“BM DE SUÇLU”

“BM DE SUÇLU”

2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre’deki Kıbrıs Zirvesi’ni Yeni Bakış’a değerlendirdi

Editor: Süperadmin
01 Mayıs 2021 - 10:55
Reklam

2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, gayri resmi toplantının vardığı sonucun her iki tarafta da çözüm isteyen kesimlerde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirterek, Cenevre’de elde edilen sonucu büyük bir yenilgi ve geri adım olarak yorumladı. Talat, başarısızlığın sorumlusunun ise Ersin Tatar ve Türkiye olduğunu söyledi.

İki tarafın da hayal kırıklığına uğramasının asıl sebebinin Guterres ve Jane Holl Lute olduğunu ifade eden Talat, tüm bunların yanı sıra Anastasiadis’in de suçlu olduğunu belirtti.

BM’nin büyük yanlış yaptığını söyleyen Talat, “toplantının asıl amacı zemin arayışı olmalıydı, zemin arayışı kesinleşmeden böylesi bir toplantının yapılmaması gerektirdi” diye konuştu.

Türk tarafına iki devletli çözüm önerisini savunma sebebiyeti verenin ise Anastasiadis olduğunu anımsatan Talat, Anastasiadis’in seçimden sonra iki devletli çözüm önerisinin konuşulabileceğine yönelik ifadesinin federal çözümü istemeyen çevreleri iki devletli çözüm noktasında cesaretlendirdiğini kaydetti.

Bu defa mekik diplomasisi ile görüşümeler yoluyla bir yakınlaşma arayışının olacağını söyleyen Talat, yakınlaşma arayışında başarıya ulaşılacağı anlaşılır ise yeni bir zirve toplantısının gündeme gelebileceğine işaret etti.

 

Esengül AYKAÇ

2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Yeni Bakış web TV’de yayınlanan Vizyon programında Cenevre Zirvesi’ni yorumladı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yeni bir tez olarak sunduğu talebin Kıbrıs Sorununun çözümü hakkında yeni bir talep olmadığından söz etti. Sayın Denktaş’ın defalarca gündeme getirdiğini anlatan Mehmet Ali Talat, Denktaş’ın aldığı cevabın net olup ‘Kıbrıs’ta iki devlet olmaz, tekbir çatı olacak. Bu durum da sizin taleplerinizi karşılayacak olan yegane çözüm şekli olan federasyon olacaktır’ şekline karşı taraftan net cevaplar alındığını anımsattı.

“Başarısızlığın sorumlusu Ersin Tatar ve Türkiye’dir”

Federasyonun 1974 yılında Türk tarafının önerisi olduğundan söz eden Mehmet Ali Talat, Makarios-Denktaş anlaşmasında ise bu tezin kabul edildiğini söyledi. Gelinen süreçte kabul edilmeyen iki devletli çözüm önerisinin gündeme getirildiğini ifade eden Mehmet Ali Talat, Genel Sekterin açıklamasına göre ‘Ortak zemin yok’ şeklinde süreci ‘Başka bahara’ ertelediğini söyledi. Cenevre görüşmesinde büyük bir başarı gibi lanse edilen durumun aslında başarı gibi bir durumun söz konusu olmadığını anlatan Talat, Annan Planı ile birlikte çözüm isteyen Kıbrıs Türk tarafının gelinen süreçte çözüm istemeyen taraf olarak tescillendiğini söyledi. Cenevre’de elde edilen sonucun büyük bir yenilgi ve büyük bir geri adım olarak değerlendiren Talat, başarısızlığın sorumlusunun ise Kıbrıs Türk Lideri Ersin Tatar ve Türkiye olduğunu kaydetti.

“Rum Lider Anastasiadis’in suçu büyüktür”

Türkiye’nin ekonomik anlamında ve uluslararası ilişkiler anlamında daha fazla yalnızlaşacağına işaret eden Talat, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı sıkıntıları daha katmerli olarak yaşayacağına dikkat çekti. Gelinen süreçte övünülecek bir tarafın olmadığını belirten Talat, tam tersine üzülecek bir yanının olduğunu kaydetti. Genel Sekter ve Birleşmiş Milletlerin büyük yanlış yaptığını söyleyen Talat, gayri resmi toplantının asıl amacının zemin arayışı olması gerektiğini, zemin arayışı kesinleşmeden böylesi bir toplantının yapılmaması gerektiğini kaydetti. Gayri resmi toplantının vardığı sonuç nüfusun yarısı olan Kıbrıslı Türklerin çözüm isteyen kesimlerin büyük bir hayal kırıklığı yaratıldığını anlatan Talat, çözüm isteyen Kıbrıslı Rumlarda da büyük bir hayal kırıklığına uğradığını anlattı. İki tarafın da hayal kırıklığına uğramasının asıl sebebinin Guterres ve Jane Holl Lute olduğunu ifade eden Talat, tüm bunların yanı sıra Anastasiadis’in de suçlu olduğunu belirtti. Türk tarafına iki devletli çözüm önerisini savunmasına sebebiyet verenin Anastasiadis olduğunu anlatan Talat, Anastasiadis’in seçimden sonra iki devletli çözüm önerisinin konuşulabileceğine yönelik ifadesinin federal çözümü istemeyen çevreleri iki devletli çözüm noktasında cesaretlendirdiğini kaydetti.

“Ambargolar daha da artarken Kıbrıs Türk’ü daha fazla acı yaşayacaktır”

Vatandaşın moralinin iyice bozulduğunu anlatan Talat, memur kesimi dışında iş güvencesi olan insan sayısının son derece sınırlı olduğunu belirtti. Gelinen süreçte en güçlü özel sektör kuruluşunda çalışanın dahi gelecek güvencesinin olmadığını anlatan Talat, en büyük şirketlerinde pandemi nedeni ile ciddi yıkımlar yaşadığına dikkat çekti. Ülkeye uygulanacak olan ambargo ve izolasyonlarında bu konuda önemli rolü olacağını ifade eden Talat, hellimin tescil edilmesi ile birlikte Avrupa hellim satışı yapılacağına dair umutların doğmasına karşın keçi süt üreticilerinin sütlerini ücretsiz dağıtmaları veya sokağa dökmeleri gibi konuların gündeme gelmesinin hellim tesciline rağmen imalathanelerin pahalı olması ile birlikte keçi sütü almamalarının büyük sorun oluştuğunu söyledi. Talat, ülke içerisinde ambargoların daha fazla yoğunlaşarak Kıbrıs Türk’ünün daha fazla acılar yaşayacağına işaret etti.

“Vatandaş hareketliliğe hazırlıklı olması gerekiyor”

Toplumun çözüm talebini daha sesli gündeme getirmesine hazır olmaları gerektiğinden söz eden Talat, muhalefetin bunu organize ederken toplumsal katılımın da olması gerektiğini vurguladı. Ciddi moral bozukluğu ve vatandaşın hayal kırıklığı ile vatandaşın geri çekilmesi içine kapanması gibi bir durumunun muhalefetin de işini zorlaştıracağına dikkat çekti. İçerisinde yaşadığımız salgın koşulları nedeni ile birlikte sokakların hareketlenmesinin kolay bir iş olmayacağını anlatan Talat, pandemi nedeni ile birlikte insanların eyleme katılması konusunda çekimser davranırken bir yandan da mecbur bırakıldığını belirtti. Vatandaşların hareketliliğe hazır olması gerektiği konusunda açıklama yapan Talat, Bu Memleket Bizim Platformu’nun yapmış olduğu eylemelere birçok siyasi parti tarafından desteklendiğini anımsattı.

“Yeni bir siyasi oluşum oldukça zor”

Yeni bir siyasi oluşumun zor olduğundan söz eden Talat, örgütlü olmak için birlik gerektirdiğini belirterek, hiç yoktan siyasi parti kurulmasının oldukça güç olduğunu söyledi. Halkın Partisi’nin çok büyük beklentileri olmasına karşın şu anda Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise çok daha farklı bir noktaya geldiklerinin altını çizen Talat, örgütlülük kısmının zaman isteyen bir iş olduğunu ifade etti. Yeni bir oluş değil var olan oluşumların vatandaşa ve vatandaşın da var olan oluşuma sahip çıkması gerektiğini anlatan Talat, birlik ve beraberliğin oldukça önemli olduğu fakat tek bir parti olarak seçime gidilmesinin seçimi kaybedileceğine işaret olduğundan söz etti.

“Mekik diplomasisi ile birlikte yeni bir zirve toplantısı gündeme gelebilir”

Uzun bir süre boyunca Kıbrıs Sorunun ele alınamayacağına dikkat çeken Talat, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını temsil eden Ersin Tatar’ın oluşturduğu yıkımın yanlış planlama ve yanlış zamanlama nedeni ile ortaya çıkan çöküşün Birleşmiş Milletleri düşündüreceğini söyledi. Bu defa Mekik Diplomasisi ile görüşümeler yoluyla bir yakınlaşma arayışının olacağını anlatan Talat, yakınlaşma arayışında başarıya ulaşılacağı anlaşılır ise yeni bir zirve toplantısının gündeme gelebileceğine işaret etti.

“Rum Lider Anastasiadis’in bugün başka konuşur ertesi gün ise başka konuşur”

Rum Lider Anasasidis’in inandırıcılığını yitirdiğini ifade eden Talat, Rum Lider Anastasiadis’in her defasında farklı sözler söyleyerek ve çok rahat yalan söyleyebilen lider profili çizdiğini söyledi. Anastasiadis’in sırf kendi seçimi var diye Türk tarafına çok seveceği bir yem attığından bahseden Talat, seçimden sonra iki devletli bir çözüme hazır olacağını söyleyerek Crans Montana’yı çökerterek Türkiye ve KKTC’de federasyon istemeyenleri galeyana getiren yaklaşımı nedeni ile çok büyük bir günah olduğunu belirtti. Talat, Rum Lider Anastasiadis’in bugün başka konuşur ertesi gün ise başka konuşması yüzünden kendisine güven olmayacağına işaret etti.

