İstemediği bir şey kalmamış

İsviçre'deki Mont Pelerin zirvesinde başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerde Rum lider Anastasiadis'in Cumhurbaşkanı Akıncı'ya sunduğu toprak taleplerini içeren belgede, bitmek bilmeyen istekleri günyüzüne çıktı İpleri salan Akıncı'ya soru: Anasti bu yüzü kimden buldu?

Remzi SAMAR

Mont Pelerin’deki yoğunlaştırılmış müzakerelerde Rumların bitmek bilmeyen istekleri gün yüzüne çıktı. Yeni Bakış’ın ulaştığı belgelerde Rum lider Anastasiadis’in Akıncı’ya sunduğu listeye göre; en önemli taleplerinin 100,000 (%60) Kıbrıslı Rum’un Kıbrıs Rum idaresi altına geçmesi olduğu dikkat çekti.

Hedef olarak yaklaşık yüzde 72.5 oranında toprak talep eden Anastasiadis, Kıbrıslı Türklere de yüze 27.5 oranında toprak verilmesini arzu ediyor. Yer değişimine geçildiği zaman Rum nüfusunun yoğun olarak yaşadığı yerler olması gerektiğine vurgu yapan Rum lider, Güzelyurt ve Mağusa’nın da olmazsa olmaz olduğunu dile getiriyor.

Duygusal bağ formülüne göre de Apostolos Andreas Manastrı, Barbanas, Salamis gibi tarihi yapıların Kıbrıs Türk idaresinden alınması gerektiğini belirten Anastasiadis, bu yapıların özel bölgeler ilan edilmesi gerektiğini arzuluyor. 

Kıyı şeridi Güney’e göre daha fazla olduğu bilinen KKTC’nin kıyı şeridinin daha aza indirilmek istendiği gözlemlenirken, kıyı hâkimiyetinin toprak oranlarına paralel olması gerektiği ifade ediliyor. Bunun yanı sıra istenen toprakların da verimli olması ön koşul olarak sunulması da isteklerin bitmediğini kanıtlar nitelikte yer alıyor.

Rum liderin Akıncı’ya sunduğu dikkat çeken bir diğer madde de Kıbrıs vatandaşı olmayanlar hakkında… Buna göre; eğer Kıbrıs’ta 5 ve daha fazla yıl yaşıyorsa, kendi ülkesine yerleşebilmek için maddi yardım talebinde bulunabilecek. Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra 5 yıl içinde bu kişilerin kendi ülkelerinde yeniden yerleşmesi için maddi yardım yapılacak.

İsviçre’deki Mont Pelerin zirvesinde başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerde Rum lider Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Akıncı’ya sunduğu toprak taleplerini içeren belgede, bitmek bilmeyen istekleri günyüzüne çıktı. Yeni Bakış’ın ulaştığı belgelerde Rum liderin talep ettiği kıstaslar şu şekilde yer alıyor.

Kıyı hakimiyeti: Kurucu eyaletlerin kıyılardaki hakimiyeti, toprak oranlarına paralel olmalıdır. Kıyılardaki bu adaletli dağılım, genel nüfusun, denizlerle ilgili kaynaklar ve ekonomik faaliyetlere nüfusun eşit ve adaletli bir şekilde yararlanmasına olanak verecektir.

Güzelyurt-Mağusa: İade edilecek topraklar, yer değişimin olduğu zaman Rum nüfusun yoğun olarak yaşadığı yerler olmalıdır. Örneğin Güzelyurt ve Mağusa…

Rum mülklerinin yoğun olduğu bölgeler:  İade edilecek topraklar, Rum mülklerinin yoğun olduğu yerler olmalıdır.

Dini ve kültürel yerler: Rumların kültürel, dini ve tarihsel bağlarının olduğunu yerler iade edilmelidir. Örneğin, Salamis, Engomi, Soli, Apostolos Barnabas, Apostolos Andreas…

Yüzde 27.5 Türklere: Kurucu eyaletlerin toprak oranları nüfus oranlarına uygun olmalıdır. Yüzde 72.5 Rum kurucu eyaleti, yüzde 27.5 Türk kurucu eyaleti olmalıdır. Nüfus yoğunluğunun tüm ülke çapında adaletli ve eşit dağılımı bunu gerektirir. Ancak bu durum, etnik olarak temiz kurucu eyalet anlamına gelmez.

Dini merkezler, Maroni köyleri: 3’üncü Viyana Anlaşması’nda Kapraz yarımadasında kalan Rum köyleri ve dini merkezler iade edilmelidir. Rum yönetimi altında olmak isteyecek Maroni köyleri de iade edilecek yerler arasında bulunmalıdır.

