Buruk bayram

Etkisini artıran ekonomik kriz nedeniyle esnaf her geçen gün daha da zora giriyor. Bayramlarda biraz olsun yüzü gülen esnaf, bu bayramı buruk geçiriyor. Yeni Bakış’a konuşan Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kanber, Güneyin Lokmacı Kapısını açmadığını, Kuzeyde alım gücünün düştüğünü ve buna bağlı sektörlerin gelir kayıplarının devam ettiğini belirterek, tüm bunların toplamında bir kaos oluştuğunu söyledi

Editor: Süperadmin
31 Temmuz 2020 - 11:59

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Kanber,esnafın sıkıntısı devam ederken hükümetin  seçime yönelik istihdamının, yandaşlığının, menfaatçi tutumunun devam etmekte olduğunu söyledi.

“Sterlin 9’un üzerine çıktı. Kiralarının yüzde 90'ı sterlin üzerinden. İşletmelerin kira yükümlülüklerini yerine getirmesi mümkün değil. Defalarca anlatmamıza rağmen hükümet hukukun arkasına saklanarak bu konuda bir irade ortaya koymadı.  İşletmeleri emlak sahipleri  ile karşı karşıya bıraktı. İşletmelerin kapatmasındaki pay sahibi oldu. Bu durumu ülkedeki tüm ekonomik örgütler ve üyeleri unutmayacaktır”

“Toplum, bu dar gününde kendisine yardım eli uzatmayan hangi sektörler var ise normalleşme sürecinin içinde veya sonrasında hatırlayacağını ve günü geldiğinde anımsatılacağını bilmelerini  istiyoruz. Hükümet, finansal kaynaklara ulaşmakta zorluk çeken esnafa, zanaatkâra ve üreticiye yeterince katkı koymamıştır, sermayeye sözünü geçirememiştir”

 

Şükrü IRKIM

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Başkanı Mahmut Kanber, pandemi hastanesinin olmamasından dolayı halkın kaygı duyup sokağa çıkmaya korktuğunu söyleyerek, ülkede büyük oranda bir nüfus eksikliğinin yaşandığını, yaklaşık 100 bin insanın ülkeden gittiğini belirtti.

Kanber, hükümetin ekonomi ve sağlığı eş zamanlı olarak bir arada götüremediğini vurguladı. Kanber, esas krizin açılma sürecinden sonra başladığını vurguladı. Kanber, yüksek oranda nüfus kaybının olması, turizimin ve yüksek öğretimin olmayışının ülkede buna bağlı gelişmiş sektörlerin yüzde yüz gelir kayıplarının devam ettiğini söyledi.

 

“Hükümet her zaman sektörler için günü kurtaracak çözümler alıyor”

Kanber, hükümetin sektörler için her zaman günü kurtaracak çözümler aldığını ifade ederek, güney tarafının lokmacı kapısını açmadığını, kuzeyde lokmacı ve diğer kara kapılarına bağlı sektörlerin gelir kayıplarının devam ettiğini ve tüm bunların toplamında bir kaos oluştuğunu kaydetti. Kanber, yıllardır esnaflık ve zaanatkarlık yapan kişilerin ilk başta işlerini küçülterek devam etmeye çalıştıklarını fakat artık önlerini göremedikleri için kepenkleri indirmeye başladıklarını kaydetti.

 

“Hükümet ülkeyi şirket yönetir gibi yönetiyor”

Kanber, ülkenin şirket yönetir gibi yönetildiğini, kar zarar hesapları üzerinden politika üretilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Önce devlet sorumluluklarını yerine getirecek. Sağlık, ekonomik ve sosyal sorumluklarını halkına karşı yerine getirdiğinde, bizler de ekonomik faaliyet yürüten 10 bin işletme, devlete karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmeye çalışacağız” diye konuştu. Kanber, kredi olanaklarının ulaşılabilir olmadığını, normal zamanda bile ulaşılamayan bir krediden farkı olmadığını gördüklerini söyleyerek, “Bankaların bu konuda özel bir gayreti olmadığı, yapılan müracaatlara verilen cevaplardan,aranan kriterlerden ve risk ölçeğinden görünüyor” dedi.

