafından da bilinmekte.

   Kıbrıs Gazetesi’nden Ceren Özbil de bu konuyu işledi dünkü sayfasında ve “Gece kulüpleri konusu unutuldu” dedi.

   İçişleri Bakanlığı’nın 2018 yılının Nisan ayında hazırladığı gece kulüpleri ile ilgili rapor, bu konudaki yasa dışı ve insan haklarına aykırı davranışları gözler önüne serdi. Ancak hâlâ bu sorunları çözecek ciddi bir adım atılmadı.

   İstismarın, baskının, insan hakkı ihlallerinin yaşandığı bu yerlerde yaşanan sıkıntıları, daha önce günlerce yazdık, dile getirdik… Sadece biz mi yazdık? Hayır… Mecliste bile konuşuldu bu konular. Hatta bir siyasi çıkıp da “Oraları kapatalım da 40 bin asker, 40 bin öğrenci var, beni mi halletsin!...” açıklaması da kayıtlara geçti bu ülkenin tarihinde.

   Ülkedeki gece kulüplerinde “konsomatristlerin yasaya aykırı bir şekilde seks işçisi olarak çalıştırıldığı”, “çalışma sırasında fiziksel şiddete maruz kaldığı” her ne kadar İçişleri Bakanlığı’nın 2018 yılının Nisan ayında hazırladığı Gece Kulüpleri Raporu’nda detaylı bir şekilde yer almış olsa da, beklenti dahilinde olan o kararlı müdahale de yapılmadı.

   Gazeteye konuşan Bağımsızlık Yolu Meclis Üyesi Avukat Cansu Nazlı, ülkede Ceza Yasası’na göre, fuhuş yaptırmanın ve fuhuş yapılmasına aracı olmanın açıkça bir suç olarak düzenlendiğini belirtti ancak yasal düzenlemeye rağmen her bölgede bulunan gece kulüplerinde fuhuş yaptırılmasına devletin göz yumduğunu anlattı.    

   Nazlı, gece kulüplerinde kadınların başta borç senedi imzalatılarak, kilit altında tutulduğunu ve polis tarafından pasaportlarına el konularak çalıştırıldıklarından burada seks işçiliği değil; seks köleliği koşullarının mevcut olduğunu belirtti.   

   Gece kulüplerinde çalışan kadınların hayatlarının dahi güvende olmadığından söz eden Nazlı “Gece kulüplerinde çalıştırılan kadınların yaşama haklarının dahi güvende olmadığı, buralarda gerçekleşen ‘şüpheli kadın ölümleri’, kadın cinayetleriyle de tescillidir” dedi.

   Kadınların kilit altında tutulduğu, borçlandırıldığı, pasaportlarına polis tarafından el konulduğu, seyahat özgürlüğü bulunmadığı ve ücret, izin, emeklilik gibi hiçbir çalışma ve sosyal güvenlik hakkından yararlanamadıkları koşullarda çalışmasının insanlık dışı bir durum olduğunu söyleyen Nazlı bunun adının kölelik olduğunun altını çizdi.   

   Kadın Eğitimi Kolektifi Aktivisti Nermin Sontaş da gazetedeki demecinde gece kulüplerinde hukuka uygun olmayan ve insan haklarını ihlal eden uygulamaları engellemek adına yapılacağı söylenen, seks işçiliği (köleliği) hakkındaki yasal düzenlemelerin sadece “sözde” kalacağına inandığını belirtti.    

   Sontaş, “geçtiğimiz sene yapılan Gece Kulüpleri Çalıştayı’na paydaş olarak gece kulübü sahiplerinin çağrılması gibi çarpık bir fikrin uygulanmasına şahit olduktan sonra, yasal düzenlemeler ne denli ‘iyi’ olursa olsun, hiçbir şekilde fayda sağlamayacağını görebiliyoruz. Seks köleliği, kadın özgürleşmesinin önüne aşılmaz bir duvar koymaktadır, bir an evvel bu duvar yıkılmalıdır. Gece kulüpleriyle ilgili yasaların iyileştirilmesi çözüm olamaz, gece kulüpleri tamamen kapatılmalıdır” şekilde konuştu. 

   Baraka Kültür Merkezi Aktivisti Zekiye Şentürkler de, gece kulüplerinde seks kölesi olarak çalışan kadınların sadece konsomatris olarak işe alındıkları ve yine sadece konsomasyon yaptıkları konusunda artık halkı inandıramayacaklarını anlamaları gerektiğini söyledi.    

   Yani günün sonunda yeni hükümetin öncelikleri arasında olmayan bir konu olarak kalacaktır gece kulüpleri ve bu gece kulüplerinde de yüzümüz kızara kızara “insan bedeni satılmaya” devam edilecektir. Utanacağız!!!


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar