ADALI SANATÇILARIMIZ SERHAN GAZİOĞLU

ADALI SANATÇILARIMIZ SERHAN GAZİOĞLU

Editor: Yeni Bakış Editör 2
04 Kasım 2019 - 12:10

Adalı Sanatçılarımız’da bu hafta Türkiye’deki Akbaba dergisinde çizgileri bulunan ve o zamandan beri mizahın çizgisel boyutu ile düşüncelerini herkese aktarmaya çalışan bir karikatür sanatçısı yoldaşım var.
Serhan Gazioğlu.
Ben sordum o cevaplandırdı ve sizlere de okumak kaldı.
 
E.H- ) Alışılmış beylik sorusu ile başlayalım sohbetimize. Serhan Gazioğlu kimdir, seni okuyucularımız nasıl tanıyabilirler veya seni okuyucularımıza nasıl tanıtabilirim?
M.S.G-) Geçtiğimiz asrın yarısında 12 Mart 1950 yılında farklı kültürel miraslarını içinde barındıran tarihi Mağusa’da doğdum.
İlkokula başlayana kadar Mağusa’da yaşadım.
İlkokul, ortaokul ve Lise yıllarım Lefkoşa’da geçti.
Liseye başladığım 1965 yılında kendi isteğim ile mücahit oldum. Mücahitlik üniversiteye gidene kadar (1969) devam etti.
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık fakültesinden 1969 yılında mezun olup adaya döndüm. Yüksek öğrenim dönemimde  bize öğretilenden çok farklı bir dünya, tarihsel ve siyasal gerçekler olduğunu fark ettim.
Üniversitede aldığım formasyona ek olarak Sol hareket ortamı bizi olayların ve olguların arkasındaki gerçekleri görebilme ve doğru olanı bulmak için aklı ve bilimsel sorgulamayı öğretti. Farkında olmayı belletti.
Özetle çevresel, toplumsal, siyasal, ekonomik, tarihsel ve kültürel olay ve gerçeklere duyarlı ve tepkili bir kişi olarak kendimi tanımlayabilirim.
Öte yandan halkların kardeşliğine inanan, birleşik bir Kıbrıs’ı savunan, barışçı, genellikle sakin ve hümanist bir dünyalıyım diyebilirim.

E.H-) Nedir karikatür ve karikatür yapmaya başlaman nasıl oluştu, bunu tetikleyen bir şeyler vardı muhakkak, bunları senin ağzından dinlemek iyi olur değil mi, ne dersin?
M:S:G-) En özet tanımıyla karikatür çizgi ile yapılan mizah demektir.
Mizah ise içinde gülerken düşündürmeyi barındırır.
Özellikle üniversite yıllarında mektuplaştığım arkadaşlara, yaşadıklarımı yazı yerine karikatür çizerek aktarıyordum.
O yıllarda yayınlanan Akbaba dergisinin Yusuf Ziya Ortaç anısına açtığı bir karikatür yarışmasına katılmıştım.
Karikatürüm Akbaba dergisinde yayınlanınca kendime güvenim arttı.
Dr. Kıvanç Diren’in teşvik ve önerisi ile Kıbrıs’la ilgili karikatür çizip Halkın Sesi gazetesinde yayınlamaya başladık.
Adaya döndükten sonra CTP’nin haftalık yayın organı YENİ DÜZEN gazetesinde uzun yıllar karikatürlerim yayınlandı.
Bunun yanında Mimarca, çağrı, Tabipler Birliği, Ktams, Hekimce Birleşik Kıbrıs Gazetesi, Afrika gazetesi, Yeniçağ gazetesi gibi meslek örgütleri ve yayın organlarında karikatürlerim yayınlandı.

E.H-) Karikatür sanatı bence birkaç çizgi ile kocaman bir romanı okuyucuya anlatmak gibi bir şeydir, beyinin lobları çok farklı çalışıyor olsa gerek karikatür çizerken, çünkü olayı anında bir kompozisyona sokmak ve aktarmak gerekir, yanılıyor muyum bu düşüncede?
M.S.G-) Karikatür sanatı bence birkaç çizgi ile kocaman bir romanı okuyucuya aktarmak gibi bir şeydir.

E.H-) Yaptığın karikatür sanatının bir akımı, bir evrensel ismi var olsa gerek, hangi akıma giriyor senin karikatürlerin?
M.S.G-) Ben karikatürü çocukluğumda Akbaba ve haftalık yayınlanan İngilizce Dandy  ve Beana dergilerinde gördüğüm çizgilerden etkilenerek sevdim.
Karikatürün verdiği mesajdan çok çizgiler beni etkiledi.
Basın için çizdiğim karikatürlerimde çoğunlukla yazı kullanmam, kelimelere farklı anlamlar yüklemiş olmama bakılırsa geleneksel Türk Karikatür Akımına daha yakınım.
Ancak karikatürlerimle verdiğim mesajlarda asla şovenizm yoktur.
Bu açıdan Neo Klasik akıma daha yakınım ve çizdiğim karikatürlerle yerelden evrensele ulaşmaya gayret ediyorum.

