"Hava Kirliliği ile Mücadele"
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

"Hava Kirliliği ile Mücadele"

07 Haziran 2019 - 08:15

   Dünya Çevre Günü’nü önceki gün geçtik. O güne özel yine çevre konuları konuşuldu uzun uzun ülkemizde de. ‘Ne kadar çevre dostuymuşuz da haberimiz yokmuş’ dedim içimden, çevre konusunda anlatılanları işitince… Herkes çevre dostu, herkes çevre konusunda duyarlı… Ancak kafamızı çevirip de sağa-sola bakınca çevrenin durumu da meydanda… Peki doğayı kim kirletiyor? Çevreyi kim mahvediyor? Kıbrıs’ı kimler yok ediyor?  

   Bu konu ile ilgili, çevresel bozuklukların etkilerini en iyi aktaran da Tabipler Birliği Başkanı Özlem Gürkut oldu. Uzun bir açıklama yaptı Gürkut ve Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini de paylaştı bu açıklamasında.

   Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyadaki tüm çocukların yüzde 93’ünden fazlasının insan sağlığı için güvenli kabul ettiği oranların üzerindeki kirlilik içeren havayı soluduğunu ve bunun sonucunda dünyada her yıl 600 bin çocuğun hava kirliliğine bağlı sebeplerle yaşamını yitirdiği açıklandı.

   Gürkut günün tarihi konusunda da açıklamalarda bulundu ve 5 Haziran 1972 tarihinde Birleşmiş Milletler Stockholm Konferansı’nda ilk kez insan sağlığı ve çevre arasındaki ilişki üzerinde durulduğunu ve bu günün Birleşmiş Milletler tarafından ‘Dünya Çevre Günü’ olarak kabul edildiğini anımsattı.

   2019 yılı Dünya Çevre Günü´nün temasının “Hava Kirliliği ile Mücadele” olarak belirlendiğini ve etkinliklere Çin’in ev sahipliği yapmasının kararlaştırıldığını söyleyen Gürkut, BM’nin, hükümetleri, sanayiyi ve bireyleri, yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojileri keşfetmek ve dünyadaki şehir ve bölgelerde hava kalitesini iyileştirmek için bir araya getirmeyi hedeflediğini belirtti.

   Günümüzde hava kirliliğinin küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunun şüphe götürmediğini, hava kirliliğinin, hem ev içi gibi kapalı alanlarda hem de açık alanlarda insanların sağlığını olumsuz etkilediğini dile getiren Gürkut, “Günümüzde sanayi tesisleri, otomobiller ve diğer ulaşım araçlarının açığa çıkardığı sağlığa zararlı gazlar, hava kirliliğinin en önemli kaynakları arasındadır.  Kirli hava partikülleri solunum yollarına, akciğerlere ve oradan da kan-dolaşım sistemine girerek insan sağlığına zarar vermektedir. Hava kirliliğine bağlı olarak, kalp hastalıkları, kanser, astım ve diğer solunum yolu hastalıkları gibi rahatsızlıklar görülebilmektedir” dedi.

   Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre artan nüfus, fosil yakıt tüketimi ve temiz yakıt ve teknolojilerinin kullanılmamasına bağlı olarak kirlenen hava nedeniyle günümüzde dünyada her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor.

   Dünya genelinde her yıl yaklaşık 7 milyon insan, yani saatte 800, dakikada 13 kişi, hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeni ile beklenenden erken ölüyor.

   Örgüt ayrıca, hava kirliliğinin yetişkinlerde kalp-dolaşım sistemindeki bozukluklara bağlı ölümlerin dörtte birinin sorumlusu olduğunu da açıkladı. Yani hava kirliliği bizi öldürüyor. Biz çevreyi kirletmeye, yok etmeye, onun dengesini bozmaya devam edelim.

   Yeniden Gürkut’un açıklamalarına dönelim…

   Dünyadaki tüm çocukların yüzde 93’ünden fazlası DSÖ’nün insan sağlığı için güvenli kabul ettiği oranların üzerindeki oranlarda kirlilik içeren hava soluduğunu, bunun sonucunda da dünyada her yıl 600 bin çocuğun hava kirliliğine bağlı sebeplerle yaşamını yitirdiğini ifade eden Gürkut, bundan başka kirli havaya maruz kalmanın çocukların beyin gelişimini, bilişsel ve motor gelişimini olumsuz etkilediğini ve ileriki yaşamlarında kronik hastalıklara yatkın hale gelmelerine neden olduğunu söyledi.

   Kuzey Kıbrıs’ta hava kalitesi ölçümlerinin 2002 yılından beri Çevre Koruma Dairesi tarafından yapıldığını belirten Gürkut,  “Ülkemizde trafikte artan araç sayısı, kış aylarında fosil yakıtlarla ısınma, özellikle ekonomik sıkıntıların etkileri ile son yıllarda artan odun/kömür sobaları, elektrik santrali bacası, gaminiler gibi bilinen hava kirliliği sebepleri mevcuttur” dedi.

   Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi kronik akciğer hastalıkları ve akciğer kanserinin giderek artan oranlarda görüldüğünü ve yaşam kayıplarına yol açtığını ifade eden Gürkut, yapılabilecekleri şöyle sıraladı;

   “Fosil yakıtlar yerine yenilenebilir, yeşil enerji kaynaklarını kullanmalı, karbondioksit ve metan gazı emisyonlarını azaltmak için önlem almalıyız. 

   Ülkemizde güneş enerjisinden yararlanma oranlarını artırmak için gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı ve teşvikleri sağlamalıyız. 

   Hava kalitesi ölçümlerini düzenli yapmalı, hava kirliliği kaynaklarını tespit ederek gerekli önlemleri almalıyız. 

   Çevre dostu ulaşım araçlarının kullanımını ve toplu taşıma yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını sağlamak için gerekli çalışmaları yapmalı, önlemler almalıyız”. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar