“Biz kabile değiliz”

“Biz kabile değiliz”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Kıbrıslı Türklerin içinde bulunduğu durumun sürdürülemez olduğunu belirterek, “Bu durum, bir tür bataklık. Sürekli mutsuzluk, çaresizlik üretiyor” dedi

Editor: Süperadmin
21 Ekim 2019 - 09:47

CTP Milletvekili Asım Akansoy, başta UBP olmak üzere, Kıbrıs Türk sağının ciddi bir yanlış üzerinden hareket ettiğini, onun da, Türkiye’nin farklı hassasiyetleri üzerinden politika yapmak olduğunu, Türkiye ile iyi ilişki kurmanın hepimiz için önemli olduğunu, ancak siyaseti ve toplumsal değerleri yitirmeden bunu yapmanın  şart olduğunu vurguladı.  

 

Akansoy, Kıbrıslı Türklerin kabile olmadığını, bunun idrakinde olunması gerektiğinin altını çizdi. Akansoy,  burası ayrı bir devlettir görüşünü gece gündüz tekrarlayanların, günlük siyasi çıkar, koltuk oyunları nedeniyle, burasının Türkiye’nin alt yönetimdir görüşünü her gün çoğalttığını belirtti.

 

Akansoy,  “Kıbrıslı Türklerin sorunları olduğunu, bunları kendi toplumsal kültürleri, kimlikleri içinde çözmek istiyorlar. Kıbrıslı Türkler haysiyet sahibi bir halktır, tüm halklar gibi.” diyen Akansoy, “müdahaleyi kabul etmezler. Biatı kabul etmezler, icazeti kabul etmezler. Edenlerin ardından da yürümezler. Biraz yakın tarihimize bakınız. Dolayısıyla evet, halkın temsiliyeti bağlamında dik duruş önemlidir. Çatışmadan ancak dik durarak, bilgi temelli bir gelecek vizyonu olmalıdır” diye konuştu.

 

“Cumhurbaşkanı bir açıklama yaptı, beğenmeyenler eleştirebilir. Ancak kimse Kıbrıslı Türk toplumunu bölemez. Seçimler olur destekler veya desteklemezsiniz. Ama kalkıp da Türkiye üzerinden iç siyaset yaparsanız, Türkiye üzerinden ayar çekerseniz açık söyleyim, sizin bu halk için değeriniz sıfırdır. Türkiyeliler bizim kardeşimizdir. Her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz. Birbirimize zarar gelmesin isteriz, çaba gösteririz. Ancak her değişen hükümetle buradaki siyasi dengeleri, toplumsal demokratik değerleri yerle bir etmeye kimin ne hakkı var ? Buna bizim kadar Türkiye’nin temsilcileri de dikkat etmelidir.”

 

“Kim ne derse desin, Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarları çözüm ile ilgili uluslararası hukuk metinlerinde saklıdır” diyen Akansoy, “Bu bağlamda biz çözümü BM Güvenlik konseyi kararları bağlamında ilerleteceğiz. Çözüme kadar olan süreci de aynı şekilde bu bağlam üzerinden ileriye taşıyacağız. Kıbrıslı Türklerin, Doğrudan Ticaret Tüzüğü gibi, ekonomik sorunlarını kısmen aşacak, kapalı Maraş gibi, varolan duruma yeni boyutlar kazandıracak hamlelerini de aynı şekilde uluslararası hukuk eksenli ileri taşıyacağız” dedi.

 

Deniz ABİDİN

CTP Milletvekili Asım Akansoy, uzun süredir Ortadoğu’da süren sorunlar ve yarattığı istikrarsızlığın neredeyse tüm ülkeleri sırasıyla etkilediğini belirterek, “sınırlar değişmese de rejimler değişiyor, siyasi güç dengeleri değişiyor, eski rejimler sözde daha demokratik ve özgürlükçü güçlerin eline geçiyor” dedi. Akansoy, bugün ortaya çıkan manzaranın gerçekten bölge halklarının daha da sefalet içerisinde olduğunu gösterdiğini ifade ederek,  Avrupa ülkelerinin, ABD ve yandaşlarının, NATO’nun, bu ülkelerdeki sözde değişimin tetikçisi olarak, yeni düzenin kendi beklentileri, taraftarları üzerinden şekillenmesi için yapmadığı yıkım kalmadığını söyledi. Akansoy,  Ortadoğu’nun acının coğrafyasına döndüğünü söyleyerek, dikta rejimlerinin baskısı altındaki halkların, bugün yine farklı güç odakları, dini çevreler üzerinden kaos ve sefalete sürüklendiğini belirtti. Akansoy,  bunun ana nedeninin dünyada uluslararası ilişkileri dengeleyen yapılardaki değişim olduğunu söyleyerek, soğuk savaş sonrası dönemin, büyük bir kaotik kabarmayla, özgürlük ve demokrasi yerine, baskı, eşitsizlik, sefalet ve istikrarsızlık ürettiğini kaydetti. Akansoy, Suriye’nin özellikle Rusya’nın ülke ile tarihsel bağlarının açıkça devreye girmesi ile kendi statükosunu yarattığına vurgu yaparak, şunları belirtti, “Yarattı,  ancak orada da bir istikrar, Suriye halklarının kendi kaderlerini tayin edecekleri bir ortam oluşamadı. ABD ve Rusya arasındaki güç savaşı yanında İtalya ve Fransa’nın bölgede rol araması; Kürtlerin, Rojava kantonu yaratarak, Araplar, Süryaniler ve Yezidilerle birlikte Kuzey Suriye’de kendilerini var etme girişiminde bulunması; Esad’ın Rusya’dan yana bir duruş sergilemesi; Batı ülkelerin İŞİD’in bölgeden temizlenmesi üzerinden hareketle bölgede bulunma hakkını kendinde görmesi; Türkiye’nin Suriye’deki istikrarsızlığı kendi ülkesi için bir tehdit olarak kabul edip Suriye’nin yeniden yapılanmasına dahil olma çabası ve sadece siyasi veya güvenlik endişeleri üzerinden değil, fosil yatakları ve bunların transferi üzerinden konum alma çabaları ortaya büyük bir kaos çıkardı.”

“Bölge halkları artık acı çekmeden yaşamalı”

Asım Akansoy, “Kim haklı kim haksız diye bakacak olursak, Öncelik söz hakkı Suriyelilerindir diye düşünmeliyiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü esas olmalı ve nasıl bir düzen şekilleneceğine ne Putin ne de Trump karar vermeli, Suriyeliler belirleyici rol oynamalıdır” diyerek,  çok etnik yapılı bir ülke olan Suriye’nin kendi iç düzeninin ise hiçbir ülke için bir tehdit unsuruna dönüşmemesi gerektiğini,  Suriye devlet yapısının zayıflığının bu dağınıklığı ortaya çıkarmakta olduğunu kaydetti. “Tüm bölge ülkelerinin parmağı içerde! Suriye halklarının nasıl bir siyasi düzende yaşayacaklarına dışardan kimse karar veremez, ancak bir otorite boşluğu varsa ki var, bu giderilene kadar da geçici önlem almak, belli uluslararası ilkeler bağlamında anlaşılırdır. Yeter ki kalıcı müdahalelerden kaçınılsın, bir devletin toprak bütünlüğüne bağlı kalınsın, uluslararası hukuk ayaklar altına alınmasın ve halkların kendi kaderine sahip çıkma ilkesine saygı durulsun” diyen  Akansoy, bu konunun milliyetçi reflekslerle asla değerlendirilemeyeceğini, kim ne isterse desin, bölge halklarının artık acı çekmeden, refah içinde yaşamasının en doğal hakları olduğunu söyledi.

“ABD eski ABD değil, dünyada statüko sarsılıyor”

Akansoy, “ABD eski ABD değil, dünyada statüko sarsılıyor. Bunun nasıl şekilleneceğini öngörmek çok zor. Kapitalizm, kendi yarattığı yıkımın sonuna geldi. Dünyada emperyalist ülkelerin paylaştığı kaynaklar azaldı. Kendi refahları için emperyalist müdahaleler ve küresel bütünleşmeler yerini, geri çekilmelere bırakıyor. İngiltere ve ABD’yi iyi izlemek lazım. Kapitalizm gelişmesini insanlığı yok oluşa sürükleyerek sürdürüyor. Küresel ekolojik yıkım üst düzeyde. Ve tüm gelişmeler birbiriyle bağlantılı.” diye konuştu.

 

“Yeni bir döneme doğru gireceğiz. Görüntü bu”

Akansoy, “Demokrasiyi yerle bir eden, otokrasiyi yaygınlaştıran kapitalizmin albenili aşaması Neoliberalizm de büyük kriz içerisinde. İnsanlar dayatma paketlere ve demokrasinin daraltılmasından dolayı dünyanın dört bir yanında ayaklanmış durumda. Hong Kong’a, Fransa’ya, Lübnan’a bir bakalım… Konu aynı. Eşitsizlik, temsiliyet krizi yaratan, refahı toplumların en üst marjinal kesimlerine dağıtan sistemlere karşı direniş büyük. İnanıyorum ki başka bir dünyaya olan ihtiyaç bugün en üst düzeye doğru evriliyor” diyerek,  “adı ne isterse olsun, eşitliğin, özgürlüğün ve demokrasinin öne çıkacağı yeni bir döneme doğru gireceğiz. Görüntü bu. Bunu yaratmadan, ne küresel güvenlik düzeni ne küresel ekolojik kriz ne de eşitsizliklerin altından kalkabiliriz. Artık insanlar sıradan bir temsil ediliş değil, seslerinin duyulmasını istiyor. Mesele bu” dedi.

“Hakarete asla onay vermem”

Akansoy,  Cumhurbaşkanı  Akıncı’ya yönelik açıklamalara onay vermediğini, saldırıları haklı bulmanın  asla mümkün olmadığını belirterek, bu tür açıklamaların, değil Sayın Akıncı, örneğin önceki Cumhurbaşkanları için yapılmış olsa yine aynı tepkiyi vereceğini söyledi. Akansoy,  kim olduğunun önemli olmadığını,  bir demokrat için, ilkelerin şahıslardan önde geldiğini, Cumhurbaşkanının, Kıbrıslı Türk halkının temsilcisi olduğunu, dolayısıyla halka ayar çekmeye çalışmanın kabul edilemeyeceğini,  hakaret edilmesine ve aşağılamaya asla onay vermediğini söyledi.

“Türkiye üzerinden ayar çekerseniz, sizin bu halk için değeriniz sıfırdır”

Akansoy, şöyle devam etti, “Bakınız, 2011 yılındaki UBP’nin kurultayına dışardan müdahale edildiğinde, yazılarımla bunun yanlış olduğunu belirtmiş, UBP’deki kararı kendi üyeleri vermeli diye makaleler yazmış bir kişiyim. Eğer Kıbrıslı Türklerin demokratik değerlerini savunuyorsak her kim olursa, her kimden gelirse gelsin demokratik değerlere, kurumlara ve siyasi temsilcilere ilkelere sahip çıkmalıyız. Eğer bunu yapamıyor ve oportünist yani fırsatçı bir tavırla rakibinizin dıştan müdahalelerle zarar görmesinden memnun oluyorsanız, sizin demokratlığınız sorgulanır. Cumhurbaşkanı bir açıklama yaptı, beğenmeyenler eleştirebilir. Ancak kimse Kıbrıslı Türk toplumunu bölemez. Seçimler olur destekler veya desteklemezsiniz. Ama kalkıp da Türkiye üzerinden iç siyaset yaparsanız, Türkiye üzerinden ayar çekerseniz açık söyleyim, sizin bu halk için değeriniz sıfırdır. Türkiyeliler bizim kardeşimizdir. Her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz. Birbirimize zarar gelmesin isteriz, çaba gösteririz. Ancak her değişen hükümetle buradaki siyasi dengeleri, toplumsal demokratik değerleri yerle bir etmeye kimin ne hakkı var ? Buna bizim kadar Türkiye’nin temsilcileri de dikkat etmelidir.”