Rumlar Annan Planı’ndaki talepleri yetersiz buldu

Rum lider Anastasiadis’in Mont Pelerin’de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya sunduğu belgede yazanlar özetle şunlar:

Uzlaşmanın bir parçası olarak daima önemli bir toprak yüzölçümü oranının geri iadesi, uzlaşmanın vazgeçilmez unsurlarından biri ve müzakere etmemizin temeli, olmuştur. Böyle bir kesin durumun olmaması, yalnız müzakerelerin oluşmasını mümkün kılmaz; her durumda, daha az bir durum, referandumda başarılı olmaz.  2004 Annan Planın’nın başarısız olmasının nedenlerinden biri, Plan altında yetersiz toprağın iadesi idi.

Uzlaşma çerçevesinde, bu demektir ki, hem toprak yüzdesi bakımından hem de Plan’a göre Kıbrıslı Rum idaresi altında olacak kesin toprak açısından, Annan Planı altında iade edilecek tüm bölgelerin asgari toprak ayarlaması olmalısıdır.  İlaveten, bu belgede belirltilen sebepler ve kriterlere uygun olarak, Kıbrıs Rum tarafı ek bölgelerin de iadesini istemektedir.  Hem alan hem de kapsam açısından, Rum tarafı, aynı durumun özel/federal rejim alanları için de geçerli olduğunu istemektedir.

A.  Bu amaca yönelik başlıca nedenler şunlardır:

1.  Gerek Kıbrıslı Rumlar gerekse de Kıbrıslı Türkler için, yerlerinden edilmeleri sırasında nerede ikamet ettikleri konusunda geri dönüş hakkı.  Bu, mülk sahipliğinden bağımsız olarak, yerinden edilmiş her kişilye uygulanır.  Amacımız, mümkün olduğu kadar çok sayıda Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Rum idaresi altına dönmesi; yerinden edilmiş geride kalan kişilerin haklarını kullanarak Kıbrıs Türk idaresi altına dönmesi. Toprak ayarlamasında bizim, her zaman, en başta olan amacımız, en azından yerinden edilen 100,000 (%60) Kıbrıslı Rum’un Kıbrıs Rum idaresi altına geçmesidir.

2.  Her kurucu devlete tahsis edilecek olan toprağın amacı, her bir toplumun nüfüs yüzdesine orantılı olan alan yüzdesi, hedef olarak yaklaşık %72.5 KR kurucu devletine ve %27.5 KT kurucu devletine.  Bu, toprağı adil bir şekilde tahsis etmek ve kurucu devletlerin etnik açıdan temiz olacağını önermemek için, her bir kurucu devletteki nüfus analojisini bir bütün olarak ülke nüfusu ile ilişkili olarak tahmin etmenin bir yoludur.

3.  Her kurucu devlete tahsis edilecek olan kıyı şeridinin amacı, kendi alanının yüzdesine denk gelmesi.  Bunun gereği, kıyı şeridinin adil bir şekilde dağılımına, kıyı alanlarının olan mülkiyete saygı duyulmasına, nüfusun daha büyük bir kısmının kıyı ve denizle ile ilgili geçim kaynaklarını takip etmesine imkân tanımasına ve her bir kurucu devletin Kıbrıs'la ilgili ekonomik faaliyete sahip olmasını sağlaması ve kıyı şeridinin büyüklüğü ve nüfusuyla orantılı olması.

4. Mağusa ve Omorfo gibi yerlerinden edilmeleri zamanında çoğunlukla ya da sadece münhasıran Kıbrıslı Rumlar tarafından ikamet edilen toprağın iadesi.

5. Yüksek yoğonlukta Kıbrıslı Rum mülkiyetinde olan toprağın iadesi.

6. Kıbrıslı Rum toplumuna özgü ve tarihi, kültrel veya dini açıdan önemli olan toprağın iadesi; örneğin Salamis, Engomi, Vouni-Soli, Apostolos  dugusal Varnavas and Apostolos Andreas.  

7. Özel durumları veya statüsü olan toprağın iadesi:  Kıbrıs Ruma iadaresi altına olmak isteyen Karpaz yarım adasında ve 3’üncü Viyana Anlaşması kapsamında olan bölgede yaygın Rum köyleri ve dini bölgeler, hakiki sahibpleri olan kompleks Maronit köylerinin vb... Bu makalede yer alan yerlere yapılan atıfta, Kıbrıs Türk yönetimi altında kalacak olan alan veya yerler ile  Kıbrıslı Rumlarının duygusal bağlarını tabii ki halel getirmez.

8. Mülkiyet anlaşmasının1 maliyetinde önemli azalma.

B. Toprak düzenlenmesinde dikkate alınması gereken diğer kriter ve faktörler:

1. Kıbrıs Rum idaresindeki Kıbrıslı Rumlarının geri dönmelerindeki sayının en üst düzey hedefinin ötesinde, Kıbrıs Rum tarafı iade edilecek toprak kalitesiyle de ilgilenmektedir.  Bunlar, arazinin işlevselliği2, tarım elverişli dahil olmak üzere iktisadi üretime uygunluğu, jeomorfolijisi, konut/ticaret/endüstriel/turizm kalkınma potansiyeli,  Içinde bulunduğu kurucu devletde özerk olarak işlevini yapma kabiliyetine bağlı olarak ölçülebilir.

