Gururlular ve Gurursuzlar
Reklam
  • Reklam
Yusuf Kısa

Yusuf Kısa

Merhaba

Gururlular ve Gurursuzlar

07 Mayıs 2019 - 07:45

Güney Kıbrıs son 15 gündür bir psikopat katilin cinayetleriyle sarsılıyor. Adamlar bu işte ihmali olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanı ve Polis Müdürünün kellesini istediler, bakan istifa etti, müdür ise Anastasiadis tarafından görevden alındı. Bu ve benzeri örnekler dünyanın çeşitli ülkelerinde sıklıkla görülen ve demokrasinin olmazsa olmazı. Siz vatandaşın oylarıyla ülkenin çıkar ve menfaatlerini korumak, insanınıza en çağdaş ve güvenilir koşulları oluşturmak amacıyla o koltuklara oturursunuz. Görev süreniz boyunca başarılı olursanız ve halk tarafından seçilmişseniz bir dönem daha göreve devam yönünde onay alırsınız, atanmışsanız ise terfi alıp bir üste çıkarsınız. Bizim ülkemizde ise bu kuralların tam tersi işlemekte.

*** 

KKTC devletini soyup soğana çevirenler, vatandaşın rızkını çalanlar istifa etme veya görevden alınma yerine, bilakis ödüllendirilmekte. Bu yazının amacı kişi veya kişileri karalayıp kamuoyu önünde küçük düşürmek veya deşifre etmek değil, burada anlatmaya çalıştığımız, dünyanın “Sahte veya Türkiye’nin alt yönetimi ” olarak nitelendirdiği ve bizim de bundan rahatsız olduğumuz devlet dediğimiz yapıya aslında onu yönettiğini iddia edenlerin bile inanmaması. kendi koydukları kuralları ise hiçe sayması. 36 yıl önce dünyaya adeta “Kafa” tutarak kurulan bu devlet kendi siyasetçisi, bürokratı, sendikası, yani kısaca yurttaşları tarafından soyup soğana çevrildi. Mecliste geçen yasalar kimi kesimlere çalıştırılırken, mutlu ve zengin azınlığa karşı demokles’in kılıcı kesemedi.

*** 

Bu eşitsiz yapı da ülkenin dejenere ve çürümesine neden oldu. En basit bir koltuğa oturan kendini vali, bir üst koltuğa yapışan ise ülkenin sahibi sandı ve böyle davrandı. Ahlaksızlık, kuralsızlık ve keyfilik öylesine tavan yaptı ki insanlar ülkesinden soğudu, ekmeğini gurbette aramaya başladı, vatanına küstü bir daha gelmemek üzere ülkeden ayrıldı. Bugüne kadar iktidara gelen ne sağcısı, ne solcusu ne de futbolcusu, vatandaşın arzu ettiği sistemi kurmak yerine kendi oluşturduğu statükosunu korumanın yollarını aradı. Bu mantık ise adanın kuzeyini adeta cehenneme çevirdi. Anayasasında “Sosyal devlet” ibaresi yer alan KKTC, halkına köle olmak yerine halkını firavun dönemindeki kölelerden daha aşağı bir sınıfın temsilcileri yaptı. Mevcut yapıyı eleştirenler ise ya Türkiye karşıtı ya da Rumcu ilan edildi.   

*** 

Dün Yeni Bakış’ın manşetinde yer aldığı gibi, ülke beceriksiz yöneticilerin elinde üretmek yerine avuç açar duruma geldi. Kendi halkını asalak haline getiren bu yapı içinde münferit bir iki olayın dışında bugüne kadar sorumlu mevkide kim veya kimler batırdıkları ülkenin hesabını yargı önünde verdi? veya görevlerini layıkıyla yapamadıkları için çıkıp adam gibi halktan özür dileyerek istifa etti? Hangi siyasetçi o beğenmediğimiz rumlar gibi onurlu bir davranış sergileyerek koltuğunu terk etti? Oysa istifa son derece erdemli ve saygı duyulan bir yöntemdir elbette işletebilene. İnsan bu örnekleri gördükten sonra ister istemez kendi kendine “acaba bizim ülkemizde tek bir onurlu siyasetçi veya üst düzey yönetici yok mu?” demekten kendini alamıyor. Bu konuda itirazı olan biri varsa eğer beri gelsin lütfen.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar