"ÜLKE MAFYAYA TESLİM"

"ÜLKE MAFYAYA TESLİM"

Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan, Kıbrıs’ın Kuzeyinin uyuşturucu kaçakçılığının merkezi olduğunu belirterek, ülkenin uyuşturucu, gazino, bet, fuhuş gibi unsurlardan arınması gerektiğini söyledi

Editor: YeniBakış Editör
02 Haziran 2021 - 09:06
Reklam

Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan, son günlerde ortaya atılan iddiaların

suç duyurusu olduğunu ve adı geçen kişiler hakkında soruşturma açılması gerektiğini belirterek, bu ifadelerin ne kadarının doğru ne kadarının yanlış olduğunun araştırılması gerektiğinin altını çizdi.

 

Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün devam etmesini isteyen kesimlerin uluslararası hukukun dışında kalarak istedikleri yasadışılığı, istedikleri suçu ve istedikleri kaçakçılığı yapmak istediklerini söyleyen Korkmazhan, “ülkemizin suç ve suçlular ile dolmasını istemiyoruz. Bu memlekette ne uyuşturucu kaçakçılığına yer var ne de kara para aklamaya” diye konuştu.

 

“Mafyaların ve suçluların egemen olduğu bir ülkede yaşıyoruz” diyen Korkmazhan, birçok kurum ve bazı basın kuruluşlarının maddi veya manevi yöntemler ile teslim alındığına işaret etti.

 

Kutlu Adalı cinayetinin ise siyasi cinayet olduğundan söz eden Korkmazhan, dosyanın kapatılarak olayın üstünün örtüldüğünü belirtti. Korkmazhan, “Eğer ki polis ve savcılar Kutlu Adalı cinayetinin aydınlatılması yönünde herhangi bir çalışma yapmayacaklarsa memleketin aydınları ve Kutlu Adalı için adalet talep edenler ile çalışma başlatacağız” dedi.

 

 

Esengül AYKAÇ

Kutlu Adalı’nın düşüncelerinden ve fikirlerinden dolayı öldürüldüğünü söyleyen Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan, Türkiye Cumhuriyeti adına görevlendirildiği söylenen suçlu kişiler tarafından öldürüldüğünün açık olduğunu belirtti. Kutlu Adalı cinayetinin siyasi cinayet olduğundan söz eden Abdullah Korkmazhan, Kutlu Adalı dosyasının kapatılarak olayın üstünün örtüldüğüne dikkat çekerek, Kutlu Adalı cinayetinin üzerine ise gidilmediğini sözlerine ekledi.


“Kutlu Adalı cinayetinin sebepleri herkes tarafından biliniyor”

Son gelişmelerde Kutlu Adalı cinayetinde yeni bir gelişmenin olduğunu anlatan Abdullah Korkmazhan, son zamanlarda Kutlu Adalı cinayetine ilişkin itiraflar yapıldığını ifade ederek, Kutlu Adalı’nın öldürülmesinin altında yatan sebebin herkes tarafından bilindiği başka kaynaklar tarafından yeniden gün yüzüne çıkarıldığını kaydetti.


“Mafyaların ve suçluların egemen olduğu bir ülkede yaşıyoruz”

Normal demokratik bir ülkede yaşayanların getirisi nedeni ile adı geçenler ile ilgili Kutlu Adalı cinayetinin üzerine gidilerek soruşturma sürecinin başlaması gerektiğinden söz eden Abdullah Korkmazhan, demokratik bir ülkede yaşamadığımız için olayların üzerine gidilmek yerine daha fazla saklandığına işaret etti. Mafyanın ve suçluların egemen olduğu bir ülkede yaşadığımızı belirten Abdullah Korkmazhan, Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili soruşturmanın başlatılmamasının temel nedeninin gözle görüldüğünü anlattı. İşin içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğuna dikkat çeken Abdullah Korkmazhan, Türkiye Cumhuriyeti adına faaliyet yürüttüğünü, görevlendirildiğini söyleyen suçluların olduğunu belirterek, ülkemizde birtakım suçlular ve uyuşturucu kaçakçılarının olduğundan söz etti. Korkmazhan, Türkiye’nin dönemin askeri yetkilileri olup olayın açığa çıkmasının istenmediğini sözlerine ekledi.


“Cinayet aydınlatılarak Kutlu Adalı’nın itibarı iade edilmesi gerekiyor”

Mecliste Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili araştırma komisyonunun oluşmasının olumlu bir gelişme olduğundan bahseden Abdullah Korkmazhan, mecliste oluşturulan soruşturma komitesinin yetersiz olduğunu da söyleyerek ülkenin savcılarının ve polisinin bir an önce konu ile ilgili harekete geçecek adımlar atması gerektiğini belirtti. Kutlu Adalı cinayeti ile bağlantısı olan isimlerin tespit edilerek katillerin cezalandırılması gerektiği yönünde açıklamada bulunan Abdullah Korkmazhan, cinayetin aydınlatılarak Kutlu Adalı’nın itibarının iade edilmesi gerektiği yönünde görüşünün altını çizdi.


“Sivil toplum örgütleri ve siyasi örgütler ile temasa geçeceğiz”

Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili çalışmalarına ve mücadelelerine devam edeceklerini söyleyen Abdullah Korkmazhan, “Eğer ki polis ve savcılar Kutlu Adalı cinayetinin aydınlatılması yönünde herhangi bir çalışma yapmayacaklarsa memleketin aydınları ve gazeteciler ile Kutlu Adalı için adalet talep edenler ile çalışma başlatacağız. Bağımsız bir soruşturma komisyonu oluşturarak Kutlu Adalı cinayetinin arkasında durarak olayın aydınlatılması için elimizden gelen her çalışmayı yürüteceğiz” diyerek, mücadelelerini bir takım sivil toplum örgütleri ve siyasi örgütler ile birlikte temasa geçerek yapacaklarını duyurdu.


“Kıbrıs’ın Kuzeyi uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu”

Birçok kurum ve gazetenin maddi veya manevi yöntemler ile teslim alındığına dikkat çeken Abdullah Korkmazhan, son günlerde birçok basının Halil Falyalı ile ilgili ortaya konan düşünceleri ve iddiaları haberleştirdikleri için şu an siber saldırı yaşadıklarını anlattı. Bazı gazetecilerin ise tehdit aldıklarını ifade eden Abdullah Korkmazhan, Halil Falyalı ile ilgili haber yapan birçok gazetecinin iş tehdidi, şantaj ve baskı yaşadıklarına işaret etti. Gazetecilerin üzerine baskı uygulanması ve konu hakkında polis ve Başsavcılıktan herhangi bir girişim yapılmadığını ifade eden Abdullah Korkmazhan, Kıbrıs’ın Kuzey’inin uyuşturucu kaçakçılığının merkezi olduğunu yönünde çıkan haberlerin yeni olmadığına vurgu yaptı.


Halil Falyalı’nın mali faaliyetleri ‘iş faaliyetleri’ soruşturmaya tabi tutulması gerekiyor”

Kuzey Kıbrıs’ın kara para aklama yeri olduğuna ilişkin çıkan haberlerin yeni bir bilgi olmadığından söz eden Abdullah Korkmazhan, uyuşturucu ve kara para aklama hakkında çıkan haberlerin yeni olmamasının yanı sıra ilk kez uyuşturucu ve kara para aklama işlerinin içerisinde olan Sedat Peker’in yaşanılanları itiraf etmesi ile yeni olan durumun bundan ibaret olduğunu söyledi. Sedat Peker’in yapmış olduğu açıklamaların suç duyurusu olduğunu ve konu hakkında soruşturma açılması gerektiğine dikkat çeken Abdullah Korkmazhan, “Halil Falyalı’nın mali faaliyetleri ‘iş faaliyetleri’ soruşturmaya tabi tutulması gerekiyor. Bu ifadelerin ne kadarının doğru ne kadarının yanlış olduğunun araştırılması gerekiyor. Halil Falyalı hakkında ve herkes tarafından bilinen bir başka gerçek ise Amerika Birleşik Devletleri tarafından 5 yıldır kırımızı bültenle aranıyor olması. Nedeni ise uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama. Dolayısı ile Halil Falyalı soruşturulması gereken bir kişidir. Bu yönde adım atılması şarttır. Ülkemizin suç ve suçlular ile dolmasını istemiyoruz. Bu memlekette ne uyuşturucu kaçakçılığına yer var ne de kara para aklamaya” şeklinde konuşarak Kıbrıs’ın Kuzeyinin kara para aklama, uyuşturucu ticareti ve insan ticareti ile anılmaması gerektiğinin altını çizdi.


