"Denetimsiz özgürlük"

"Denetimsiz özgürlük"

Yeni Bakış’a konuşan Avukat Dr. RamadanSanıvar,Devlet Kimya Labaratuvarının deposunda çıkan yangından dolayı 2017 yılından beridir kan ve idrar testlerinin hala  yapılamadığının altını çizerek, 4 yıldır uygulanmakta olan Denetimli Serbestlik Yasası’ndan  beklenen faydanın sağlanamadığını, bir bakıma denetimli serbestliğin örtülü bir af konumuna dönüştüğünü  ve hükümlü açısından denetimsiz özgürlük olarak algılanmasına yol açtığını söyledi

Editor: Süperadmin
04 Ağustos 2020 - 11:59

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, uyuşturucu suçları açısından kabul edilen denetimli serbestliğin uygulamada yeniden topluma kazandırmaya yönelik olmadığını, adeta prosedürlerin yerine getirilmesinden ibaret olduğunu belirtti.

 Sanıvar, yasanın uygulanmasına rağmen henüz uyuşturucu madde kullanıcıları veya bağımlılarının ciddi anlamda tedavi edilebilecekleri bir rehabilitasyon merkezinin bulunmamakta olduğunu belirterek, “kişi toplum içinde adeta yalnız bırakılıyor” dedi.

Avukat Dr. Sanıvar, dünyada uygulanan ilaç ve tedavi yöntemleri açısından Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin yetersiz kaldığına dikkat çekerek, ağır derecede bağımlı olan kişilerin yatılı tedavi görmesinin imkansız olduğunu vurguladı.

Sanıvar, Denetimli Serbestlik seçeneğini kabul eden kişinin kanunda öngörülen yükümlülükleri denetim süresinin sonunda başarıyla yerine getirmesi durumunda, mahkemenin ceza takdirine geçmediği gibi, mahkumiyet hükmünün tamamen ortadan kalktığını ve sabıka adli sicil kaydına işlem yapılmadığını kaydetti.

 

Gamze PİR BAYKUR

Cumhuriyet Meclisinde 16 Mayıs 2016 tarihinde oy birliği ile kabul edilerek yürürlüğe giren ve uyuşturucu madde bağımlısı veya kullanıcısı olan kişilere mahkemece ceza verilmesi yerine ihtiyaç duydukları desteğin sağlanabilmesini amaçlayan “Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası” ülkemizde 4 yıldır uygulanıyor. Ülkenin kanayan yarası haline gelen uyuşturucu kullanımının önüne geçebilmek ve bağımlı veya kullanıcıların kontrol altında tutularak rehabilite edilmesi için 2016 yılında yürürlüğe giren yasanın olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de var. Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, “Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasasını” Yeni Bakış’a değerlendirdi. Sanıvar, 28/16 sayılı Denetimli Serbestlik Yasasından beklenen faydanın elde edilemediğini savunarak “KKTC’de ne yazık ki 2016 yılından beridir bu yasa uygulanmasına rağmen henüz uyuşturucu madde kullanıcıları veya bağımlılarının ciddi anlamda tedavi edilebilecekleri bir rehabilitasyon (tıbbi destek) merkezi bulunmamaktadır” dedi.

 

Sanıvar: “Denetim süresinin başarıyla yerine getirilmesi durumunda sabıka kaydına işlem yapılmıyor”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, Meclisi’in 16 Mayıs 2016 tarihli 63’üncü birleşiminde oybirliğiyle uyuşturucu madde kullanıcılarının ve/veya bağımlılarının tedavi/rehabilite edilmesi ve topluma kazandırılması amacıyla önemli bir adım atarak, 28/16 sayılı “Uyuşturucu Madde Kullanıcıları ve Bağımlıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasasının” KKTC Anayasası Madde 94/1 gereğince Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girdiğini anımsattı. 28/16 Denetimli Serbestlik Kurulu çerçevesinde; Ağır Ceza Mahkemeleri huzurunda mahkumiyet hükmünün verilmesiyle birlikte kanundaki kriterlere sahip olan kişiye denetimli serbestlik seçeneğinin sunulduğunu ifade eden Sanıvar, Denetimli Serbestlik seçeneğini kabul eden kişinin kanunda öngörülen yükümlülükleri denetim süresinin sonunda başarıyla yerine getirmesi durumunda, mahkemenin ceza takdirine geçmediği gibi, mahkumiyet hükmünün tamamen ortadan kalktığını ve sabıka adli sicil kaydına işlem yapılmadığını kaydetti.

