Akıl işi değil!

Akıl işi değil!

Kıbrıs Türk Tabipler Odası ve Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Eski Başkanı Dr.Cemal Mert, hükümetin aldığı kararlarla koronavirüs mücadelesinde en başa dönüldüğünü, akıl ve bilim dışı yönetim anlayışı ile halkta büyük bir güvensizliğe yol açtığını belirtti

Editor: Süperadmin
04 Temmuz 2020 - 11:59

Tarifeli uçak ve gemi seferlerine 1 Temmuz’dan sonra başlanmasıyla koronavirüsün yeniden görülmeye başlandığı ülkede toplum 3 ay önce duyduğu kaygıyı yeniden duymaya başladı. Yeni Bakış’a konuşan Dr.Cemal Mert, gerek karantina süreçleri, gerekse yapılan testlerbakımından hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın yönetmede zaafiyetinin olduğunu söyledi.

Mert, dünyada benzer şekilde kapanan ülkelerin bu süreç içerisinde pandemi hastaneleri oluşturduklarını, ilaç tedariklerini yaptıklarını ve hizmet verecek sağlık çalışanı kadrolarını eğittiklerini belirterek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde bırakın pandemi hastanesi yapmayı tüm eksikliklere rağmen kamu sağlık çalışanlarının büyük özverisiyle yürütülen diğer kamu sağlık hizmetleri bile kesintiye uğratılmıştır” dedi.

Mert, hükümetin verdiği hiçbir sözü zamanında yerine getirmediğini vurgulayarak, vaka sayısının artması durumunda bununla nasıl baş edilebileceği konusunda hiçbir düşünceninve planın olmadığını söyledi. Mert, “Nalbantoğlu Hastanesi yine pandemi hastanesine dönüştürülürse orada covid 19  dışındaki hastaların tedavisi nasıl yapılacak?”diye sordu.

Şükrü IRKIM

Kıbrıs Türk Tabipler Odası ve Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Eski Başkanı Dr.Cemal Mert, dünyanın hiç bilmediği bir virüs ve hastalıkla savaşmakta olduğunu ifade ederek, bilim insanlarının aydınlattığı ve açtığı yollardan ilerleyerek başarılı olmaya, can kayıplarının azaltılmaya çalışıldığını kaydetti. Mert, hastalığın düşük görüldüğü yerlerde PCR uygulamasını yapabileceklerini söyleyerek, fakat bu şekilde hastalığın aktif göründüğü ülkeler için bu yöntemin uygun olmadığını söyledi.

“Bir süre daha dikkatli olmamız gerekiyor”

Mert, “Biz bu virüsün artık dünyada bizimle birlikte var olacağını ve bir aşı bulunup aşılanarak bağışıklanmadığımız sürece virüsle karşılaşan her birimizin enfekte olacağını biliyoruz”dedi.Mert, ”Bir süre daha dikkatli olmalıyız,izolasyona dikkat edelim,sıkıntı henüz geçmedi.Bundan sonraki süreçte de dünyayı takip ederek bilimin dışına çıkmadan hareket etmek zorundayız”dedi.Mert, sağlık örgütlerinin hükümete ocak ayından beri virüse karşı hazırlık yapılması konusundaki tüm uyarılarına rağmen, sağlık alanında hiçbir iyileştirme yapılmaması nedeni ile ülkede görülen ilk vakayla birlikte, sağlık sistemini pandemiye karşı hazırlamak ve eksiklikleri gidermek için kapanmak zorunda kalındığını söyledi.

“Bütün ülkeler pandemi hastanesini kurdular bir biz hiçbirşey yapmadık”

Mert, dünyada benzer şekilde kapanan ülkelerin bu süreç içerisinde pandemi hastaneleri oluşturduklarını, ilaç tedariklerini yaptıklarını ve hizmet verecek sağlık çalışanı kadrolarını eğiterek organizasyonlarını tamamladıklarını belirterek, “dünyanın her yerinde günler ve haftalar içerisinde pandemi hastaneleri hazırlanmış, inşa edilmiştir. Kıbrıs’ın kuzeyinde bırakın pandemi hastanesi yapmayı tüm eksikliklere rağmen kamu sağlık çalışanlarının büyük özverisiyle yürütülen diğer kamu sağlık hizmetleri bile kesintiye uğratılmıştır. Bunun nedeni ise hükümetin hatalı bir kararla Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni pandemi hastanesi olarak belirlenmesi olmuştur”şeklinde konuştu.

“Halk olarak güvensizlik yaşıyoruz”

Mert, “En önemli kaygım pandemi sürecinin en başından beri gerek karantina süreçlerini,gerekse yapılan testler konusunda ve hastanenin pandemiye yönelik diğer hastaları da mağdur etmeyecek şekilde organizsyonu bakımından yaptıkları akıl dışı ve bilim dışı yönetim anlayışı ile bize halk olarak çok büyük güvensizlik yarattılar”diye konuştu. Mert, “1 Temmuz sonrasında özellikle deniz ve hava yolu ileTürkiye’den ve diğer ülkelerden gelecek olan insanlara uygulanması gereken prosedürlerin yeterince uygulanamadığını ve gereken hazırlıkların yapılmadığını görmek bizim güvensizliğimizi daha da artırmaktadır”şeklinde konuştu.

“Hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın yönetmede zaafiyetleri var”

Mert, hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın yönetmede zaafiyetlerinin olduğunu söyledi.Mert, yurt dışından gelen insanların karantina ve test süreçlerinin doğru yönetilmemesi ve gereken tedbirlerin alınmamasından dolayı yurt dışından gelecek olan pozitif vakaların ülkede en ufak bir temasları durumunda pozitif vakaları görme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.Mert, ülkenin güvenli bir şekilde yurt dışına açılabilmesinin temel şartının Covid-19 ve Covid-19 dışındaki hastalar için kamu sağlık hizmetlerinin yeterli hale getirilmesi olduğunu söyledi.Mert, “Yoğun bakımlar hazır hale getirilmeli, hizmet verecek sağlık personeli eğitilmeli ve izlenecek yol haritası planlanmalıdır. Tanı ve tarama amaçlı test kapasitesi artırılmalı, gerekli olacak bilgisayarlı tomografi, bronkoskopi gibi cihazlar, ilaç, malzeme ve kişisel koruyucu ekipman ihtiyaca uygun şekilde stoklanmalıdır”şeklinde konuştu.Mert, endişeli olduğunu ve bunun bir risk olduğunu kaydetti.

“Hükümetin tümünde yetenek ve kapasite yok”

Mert, 1 Temmuz’dan beri yaşanılanlara bakıldığında hükümetin yönetmede bir yeteneğinin ve kapasitenin olmadığının açıkça görüldüğünü belirterek, Tabipler Birliği’nin yürütmeyi durdurma ve karantinasız girişlerin iptali için açtığı bir dava olduğunu söyledi. Mert, “Gerekli önlemler alınmadığı takdirde karantinasız girişlerin ve bundan sonra yaşanılacak olan pandemi ile ilgili süreçlerin zaafiyete uğramaması için mahkemenin gerekli kararları almasını bekliyoruz”ifadelerini kullandı.

Mert, “Hem sağlık alanında hem de ekonomik alanda hükümetin yaratmış olduğu kaosa karşı birlik ve beraberlik içerisinde mücadele edip hükümeti doğru yola çekmeye çaba gösteriyoruz” diyen Mert, 10 Mart’tan itibaren gündemde olan pandemi hastanesinin hala yapılmamamış olmasının ciddi bir handikap olduğunu belirtti.

“Hükümet hiçbir sözünü yerine getirmiyor”

Mert, hükümetin verdiği hiçbir sözü zamanında yerine getirmediğini vurgulayarak, şu anda olası artan bir vaka durumunda bununla nasıl baş edilebileceği konusunda hiçbir düşüncesinin olmadığını söyledi. Mert, “Nalbantoğlu Hastanesi yine pandemi hastanesine dönüştürülürse orada covid dışındaki hastaların nasıl tedavisi yapılacak?”diye sorarak, risk grubunda olan 60 yaş ve üzerleri için hiçbir açıklama yapılmadığını kaydetti.Mert, aşı çıkana kadar korunulması gerektiğini ve bu süreçte hastaneye  bir yatağın dahi eklenmediğini söyleyerek, bu virüsten korunmak için yapılması ve  alınması gereken tedbirler olduğunu belirtti.