“Uluslararası hukukun dışında kalarak istedikleri yasadışılığı, istedikleri suçu ve istedikleri kaçakçılığı yapmak istiyorlar”

Konularda ismi geçen tek kişinin Halil Falyalı olmadığını ifade eden Abdullah Korkmazhan, kumarhanenin, fuhuş ve betin olduğu yerde uyuşturucunun yanı sıra her türlü suçun da olabileceğine işaret etti. Temel olanın bu memleketin uyuşturucu, gazino, bet, fuhuş gibi unsurlardan arınması gerektiğinin altını çizen Abdullah Korkmazhan, en önemlisi uluslararası hukukun içerisine girilmesi gerektiğini, suçluların uluslararası hukuktan kaçan suçluların Kıbrıs’ın kuzeyinde barınmaması gerektiğini belirtti. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün devam etmesini isteyen kesimlerin Kıbrıs’ın Kuzeyinin uluslararası hukukun dışında kalarak istedikleri yasadışı, istedikleri suçu ve istedikleri yasadışı kaçakçılığı istedikleri gibi yapmak istediklerini söyledi.


“Bertan Zaroğlu’nun vatandaşlığı iptal edilmelidir”

Ulusal Birlik Partisi’nin halkın iradesinin sandığa yansımasından korktukları için usulsüzlük ile verilen vatandaşlıkların yapıldığını anlatan Abdullah Korkmazhan, Ulusal Birlik Partisi’nin hükümette kalacaklarını ve seçimi kazanacaklarını düşündüklerini belirtti. Yeni vatandaşlık dağıtımının derhal durdurulması gerektiğinden söz eden Abdullah Korkmazhan, yeni vatandaşlığın artık verilmemesi gerektiğini kaydetti. Evlenen kişilerin vatandaşlık haklarının olması gerektiğini ifade eden Abdullah Korkmazhan, ülkeye çalışmak ve okumak için gelen kişilerin hangi milletten olursa olsun vatandaşlık verilmesinin zorunlu olmadığını kaydetti. Abdullah Korkmazhan, “Ülkeye gelen kişilerin insanca çalışacağı, insanca eğitim alacağı şartlarının sağlanması gerekiyor. Bürokrasinin çarkları yüzünden insanlar ezilmesin. Vatandaşlık vermek zorunda değiliz ve bunun da durdurulması gerekiyor. Kıbrıs Türk toplumunun siyasi iradesi şu an orta yerden kaldırılmak ile karşı karşıyadır. Bugüne kadar verilen yasadışı ve usulsüz vatandaşlıklar tespit edilerek yargıya taşınarak iptal edilmelidir. En başta da Bertan Zaroğlu’nun vatandaşlığı iptal edilmelidir. Bertan Zaroğlu bu memlekete milletvekili yapıldı ve Bertan Zaroğlu’nun bir günlük sosyal sigorta yatırımı yoktur, ama vatandaştır. Bu yasadışı bir vatandaşlıktır. Bunun gibi birçok vatandaşlık olup bunların da iptal edilmesi gerekmektedir” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Girne'de Ağır Yaralama !
Girne'de Ağır Yaralama !
“İP KOPTU”
“İP KOPTU”