E.H-) Yukarıdaki soruya paralel olarak bizim ülkemizdeki karikatür sanatını nasıl yorumluyorsun, karikatür sanatçılarımız ve karikatürümüz ne durumda ?
M.S.G-) Yıllarca birbirlerinden habersiz çizerler olarak 1986 yılında bir araya gelerek K.T. Karikatürcüler Derneğini kurduk.
Kuruluş amaçlarımızdan birisi de evrensel olan dünya karikatürü ve karikatürcüleri ile irtibat kurmaktı.
Evrensel karikatür dili ise yazı değil çizgidir.
Bu bağlamda Musa Kayra, Hüseyin Çakmak, Alper Susuzlu, Cemal Tunceri, Mustafa Tozakı gibi çizerler isimlerini dünyaya duyururken, evrensel karikatür ve çizerlerle de buluşmuş oldular.
Kıbrıs Türk Karikatürü ve karikatürcülerinden  karikatür dünyası haberdardır.
Buna karşın Girne belediyesi dışındaki yerel yönetimler ile merkezi yönetim bizlere mesafeli durmayı tercih etmektedirler.

E.H-)  Şimdi senin karikatürlerine dönelim tekrardan, bize karikatürlerinden aldığın ulusal ve uluslararası ödüllerden, yarışmalardan bahsedelim, kaç eser sığdırdın sanat dağarcığına ve kaç ödülün var.
M.S.G-) Ben yarışmacı bir çizer değilim, yolun başından itibaren çizdiklerimle genelde insanlığa, özelde adanın iki tarafında acı çeken insanların sorunlarını, sandıktan çıkanların gözlerine kalemimle sokmaya çalıştım.
42 yıl boyunca çizdiğim karikatürlerin bazılarını iki kitapta topladım.
Bunların birincisi Uzun Lafın Kısası otuz yıl karikatürle 1975- 2005 yılında yaynlandı, ikincisi ise Ömer Dayı ve Bareyası, 2017 yılında yayınlandı.
Birinci kitap yayınlanıncaya kadar basında çizdiğim karikatürlerle ilgili kimseden leyhte veya aleyhte yazılı bir kiritik almamıştım.
Bu da moral bozucu bir durumdu.
O nedenle basılacak kitaplarımda kullanmak amacıyla karikatür politikam konusunda yoldaşlarım yanında dünya görüşlerimiz farklı olduğu hatta karikatürlerimde defalarca eleştirdiğim Cumhurbaşkanı R.R. Denktaş’tan düşüncelerini belirtecekleri birer yazı istedim.
Gelen tüm yazılarındaki yorumları samimi buldum ve bu da beni onurlandırdı.
Kitaplarımda yer alan bu görüşler benim için en değerli ödüllerdir.
Tabii bu benim düşüncem, yarışmalara katılan ve ödül alan tüm meslaktaşlarımı yürekten kutladım ve kutlarım.
Ödüller tanınma ve tanıtmada kilometre taşlarıdır ve sanatçıyı motive eder.
Bu arada benim de ulusal yarışmalarda ödüllerim ve uluslararası kurumlardan birkaç onur ödülüm var.
 
E.H-) Hemen hemen her sanatçı arkadaşıma sorduğum genel sorularım da var. Bunlar da  şunlardır. Özelden genele ve genelden de özele bakarsak ülke sanatımızın ve sanatçımızın durumunu nasıl yorumlarsın?
M.S.G-) Kültür düzeyi yüksek toplumlarda sanatçı mertebesine ulaşmış kişiler, gerek toplum, gerekse devlet nezdinde makbul gören kişiler olup saygı  görür ve onore edilirler.
Kaldı ki yetenekleri sezilen kişiler teşvik görürler.
Bizdeki durumla ilgili olarak kendi yaşanmışlığımdan bir örnek vereyim: 60’lı yılların başında Yapı Sanat Enstitüsünde öğrenciyken ev ödevi olarak çizdiğim bir resmi, resim öğretmenim benim çizmediğime kanaat getirerek soru yağmuruna tutmuştu.
Onun bu tavrı beni o kadar üzmüştü ki resme olan yeteneğime rağmen lise yıllarında seçmeli ders olarak müzik koluna devam ettim.
Biz karikatürcüler genel olarak kurulu düzene karşı olan insanlarız.
Yöneticiler yüzümüze gülseler de onlara göre sakıncalı insanlarız.
Gerçek demokrasinin cılız olduğu yerlerde bu beklenmeyen bir durum değildir.
40 yıldan uzun bir süredir basında sürekli çizmemize, toplumun bizi gerçek mesleklerimizle değil, karikatürcülüğümüzden tanıyor olmasına, ayrıca Uluslararası Karikatürcüler Federasyonu (FECO) üyesi olmamıza rağmen devlet bir yana, demokratik! Basın örgütleri dahi bizi bir basın emekçisi olarak görmemekte ve kurulu düzenele paralellik göstermektedirler.