 

“Çağdaş bir düzenleme”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, “Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasasının” olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönlerinin de olduğuna dikkatleri çekti. Sanıvar, yargı organına uyuşturucu madde satıcısı ile kullanıcısı arasında ayrım yapılmasına ilişkin takdir yetkisi tanındığını ifade etti. Sanıvar, diğer yandan KKTC Anayasasında güvence altına alınan eşitlik ilkesi çerçevesinde KKTC vatandaşı olmayan ancak adada yasal statüsü bulunan kişilere de denetimli serbestlik seçeneğinin sunulmasının insan hakları açısından pozitif bir adım olduğu düşüncesinde olduğunu belirtti. Kanun koyucunun hem vatandaşlara hem de yasal statüsü bulunan yabancılara denetimli serbestlik fırsatını vermesinin çağdaş bir düzenleme olduğunu dile getiren Sanıvar, yapılması muhtemel bir kanun değişikliğinde bu düzenlemenin kaldırılmasının başta hukuk devleti ilkesine ve KKTC Anayasasına ters düşebileceğinin gayet açık olduğunu vurguladı. Sanıvar, özellikle öğrenci olan genç yaştaki sabıkasız kişilerin bu yasadan faydalanıyor oluşunun, uyuşturucu illetinden kurtulması gibi ileriye dönük olumlu etkiler yaratacağının bir gerçek olduğunu dile getirerek, “Zira bu yasadan faydalandırmayarak genç bir suçlunun cezaevine gönderilmesi eğitim hayatının mahvolmasına yol açacağı gibi infazda cezaevinin koğuş sisteminin getirdiği olumsuz etkilerden biri olan başka suçları öğrenme durumu da doğacaktır” şeklinde konuştu.

 

“Rehabilitasyon merkezi yok”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, Denetimli Serbestlik Kurulu’nun çalışmayan yani olumsuz yönlerine de değindi. “KKTC’de ne yazık ki 2016 yılından beridir bu yasa uygulanmasına rağmen henüz uyuşturucu madde kullanıcıları veya bağımlılarının ciddi anlamda tedavi edilebilecekleri bir rehabilitasyon (tıbbi destek) merkezi bulunmamaktadır” diyen Sanıvar, şu an itibariyle Lefkoşa’da bulunan Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bu yasa kapsamında faaliyet gösterdiğini kaydetti. Sanıvar, dünyada uygulanan ilaç ve tedavi yöntemleri açısından Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin yetersiz kaldığına dikkatleri çekerek, ağır derecede bağımlı olan kişilerin yatılı tedavi görmesinin de imkansız olduğunu vurguladı. Devlet Kimya Labaratuvarının deposunda çıkan yangından dolayı 2017 yılından beridir Kanun koyucunun öngördüğü kan ve idrar testlerinin de halen daha yapılamadığının altını çizen Sanıvar, denetimli serbestlikten faydalanan uyuşturucu kullanıcısı veya bağımlısına kan ve idrar testlerinin yapılamamasının adeta yasadan beklenen faydanın sağlanamamasına, bir bakıma denetimli serbestliğin örtülü bir af konumuna dönüşmesine ve hükümlü açısından denetimsiz özgürlük olarak algılanmasına yol açtığını vurguladı.

 

“Uyuşturucu maddelerin miktarları tekrardan revize edilmeli”

Diğer yandan kimlerin bu yasadan faydalanacağı konusunda da bilimsel bir araştırmadan uzak ekli bir cetvel hazırlandığına dikkatleri çeken Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, “Kanaatimce yasaya ekli cetvelde uyuşturucu maddelerin miktarları tekrardan revize edilmeli ve özellikle MDMA gibi uyuşturucu maddelerin ne anlama geldiği, tanımının yapılması ve açıklanması gerekmektedir. Kimyasal bir bileşim olan ve kişide tek kullanımda bile ölümcül risk taşıyan sentetik cannobinoidlerin (bonzai gibi) veya ectacsy gibi hapların miktarları ekli cetvelde oldukça yüksek tutulmuştur. Gerçekten bonzai ile bazı ülkelerde yasal hale gelen ve tıbbi tedavi yöntemi olarak kullanılabilen cannabis yani hintkeneviri (maruana) türü uyuşturucu maddelerin azami tasarruf miktarının eşit (12 gram) şekilde belirtilmesi bu cetvelin bilimsel araştırma yapılmadan hazırlandığını göstermektedir” dedi. Sanıvar, bonzainin; kimyasal ve ağır (ölümcül) uyuşturucu türü iken, hintkeneveri türünün ise daha az bedensel veya ruhsal bağımlılık yarattığını ifade ederek, bu iki tür için aynı azami miktarın belirtilmesinin ilginç olduğunu kaydetti. Sanıvar, bu cetveldeki miktarların oluşturulmasında bilimsel görüşlerden yararlanmanın yanında, hangi maddelerin daha sık kullanıldığı, hangi bölgelerde daha çok karşılaşıldığı ve bağımlılık seviyelerine yönelik kapsamlı bir araştırma yapılması ve bir veri tabanı getirilerek istatistiki bilgi toplanmasının gerektiğini vurguladı.