 

“Toplum hepsini hatırlayacaktır”

Kanber, “Toplum, bu dar gününde kendisine yardım eli uzatmayan hangi sektörler var ise normalleşme sürecinin içinde veya sonrasında hatırlayacağını ve günü geldiğinde anımsatılacağını bilmelerini istiyoruz. Hükümet, finansal kaynaklara ulaşmakta zorluk çeken esnafa, zanaatkâra ve üreticiye yeterince katkı koymamıştır, sermayeye sözünü geçirememiştir” ifadelerini kullandı. Kanber, “Ekonomiye yeni bir bakış açısı,işyeri enflasyonunun önemi,kaçak kayıtçılığının önemi,çalışanların sosyal güvencelerinin önemi ve asgari ücretin kalıcı olarak tabandaki düşük gelirli zanaatkara,esnafa ve üreticiye daha adil bir gelir düzeni sağlamak için talepte bulunduk” diyerek, zanaatkarın,esnafın ve küçük üreticinin sosyal sigortasını,vergisini ve elektriğini ödeyecek iş olanaklarının sağlanmasını  arzu ettiklerini kaydetti.

 

“Somut bir şekilde ortaya koyulan taleplerin hayata geçirilmesini istiyoruz”

Kanber, “Turizmden ve yüksek öğretimden sağlanan gelirin tabana doğru yayılmasıyla ilgili kaygılarının somut bir şekilde ortaya koyulan taleplerin hayata geçirilmesini istiyoruz ”diyerek, “ kaygı duyuyorlar ancak hükümetin ekonomiye dair aldığı tüm kararlar halk için zorlayıcıdır” dedi.

 

“Katkı yapılması devletin çalışanlarına karşı sorumluluktur”

Kanber, katkı yapılmasının devletin çalışanlarına karşı sorumluluğu olduğunu belirterek, “alım gücünün ve pahalılığın bu kadar çok arttığı bir dönemde verilen katkıların asgari ücretin yarısı bile olmaması üzücü bir durumdur” dedi.

 

“Ülke olarak düzlüğe çıkmak için 3-5 yıllık bir süreye ihtiyacımız var”

Kanber, “Ülke olarak düzlüğe çıkmak için yaklaşık 3-5 yıl isteyeceğiz” dedi. Kanber, sürekli çağrı yaptıklarını belirterek, “her zaman gelin tüm sektörleri bir masa etrafında toplayalım ve hep beraber sorumluluk alarak ülkemizi düzlüğe çıkaralım diye çağrı yapıyoruz fakat maddi güçleri yüksek olan insanların baskılarına mağruz kaldığımız için hiçbirşey yapamıyoruz” diye konuştu. Kanber, maddi gücü yüksek insanların esnafı, zaanatkarı ve maddi açıdan güçsüz insanları batma noktasına getirdiğini kaydetti.

 

“Bu sürecin böyle gitmesi durumunda ülke ekonomisi küçülecek”

Kanber, bu sürecin böyle gitmesi durumunda ülke ekonomisinin işletme bazında sayısal anlamda %50 gerileyeceğini ve ekonomik anlamda ise en iyimser haliyle %50 küçüleceğini ve küçülmeye bağlı olarak da işletmelerin tümünün kapanacağını ve işsizliğin de artacağını kaydetti.

 

“Şovenist söylemlerle hükümet kurma bozma planları içindeler”

Kanber, çok uzun yıllardır krizler geçiren ülke esnafı 2018'de derin bir krizle ve devalüasyonla  ekonomik olarak oldukça zor durumdayken pandemi ile daha da zor bir duruma düştü. Sağlık önlemlerinin yetersiz oluşu ile ekonomide derinleşen kriz sonucunda bugün adada ekonomik olarak faaliyetlerini yürütemeyen işletmelerin kapanmakta olduğunu belirten Kanber, her gün onlarca iş yeri kapanırken hükümetin ise şovenist söylemlerle hükümet kurma bozma planları içinde olduğunu söyledi. Kanber, hükümetin daha çok seçim odaklı çalışmalar yürüten bir durumda olduğunun toplumun tüm kesimleri tarafından görülmekte olduğunu kaydetti.

 

“Halkı yalnız bırakan gelecekte karar verici olmamalı”