E.H-) Sanatsal aktivitelerin dışında eminim hobilerin de vardır, biraz da bunlardan bahsedelim ve bir de hedeflerinden?
M.S.G-) Belki Mağusa’da doğmuş olmam, belki İstanbul’un deniz havasını koklamış olmam, ya da Balık burcundan olmamdan ötürü denizi, balığı ve amatör balıkçılığı çok severim.
İyi bir balıkçı olduğumu iddia edemem ama yıllardır amatör balıkçılık teknikleri, takımlar, yemler konularında birikmiş kitaplarım, internet ve balıkçılardan biriktirdiğim dosyalarım yanında kendi ellerimle yaptığım takımlar, ağırlıklar vardır.
En büyük hedefim zaman yaratıp pratik yapmaktır.

E.H-) Tekrardan sanata dönelim, sanatta bir devlet politikası gerekli mi, çünkü bazı arkadaşlar böyle bir düşüncenin iyi olacağını savunuyorlar, sen ne dersin?
M.S.G-)  Demokrasi koşullarında Devletten bahsediyorsak gerekli derim.
Ancak demokrasi denince devlet halk iktidarı anlamındadır.
Yani devlet halkı için vardır.
Bizde ise devlet belli bir zümreye ve hatta yabancı sermayeye hizmet için kurulmuştur.
Böyle bir devlet yapısında ancak “BELİRLİ SANATÇILAR” yarar sağlayabilir.

E.H-) Sanatımızın ve sanatçımızın evrensele ulaşması için sanatçı gözü ile bakarsak ne veya neler yapmamız gerekiyor?
M.S.G-) Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği üyeleri olarak evrensele ulaşmak için çabalarımız takdire şayandır.
Kıt imkanlarımıza rağmen üyelerimiz Uluslararası yarışmalara katılmak suretiyle evrensel olana yaklaşmada yol alıyorlar.
Bizim son 8 yıllık döemde Girne belediye başkanı Sn. Nidai Güngördü ile yakaladığımız bir şansımız oldu.
Derneğimizin Nidai Güngördü ve ekibi ile oluşturduğu komite sayesinde ilki ulusal, diğerleri uluslararası olmak üzere Zeytin Karikatürleri Yarışması düzenliyoruz.
Bu sayede uluslararası çizerlerle birlikte jüriler oluşturup, yine uluslararası çizerlerle buluşuyoruz.
Deneyimlerimizi, fikirlerimizi paylaşıyoruz. En önemlisi de Girne’yi, Kıbrıs’ı tanıtıyoruz.
Benim kişisel kuşkum bu olanakların Nidai başkanın görev süresi ile sınırlı kalacağıdır.
Çünkü bu çalışmalar krumsallaştırılabilse bile yeni gelecek olan başkan ve meclis üyeleri aynı duyarlılıkta olamayabilirler.

E.H-) Son soruyu sanatçı arkadaşlara bırakırım. Sorulmamış, söylenmemiş ne varsa diye son olarak neler söylemek istersin sevgili Serhan dostum ?
M.S.G-) Her türlü işgalden arınmış, bütün bir Kıbrıs’ta yaşayıp barış ortamında ölmek için uğraş vermek hedefimiz olsun.
Sevgili Serhan dostum, barış birgün gelecek ve güvercinler daha güzel uçacak, o zaman Ömer dayı ve Bareyası bizlere barış içerisindeki güzel Kıbrıs’ı anlatacaklar.
Ben buna inanıyorum.
Sevgili dostlar Serhan Gazioğlu dostumun Adalı Sanatçılarımız’daki cevaplarını ve bu cevaplardan süzülen düşüncelerini okudunuz.
Karikatür sanatınının yılmaz bir emekçisine buradan teşekkürlerimizi iletelim ve haftaya bir başka Adalı Sanatçılarımız’da buluşalım.
Haftaya kadar sanatla kalınız sanatsız yaşamayınız.
 

ANLAYANA !

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Duvara toslama kaçınılmaz!
Duvara toslama kaçınılmaz!
Terfi sınavı cezaevini karıştırdı
Terfi sınavı cezaevini karıştırdı