 

“Eğitim Bakanlığı, kanunun gereklerini yerine getirmiyor”

Avukat Dr. Raman Sanıvar, yasanın uygulamadan kaynaklanan bir başka olumsuz yönünü de değerlendirdi. Sanıvar, kanunda Eğitim Bakanlığının da sürece dahil edildiğini ve bu bakanlığın görevlerini içselleştirmemesinin söz konusu olduğunu söyledi. 2016 yılından beridir Eğitim Bakanlığı’nın uyuşturucu maddelerin zararları konusunda denetimli serbestlikten faydalanan kullanıcı/bağımlılara yönelik seminer veya konferanslar düzenlemediği, herhangi bir çalışma yapmadığı ve kanunun gereklerinin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini belirten Sanıvar, “Oysa kullanıcılara/bağımlılara ve ailelerine yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi ve eğitim ve farkındalık süreçlerine dahil edilmeleri önemsenmelidir. Eğitim Bakanlığı’nın yasadaki görevlerini derhal yerine getirmesi elzemdir” dedi.

 

“Kişi toplum içinde adeta yalnız bırakılıyor”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, Avrupa ülkelerinden farklı olarak, uygulamada denetimli serbestlikten faydalanan kişiye herhangi bir denetim memurunun atanmadığı ve kişinin toplum içinde adeta yalnız bırakıldığının görüldüğünü belirtti.  Atanabilecek bir denetim memurunun 7/24 takip ve denetimi altında olan kişinin maddeye ulaşımının engellenebileceği gibi, yaşadığı suç çevresinden de uzak durmasının sağlanabileceğine dikkatleri çeken Sanıvar, her denetimli serbestlikten faydalanan kişi için görevlendirilecek uzman denetim memurlarının olması gerektiğini çünkü Avrupa ülkelerinin başarılı sonuçlar elde etmesindeki sebebin bu olduğunu vurguladı. Sanıvar, ülkemizde eğitim ve kadro eksikliğinin de mevcut olduğunu ifade ederek, personel sayısının yok denecek kadar az olduğunu kaydetti. Kanun ve uygulanması konusunda hizmet içi ve hizmet dışı eğitimin de verilmesi gerektiğini söyleyen Sanıvar, yine Avrupa ülkelerinde denetimli serbestlikten faydalanan kişilerin iş bulmalarına, yeniden topluma kazandırılması amacıyla eğitim verilerek bir meslek edinmelerine yardımcı olunduğunu ifade ederek, Avrupa ülkelerinin mevzuat ve uygulamasının örnek alınması gerektiğine işaret etti.

 