Mert,  “Bireysel olarak direncimizi artırıp hangi yaşta olursak olalım derhal sigara ve tütün ürünlerini kullanmaktan vazgeçeceğiz. Maskesiz sokağa çıkmamalıyız. Yaşlıları , organ nakli geçirmiş insanları, diyalize girenleri, diyabetlileri, thalasamialıları, kanserlileri, kalp hastalarını , organ yetmezliği olanları, akciğer rahatsızlığı olanları özel olarak korumalıyız. Onların temasını bir o kadar daha kısıtlamalıyız. Her iş yeri her daire standart hijen kurallarına uyarak ekstra tedbirler geliştirilmeli , bunları uymayanlara işlem yapılmamalı hatta ofis içine alınmamalıdır. Yapılacak olan işlem neyse sosyal mesafe kuralı uygulanmalıdır. Çalışanlar genel ve özel temizliklerine dikkat etmelidir. İşlem yaptıkları müşteri veya muhatabı da kurallara uymadıkları zaman mutlaka uyarmaktan geri kalmamalıdırlar”dedi.

“Tüm insanların bağışıklık kazanması durumunda virüs tamamen bitecek”

Mert, hastalığın tamamen bitmesinin üç şekilde mümkün olduğunu belirterek, “Tüm insanların bağışıklık kazanması, aşı bulunması ve ilaç bulunması”diyerek,  “Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı mesaj da toplumların %70’inin koronavirüsünü atlatması gerekir ki toplumsal bağışıklıktan söz edebilelim”diye konuştu.Mert, herhangi bir ülkede sağlıkla ilgili bir planlama yapabilmek için öncellikle ülke nüfusunu ve istatistik verileri bilmemiz gerektiğini söyledi.Mert, “Olaya tarih olarak değil bu şartların  yerine getirildiğini bize bilimsel olarak göstermeleri lazım ki artık adım adım hareket etmeye başlayalım”diye konuştu.

“Kararlar alınırken ortak akılla alınması gerekiyordu”

Mert, “Gönül isterdi ki bu kararlar alınırken daha ortak bir akılla,şeffaf olarak ve daha toplumu aydınlatıcı ve de bilgilendirici bir şekilde alınsaydı bu dönemi daha güzel bir şekilde geçirebilirdik”şeklinde konuştu. Mert, “El ele vermemiz ve ortak bir akılla bu sürecin üstesinden gelmeliyiz” diyerek, “benim önerim Sağlık Bakanlığı’nın maske ihtiyacını organize etmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı gibi Eczacılar Birliği üzerinden eczanelere maske dağıtımı yapılmasıdır”dedi.

“Bu dönemde yıkıcı değil yapıcı eleştiriler yapmamız lazım”

Mert, zor bir dönemden geçtiğimizi belirterek, “yıkcı eleştiriler değil yapıcı eleştiriler yapmamız lazım”dedi.Mert, bundan sonraki geleceğimizle ilgili kararlarda  uzman insanlarla geniş bir platformda buluşup KKTC’nin bu geldiğimiz güne kadar olan aksaklıkları düzeltecek şekilde ve yeni bir dünyaya ayak uyduracak şekilde yeniden planlamak gerektiğini kaydetti.

Mert, tarafsız ve uzman kişilerden oluşacak bir platformun bugün değilse bile illa ki yarın gerekli olacağını söyleyerek, “bu bir kriz komitesi olabilir,tarafsız bir platform olabilir ama illa ki dünyayı takip eden ve geleceği planlayan  uzman kişlilerden oluşan bir ekip olmalıdır”dedi.Mert, “Temennim en kısa sürede ülke olarak gerekli önlemleri ve tedbirleri alarak daha iyi hareket edip yaşayabilmektir” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Güney'de 13 yeni vaka
Güney'de 13 yeni vaka
"Toprağın altındayım ama nefes alıyorum"