Kanber, şöyle devam etti, “Ülkemizde yaşanan pandemi ile ortaya çıkan derin ekonomik ve sağlık travması için ortaya konmuş net bir reçete olmadığı görünüyor. Esnafı, zanaatkarı, üreticisi, tüccarı, sanayicisi, iş insanı herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışmakta.  Hükümet ise bu kriz döneminde sen bana vereceksin sonra ben sana yardım edeceğim mantıyla yaklaştığı ortadadır.  Herkesin kredi alarak devlete olan yükümlülüklerini yerine getirmesi çerçevesinde kamu maliyesinin sorumluluklarını yerine getirip kendi sorumluluğunun öncelikli gördüğü konunun kamu maliyesinde sıkıntı çıkmamasıdır. Bunu açıkça gördük. Özel sektör ise bu süreci kendi başına atlatamayacağı ortadayken hükümetin özel sektöre bakışı kabul edilebilir değildir.  Bu çerçevede tüm sektörler sokakta eylem yaparken hükümetin kendi derdine düşerek yeni hükümet kurma derdinde olması toplumun hassasiyetlerini dikkate almayan kendi siyasal kaygısının derdinde olan bir yapıdır.  Bu çerçevede değerlendirdiğimizde kendi derdine düşmüş bir hükümetin gelecekteki yönetiminde ne Cumhurbaşkanı ne de siyasal yönetiminde yer almaması gerektiğine inanmaktayım. Çünkü darda kalan toplumun sıkıntılarına çözüm bulmayan bir yapının sağlıkta ve ekonomide halkını yalnız bırakanların geleceğinde kararverici olmaları doğru değildir.”

Mahmut Kanber, işletmelerin kapalı olduğu dönemde herkesin eve kapanarak pandemi ile ilgili sıkıntıların çözümünü evinde beklerken o günden bugüne sağlık altyapısını geliştirecek net bir şey ortaya çıkmadığını söyledi. Kanber, “Herkes kendi başının çaresine bakarak çözüm arayarak yaşamını sürdürmeye çalıştı, ancak dünyanın birçok yerinde kapalı olan dönemde ve sonrasında insanların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar maddi destek vererek halkına yardımcı olmuştur” diye konuştu.

 

“İşyerleri hergün kapanıyor”

Kanber, hükümetin ise 3 aylık süre içinde Bin 500 lira gibi bir yardım yaparak geçiştirmesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek,  asgari ücretin yarısı bile olmayan bu rakamın insanlara bir hakaret olduğunu düşündüğünü söyledi. Kanber, “Mart ayından bugüne geldiğimizde açıkça görünen ülkemizde tekrar pozitif vakaların çoğaldığı, çarşılarda işyerlerinin her gün kapandığı, işsizliğin hızla çoğaldığı, Turizm ve yükseköğretimin plansız büyüme sonucunda buna bağlı olarak gelişen sektörlerin  %100 gelir kaybının devam ettiğidir. Bu kadar altyapı sorunlarının olduğu bir dönemde ülkesel fizik planlı ve imar planlarının rant uğruna tartışıldığı bir dönemde hükümetin kendi halkına karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediği gerçeği ortadayken tüm demokratik mücadeleleri görmezden gelerek zümre tel çıkar üzerinden sorun çözmeyi kendine misyon edinen böyle bir yapının ülke ekonomisini krizden çıkarmak yerine daha da derin bir krize sürüklediği görülmektedir.” diye konuştu.

 

“Bu yapı hepimizi ticari ve sağlık anlamında riske atıyor”

“Çok uzun zamandır mücadelesini sürdürdüğümüz bir dayanışma ekonomisi üzerinden kolektif bir çalışma ile ülkedeki tüm ekonomik bileşenlerin aynı masa etrafında sorunları tartışarak çözüm noktasına götürülmesi gerektiğine inananlardanım, ancak bunu şu anki yapı daha çok kendi bildiğini okuyan bildiklerini siyasal bir anlam yüklemeye çalışan ve pay çıkarmaya çalışan bu yapı hepimizi ticari ve sağlık anlamında riske attığını görüyoruz” diyen Kanber, örgütlü yapıların hareket etmesi ile ilgili daha etkin bir mücadele biçimini ortaya konması  gerektiğin kaydetti. Kanber,  ülkemizde tüm bu sıkıntılar devam ederken seçim odaklı çalışmaların seçime yönelik istihdam ve ekonomik faydanın, yandaşlığın, menfaatçiliğin devam etmekte olduğunu dile getirdi. Kanber, şunları kaydetti, “Sterlin 9’un  üzerine çıktı. Kiralarının yüzde 90'ı sterlin üzerinden. İşletmelerin kira yükümlülüklerini yerine getirmesi mümkün değil. Defalarca anlatmamıza rağmen hükümet hukukun arkasına saklanarak bu konuda bir irade ortaya koymadı.  İşletmeleri emlak sahipleri  ile karşı karşıya bırakarak işletmelerin kapatmasındaki pay sahibi oldu. Bu durumu ülkedeki tüm ekonomik örgütler ve üyeleri unutmayacaktır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Mağusa’nın vampiri Halil Kartal
Mağusa’nın vampiri Halil Kartal
Nöbetçi Eczaneler
Nöbetçi Eczaneler