“Türkiye Kıbrıs Türk halkına göz dağı vererek sessizleştirmeye çalışıyor”

Türkiye tarafından birçok hakaret ile karşı karşıya kalındığını anlatan Talat, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasını isteyen ülkenin ülkedeki yargıya sert tepki koymasının dünyada eşi benzeri olmadığını söyledi. Ülkedeki yargı organına ders vermeye çalıştığını belirten Talat, Türkiye- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkisinin en kötü zamanını yaşadığımızı kaydetti. Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile iyi ilişkilerinin olması gerektiğinin altını çizen Talat, ilişkilerin kötü olmasının nedenleri arasında Kıbrıs Türk halkına göz dağı vermek ile ilişkili olduğundan söz etti. Türkiye tarafından Kıbrıs Türk halkına göz dağı vererek sessizleştirmeye çalıştığını anlatan Talat, Türkiye’nin Kıbrıs halkını sessizleştiremeyeceği inancında olduğunu kaydetti. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Mevlüt Çavuşoğlu, Fuat Okay ve Devlet Bahçeli olmak üzere hepsinin Kıbrıs Türk’üne hakaret etmek için sıraya girdiğine dikkat çeken Talat, “Türkiye ile kopma noktasını fark etmiyorlar mı?” diye sordu.  

“Mevcut hükümet memleketin canına okudu”

Kıbrıs Türk’ünün kurumlarına sahip çıkacağını anlatan Talat, bu yüzden Türkiye ile yabancılaşacağını kaydetti. Kıbrıs Türk halkının Türkiye sevgisinin erozyona uğrayacağına işaret eden Talat, şu anda hükümet edenlerin ise yarın öbür gün yok olacağını ifade etti. Ülkemizdeki hükümetin gelecek seçimlerde yok olup gideceğini belirten Talat, mevcut hükümetin memleketin canına okuduğunu söyledi.

“Tarihte böylesi bir durum yaşamadık”

Türkiye’nin ülke içerisinde yaratmış olduğu ülkedeki hareketlenmelere dikkat edilmesi gerektiğinden söz eden Talat, bu durumun toplumun geleceğini karartacağına işaret etti. Kıbrıs Türk toplumunun eskiden Türkiye’ye güvendiğini söyleyen Talat, şu anda ise Kıbrıs Türk toplumunun Türkiye’ye güvenemediğine dikkat çekti. Türkiye’nin ülke içerisindeki kurumları tehdit ederek Kıbrıs Türk toplumunun ne kadar güveneceğini sorgulayan Talat, tarihte böylesi bir durumun yaşanmadığına dikkat çekti. Kıbrıs Türk toplumunun parası kalmaya devem etmesi, maaş ödeyemez noktaya geldiği süre boyunca Türkiye’den taleplerde bulunacağını anlatan Talat, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türkiye’den para istemeye devam ettikçe Türkiye’nin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne şart koşulu sunarak para göndermeye devam edeceğini kaydetti.

“Maaşları dahi ödeyemez duruma gelerek Türkiye’den sürekli para alıyoruz”

Türkiye’den para almak yerine ülke içerisinde kendi ekonomimizi geliştirmemiz gerektiğinden söz eden Talat, Türkiye’den para talep etmeyecek noktaya gelmemiz kritik önemde bir husus olduğunun altını çizdi.  Aşı konusunda da Türkiye’ye muhtaç olduğumuzu anlatan Talat, maaş ödeme noktasında da Türkiye’ye muhtaç olduğumuzu anlatarak “Sizin Türkiye’ye karşı söyleyecek hiçbir sözünüz kalmaz. Eğer laf söylerseniz Türk halkı da Kıbrıs’ı milli bir dava olarak gördüğü için Türkiye halkının da hakaretlerine uğrarsınız. Bu durum da toplumları gerçek anlamada bölmeye sebebiyet verir. Bize hakaret edenler sadece hükümet ortakları değil gelinen nokta da toplumlar arasında da çatışmaya doğru ilerliyor” şeklinde konuştu.

“Türkiye’den gelen paralar ile değirmenin suyu dönmez”

Kıbrıs Türk ekonomisinin sağlıklı bir ekonomiye sahip olmadığından söz eden Talat, hizmet sektörünün güçlü olduğu bir ekonomiden bahsetti. Turizm ve Yüksek Öğrenimin ekonominin bel kemiğini oluşturduğunu söyleyen Talat, gelinen noktada ekonominin iki bel kemiği olan turizm ve yüksek öğrenimin yara aldığını kaydetti. Ülke içerisindeki ekonominin ancak salgının bitmesi ve akabinde de sağlıklı bir ekonomik plan ile düze çıkma ihtimali ile gerçekleşebileceğine işaret eden Talat, Kıbrıs Türk ekonomisini ayağa kaldırılmasının hem mümkün değil hem de Türkiye’den gelecek olan paralar ile değirmenin dönemsinin de mümkün olmayacağına dikkat çekti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
“YDP GENEL BAŞKANI VE ONA OY VERENLER BU İŞ YERİNE GİREMEZ”
“YDP GENEL BAŞKANI VE ONA OY VERENLER BU İŞ YERİNE GİREMEZ”
Destek ödemeleri yapıldı
Destek ödemeleri yapıldı