“UBP Türkiye’nin farklı hassasiyetleri üzerinden politika yapıyor”

“Bazı yazarlar, ülkeler artık birbirlerinin iç siyasetine karışabilir, dünyada da örneği var diyorlar. Evet bu vardır, ama ne meşru ne yasaldır. “Su-i misal, emsal olmaz” diye bir kabul var. Kötü örnek eğer örnek olmaya başlarsa, taş devrine döneriz” diyen Akansoy, başta UBP olmak üzere, Kıbrıs Türk sağının ciddi bir yanlış üzerinden hareket ettiğini, onun da, Türkiye’nin farklı hassasiyetleri üzerinden politika yapmak olduğunu, Türkiye ile iyi ilişki kurmanın hepimiz için önemli olduğunu, ancak siyaseti ve toplumsal değerleri yitirmeden bunu yapmanın  şart olduğunu vurguladı.   Akansoy, Kıbrıslı Türklerin kabile olmadığını, bunun idrakinde olunması gerektiğinin altını çizdi. Akansoy,  burası ayrı bir devlettir görüşünü gece gündüz tekrarlayanların, günlük siyasi çıkar, koltuk oyunları nedeniyle, burasının Türkiye’nin alt yönetimdir görüşünü her gün çoğalttığını belirtti.

 

“Bu durum, bir tür bataklık. Sürekli mutsuzluk, çaresizlik üretiyor”

Asım Akansoy, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, müdahalesiz ve sloganlar üzerinden değil, Kıbrıs Türk toplumunun geleceği üzerinden yaşanmasının en büyük arzu olduğunu ifade ederek, Herkes elbette görüşlerini söyleyecektir. Kıbrıslı Türklerin içinde bulunduğu durumun  sürdürülemez olduğunu kaydetti. “Bu durum, bir tür bataklık. Sürekli mutsuzluk, çaresizlik üretiyor. İnsanlarımızın çok sorunları var. Bunları kendi toplumsal kültürleri, kimlikleri içinde çözmek istiyorlar. Kıbrıslı Türkler haysiyet sahibi bir halktır, tüm halklar gibi.” diyen Akansoy, “müdahaleyi kabul etmezler. Biatı kabul etmezler, icazeti kabul etmezler. Edenlerin ardından da yürümezler. Biraz yakın tarihimize bakınız. Dolayısıyla evet, halkın temsiliyeti bağlamında dik duruş önemlidir. Çatışmadan ancak dik durarak, bilgi temelli bir gelecek vizyonu olmalıdır.  Kim ne derse desin, Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarları çözüm ile ilgili uluslararası hukuk metinlerinde saklıdır” diye konuştu.  Akansoy, “Bu bağlamda biz çözümü BM Güvenlik konseyi kararları bağlamında ilerleteceğiz. Çözüme kadar olan süreci de aynı şekilde bu bağlam üzerinden ileriye taşıyacağız. Kıbrıslı Türklerin, Doğrudan Ticaret Tüzüğü gibi, ekonomik sorunlarını kısmen aşacak, kapalı Maraş gibi, varolan duruma yeni boyutlar kazandıracak hamlelerini de aynı şekilde uluslararası hukuk eksenli ileri taşıyacağız” dedi.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bayraktar'a 3 gün tutukluluk, diğer zanlılarla ilgili karar birazdan açıklanacak
Bayraktar'a 3 gün tutukluluk, diğer zanlılarla ilgili karar...
Altınbaş çetesi kodeste!
Altınbaş çetesi kodeste!