2. Her bir kurucu devlette altyapının ve hizmetlerin özerk işleyişinin güvence altına alınmasının yanı sıra, bölgesel düzenlemenin gelecekte ada genelinde planlama imkânı sağlayacak, ada genelinde bir ulaşım sistemi ve ada çapında iletişim ağları sağlanacak şekilde tasarlanması gerekir.  Tüm vatandaşlara hizmet etmeyi, turizmi çekmeyi, gelişmeyi teşvik etmeyi ve bir bütün olarak ülkeye ekonomik yatırımlar yapmayı hedefleyen ulusal projeler.

3. İki kurucu devleti birbirinden ayıran çizgi keyfi olamaz. 1974'te belirli bir bölgede yaşayan nüfus veya belli bir topluluğun bir alana yapabileceği diğer bağlantılar gibi kriterler temelinde organize edilmelidir.

4. Yerleşimin yürürlüğe girmesiyle, toprak ayarlamasına tabi olan tüm bölgeler derhal kurucu devletin bir parçası olarak onun de jure kontrolüne tabi olacaktır. Kurucu develetin içinde yer alacak olan Maraş’ın çitlerle çevrili bölgesi, tampon bölge ve ıssız alanlar da, fiilen kurucu debletin denetimi altına girecek.  Toprak ayarlamasına tabi alanlarda halehazırda yaşayanlar, süresi daha sonra belirlenecek bir geçiş dönemi içerisinde, dahili vatandaş olacaklar ve kurucu devletin fiili kontrolü altında olacaklar.  Toprak ayarlamalarını gerçekleştirmek için zaman çizelgesi Annan Planında öngörülen süreden daha kısa olmalıdır.

5. Bölgesel düzenlemeye tabi alanlardan taşınacak sınırlı mali imkânlara sahip insanlara mümkün olduğu kadar yardım imkânı sağlanacak ve uygun alternatif konaklama alanlarına erişim sağlanacaktır.  Yaşlılara ve küçük çocuklu ailelere öncelik tanınacaktır.  Mümkün olduğunca, Kıbrıslı Türk köyleri ve mülkleri toprak ayarlamasına dahil edilmeyecektir.

6.  Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihte, toprak düzenlemesine tabi olan bölgelerde yaşayan ve en az beş yıl Kıbrıs'ta ikamet eden Kıbrıs vatandaşları dışındaki kişiler, kendi ülkelerine taşınmaları için mali yardım talebinde bulunabilirler.  Bu tür yardımlar, kendi ülkelerine döndükten sonra, çözümün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde ödenebilecek hibeler biçiminde olacaktır.

7.  Bölgesel ayarlamaya tabi alanlardaki tüm mülklerin eski haline getirilmesi kuralından etkilenen kişilerin bu bölgelerden taşınması beklenir.  Toprak düzeltilmesi kapsamındaki bazı bölgelerde, Kıbrıslı Rum tarafı, tasarrufu kaybeden mal sahibinin önceliğinin etkilenmediği açık olması koşuluyla bazı alternatiflerini değerlendirebilir.

8.  Bölgenin geri iadesi için diğer tüm iddiaların meşruluğuna ve çitlerle çevrili Maraş bölgesinin ve çitlerle çevrili alanın batısında İngiliz Üssüne kadar olan alana verilen özel öncelik dikkate alınmaksızın, iadesinin vazgeçilmezliği imkansız olan Omorfo bölgesinin de özel olarak dile getirilmesi gerekir.  Kıbrıs Rum tarafı, Omorfo bölgesinin geri iadesinin olmaksızın bir anlaşmayı asla kabul etmeyecek ve geri iadesini içermeyen bir anlaşma tamamen haksızdır ve kabul edilemez.

9.  Kıbrıs'taki tüm Kıbrıslı’ların insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı - nerede yaşayacakları, dolaşım özgürlüğü, din özgürlüğü, eğitim ve kültür hakkı – toprak düzenlemesinden etkilenmeyecektir.  Federasyonun iki toplumlu iki bölgeli karakteri, oy haklarının kullanılmasına ilişkin usullerle ilgili uygun önlemler vasıtasıyla korunacaktır.

10. Bölgesel düzenlemeyi temsil eden coğrafi koordinatlar, haritayla birlikte, anlaşmaya eklenecek ve uzmanlardan oluşan bir komite tarafından (3 Kıbrıslı Rum ve 3 Kıbrıslı Türk) yeryüzündeki kurucu devlet çizgilerini açıklayacak.

 

Bölgesel düzenlemeden bağımsız olarak, özel önem arzeden bazı yerler, federal korumayla ilan edilecek ve günlük idarelerden sorumlu tutulmaksızın Dünya Mirası Listesi olarak UNESCO'ya kayıtlı olacaktır (Örneğin: Salamis, Vouni-Soli, Apostolos Varnavas, Apostolos Andreas, Hala SultanTekkesi, vb).