“Mahkumiyet hükmü verilmeden önce de sanık rehabilite sürecine başlaması gerekir”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, yaklaşık 50 kişinin katılımıyla (Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğünde görevli polis memurları, Cezaevi personeli, Avukatlar, Yargıçlar, Sosyal Hizmet Dairesinin Kıdemli Memurları, Başbakanlık Uyuşturucu İle Mücadele Komisyonu temsilcileri, Psikiyatrist, Psikolog, Denetimli Serbestlik Kurulu üyeleri, Milletvekilleri ve İçişleri Bakanı dahil geniş bir katılım ile) 5 Temmuz 2018 tarihinde DSK değişikliğine ilişkin ilk çalıştay yapıldığını söyledi. Bu çalıştay neticesinde hazırlanan raporda, çalıştaydaki katılımcıların oluşturduğu tüm gruplarda, “mahkeme karar vermeden de sanığın rehabilite sürecine başlayabilmelidir” fikrinin ortaya konulduğunu belirten Sanıvar, Türkiye’de soruşturma aşamasının sona ermesiyle birlikte uyuşturucu kullanıcısı/bağımlısı olduğu tespit edilen bir kimse hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi prosedürünün uygulandığını açıkladı. Sanıvar, bu prosedür gereği belirli bir süreyle dava açılmadığını, ertelendiğini ve bu süreçte denetimli serbestlik yükümlülükleri uygulandığını ifade ederek, suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyulmaması halinde davanın açılmasının gündeme geldiğini kaydetti. Sanıvar, Türkiye’de, yükümlülüklerin başarıyla uygulanması halinde, kamu davasının açılmadığını ve kişi hakkında herhangi bir sabıka kaydının işlenmediğini belirterek, Türk hukuk sistemindeki bu yasal düzenlemeden örnek alınabileceği görüşünde olduğunu açıkladı. Sanıvar “Fasıl 155 Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nda değişiklikler yapılması suretiyle uyuşturucu kullanıcısı/bağımlısı olan kişi hakkında davanın ertelenmesi ve erteleme sonrası denetimli serbestlik uygulaması getirilebileceği kanaatindeyim. Mahkumiyet hükmü verilmeden önce de soruşturma sonucunda sanık rehabilite sürecine başlaması gerektiği görüşündeyim” dedi.

 

“Kurulun her ay en az 3 kez toplanması gerekir”

Denetimli Serbestlik Kurulu üyeleri arasında KKTC Barolar Birliğinden bir temsilci (bir avukatın) ve bir psikoloğun da bulunması gerektiği düşüncesinde olduğunu dile getiren Avukat Dr. Ramadan Sanıvar,  yine bu kurulun her ay en az 3 kez toplanması ve DSK’dan faydalanan kişiler hakkında değerlendirmelerde bulunmasının elzem olduğunu savundu. Sanıvar, şu anki uygulamanın ayda bir kez şeklinde olduğunu ve uygulamanın yetersiz olduğunu savundu. Kanun koyucunun denetim sürecini en az 1 yıl en fazla 3 yıl şeklinde belirlediğinin altını çizen Sanıvar, ancak hayatında ilk kez uyuşturucu maddeyi denemek maksadıyla kullanmak için tasarruf eden bir kişinin 1 yıl denetimli serbestlik sürecine tabi tutulması yerine, uzman psikiyatristlerin görüşleri/raporları ışığında mahkemenin süreyi gerektiğinde 1 yıldan az olabilecek şekilde  takdir yetkisine sahip olması gerektiği görüşünde olduğunu dile getirdi. Sanıvar, yine Kanunda değişiklik yapılarak sanığın denetim sürecini ihlal etmesi durumunda hangi cezayı alacağını önceden bilmesinin sağlanmasının da gerektiği kanaatinde olduğunu söyledi.   

 

“Denetimli Serbestlik, uygulamada yeniden topluma kazandırmaya yönelik değil”

Avukat Dr. Ramadan Sanıvar, KKTC’de uyuşturucu suçları açısından kabul edilen denetimli serbestliğin uygulamada yeniden topluma kazandırmaya yönelik olmadığı, adeta şekli prosedürlerin yerine getirilmesinden ibaret olduğunun görüldüğünü kaydetti. Kanunun gerek içerik gerekse uygulamadan kaynaklanan sıkıntılarının mevcut olduğunu savunan Sanıvar, denetimli serbestliğin bir yaptırım niteliğinden ziyade hükümlü açısından dolaylı olarak bir ödüle dönüştüğüne dikkatleri çekti. Sanıvar, KKTC’de Denetimli serbestlik Yasasının olumlu ve olumsuz yönleri ışığında hem Avrupa ülkeleri hem de Türk hukuk sistemindeki yasal düzenlemeler ve uygulamalara bakılarak tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanıvar “Etkin bir şekilde uygulaması olmadığından, alt yapısı hazırlanmadan getirilen bu kurumun ceza adaletinin sorgulanmasına sebebiyet verdiği, fayda yerine zarar doğurduğu gayet açıktır. KKTC Meclisine, Yargı Organına ve uygulayıcılara hepimize büyük görevler düşmektedir” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kesim  Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine Bildirimde Bulunacak
Kesim Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine...
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve Yardımcılarına Ücretsiz PCR Testleri Başladı
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve...