Yolsuzluk normalleştirildi
Reklam
  • Reklam

Yolsuzluk normalleştirildi

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, ülkede hesap verilebilir bir yapı olmadığını bu nedenle de yapanın yanına kar kalan bir ortam yaratıldığını kaydetti.

19 Mayıs 2017 - 09:19

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, yolsuzlukla mücadelenin önemini Yeni Bakış’a değerlendirdi. Başel, ülkede hesap verilebilirliğin olmadığını, yapanın yanına kar kalan bir ortam yaratıldığını, yolsuzluğun normalleştirilerek kültür haline dönüştüğünü söyledi.

Başel, böyle bir sistem içinde sokağa çıkıp eylem yapılmasıyla bir arpa boyu yol alınmadığına dikkat çekerek, yolsuzluk yapan kişilerin yargıya intikal etmediği ve yargının da bu kişiler için işlemediği sürece ülkedeki yolsuzluk kültürünün devam edeceğini kaydetti.

Başel, en kısa sürede adaletli bir toprak reformu yapılması gerektiğinin altını çizerek, özellikle kırsal kesimde yaşayan geçimini tarım ve hayvancılık üzerine kuran kesimin bu toprak reformundan faydalanması gerektiğini belirtti.

Deniz ABİDİN

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, ülkeye para girişi olmadığı zaman yolsuzluk dahilinde ülkenin kaynaklarını satarak, sahillerini peşkeş çekerek maaş ödenilen bir sistemin yaratıldığını belirtti. Başel, Türkiye’den ülkeye gelen kaynak devam ettiği sürece ve maaşlar ödendiği sürece kimsenin söz konusu sistemden şikayetçi olmadığını söyledi. Başel, ülkenin satılarak, belli yerlerinin peşkeş çekildiğini, sistemin bu şekilde yürüdüğünü belirterek, maaş ödemek ve sistemin sürekliliğini sağlamanın siyasi anlamda normalize edildiğini kaydetti.  Başel, yolsuzluğun normalleştirildiğini ifade ederek, Annan Planı’nın gündeme geldiği dönem Kıbrıslı Türklerin üzerinde fazla mülkün göründüğünü de anımsatarak şöyle devam etti,  “Cüzdanını bir insan masanın üzerinde bıraktığında ve izinsiz biri onun cüzdanını aldığı zamanki davranış ne ise bir kişinin mülkünü üzerine geçirmek de hırsızlıktır. Hırsızlığın kültür olduğu bir toplum içinde yolsuzluğun bir kültür haline dönüşmesini garipsememek gerekir. Sendikal hareketler ve sivil toplumdan zaman zaman tepkiler geliyor. Ne zaman ki bu toplum yolsuzluk yapanları oturduğu koltuktan alır ve yargıdan geçerek cezaevine gönderilmesini sağlar, o zaman toplum da temizdir diyebileceğiz”

Başel, böyle bir sistem içinde sokağa çıkıp eylem yapılmasıyla bir arpa boyu yol alınmadığına dikkat çekerek, söz konusu kişilerin yargıya intikal etmediği ve yargı bu kişiler için işlemediği sürece ülkedeki yolsuzluk kültürünün devam edeceğini kaydetti.

“Yapanın yanına kar kalan bir ortam yaratıldı”

Ülkede hesap verilebilirliğin olmadığını dile getiren Başel, yapanının yanına kar kalan bir ortam olduğunu, bu nedenle de yolsuzluğun kültür haline dönüştüğüne vurgu yaptı. Başel, KKTC’nin kuruluşundan bugüne kadar yapılan tüm yolsuzlukların hepsinin yargıya intikal etmesi ve cezalandırılması gerektiğinin altını çizdi. Başel, en kısa sürede adaletli bir toprak reformu yapılması gerektiğini belirterek, özellikle kırsal kesimde yaşayan geçimini tarım ve hayvancılık üzerine kuran kesimin bu toprak reformundan faydalanması gerektiğini söyledi.

“Kırsal kesimlere yatırım az”

Başel, kırsal kesimlere yatırımın az olduğunu ifade ederek, Lefkoşa, Girne gibi bölgelere  göçün olduğunun görülmekte olduğunu kaydetti. Yolsuzluklarda basının da büyük önemi olduğunu belirten Başel, yargıya intikal eden süreci de takip edip kamuoyunu bilinçlendirmesinin en önemli görevi olduğunu söyledi.

“Bırakılan açık kapılar siyasilere kapatılmalı”

Başel, şöyle devam etti, “Her şeyden önce bilinçli bir seçmen kitlesi oluşmalıdır. Halkın vergilerinin ya da bu ülkeye gelen kaynağın eşit dağılımı konusunda farkındalık düzeyinin artırılması gerekir. Ancak bunun önünde çok önemli engeller vardır. Örneğin gece kulübü sektörü, yasa dışı madde ile mücadele, insan ticareti, uluslararası suç anlamında merkez sayılabilecek yasa dışı çıkar örgütlerinin nemalandığı ve komisyon alarak maaş ödediği bir devlet yapısından söz ediyoruz. Bu sistem değişmek zorundadır. Bu değişmediği sürece kadın ticaretinde rüşveti meşru kılarsınız. Söz konusu gece kulüplerinde devlet zaten yasa dışılığa  ortaktır. Casino ve bet ofislerinde de yine yöneticilerin rüşvet alabilmesi için açık bir kapı bırakırsınız. Turizm yatırımları ya da sahillerin peşkeş çekilmesinde de yine açık bir kapı bırakırsınız. Açık kapı bırakma kararı sadece Bakanlar Kurulu kararıyla yetkili değil. Meclis kararıyla ülkeye yapılacak olan yatırımların veya oluşturulacak bir komisyon kararıyla denetlenmesi gerekmektedir. Bırakılan açık kapıların siyasilere kapatılması gerekmektedir”

“Kıbrıslı Türkler artık uyanmalıdır”

Başel, bazı Bakanların 65 yaşını doldurup emekli olmalarına rağmen bu sistem içinde çalışmış olduklarına dikkat çekerek, bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Başel, “Siyasi ahlak açısından bunların temizlenmesi gerekir. Toplum, sinelim bu da geçsin mantığından kurtulmalıdır. Kıbrıslı Türkler artık uyanmalıdır” dedi.

Bu haber 1151 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Siyasi akla ve mantığa aykırı
Siyasi akla ve mantığa aykırı
 Cezaevi her hastalığa gebe
Cezaevi her hastalığa gebe