“Düğme baştan yanlış iliklendi”

“Düğme baştan yanlış iliklendi”

Sosyal Adalet Hareketi Başkanı ve Sözcüsü Saffet Aşıksoy, var olan zihniyetle bu ülkenin gelişmesi ve doğru adım atılmasının mümkün olmadığını ifade ederek, var olan zihniyeti değiştirmemiz gerektiğini ifade etti

Editor: Süperadmin
07 Ağustos 2020 - 11:56

Sosyal Adalet Hareketi Başkanı ve Sözcüsü Saffet Aşıksoy, her sektörün olaya kendi penceresinden bakarak talepler ortaya koyduğunu belirterek, “Oysa baştan aşağıya tüm ülkeyi kapsayacak şekilde düşünmezsek  günün sonunda hiçbirimizin kurtulmayacağı gerçeği ortadadır” dedi.

Aşıksoy, HP ve UBP arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ülkede bir kaosun meydana geldiğini belirterek, bu hükümetin bu kafayla sorunlarla  mücadele etmesinin  imkansız olduğunu kaydetti.

Aşıksoy, hükümetin bu dönem için bir sürü vaatte bulunduğunu belirterek, “maalesef bulundukları hiçbir vaatleri yerine getiremeyecekler çünkü 2020 yılı kaybedildi”dedi.

Aşıksoy, ülkede şeffaf bir yönetimin olmadığını, tahmin üzerine hareket edildiğini,cumhurbaşkanlığı seçiminden  sonra bu hükümetin biteceğini söyledi

Şükrü IRKIM 

Sosyal Adalet Hareketi Başkanı ve Sözcüsü Saffet Aşıksoy, pandemi sürecinde sosyal adalet hareketini arkadaşlarıyla birlikte ülkede sosyal adalet olmadığından dolayı kurduklarını söyledi. Aşıksoy, Sosyal Adalet Hareketi olarak geçtiğimiz günlerde 70 araç civarında bir eylem yaptıklarını belirterek, Başbakanlığın önünden Dereboyuna kadar uzanan bir eylem olduğunu ve seslerini duyurduklarını belirtti. Aşıksoy, yapılan eylemi ülkeyi yönetenlere karşı yapmadıklarını söyleyerek,“çünkü yönetimin gailesi hiçbir zaman halkın istedikleri değildir”diye konuştu.

 

“Hükümette şeffaf bir yönetim kalmadı”

Aşıksoy, hükümetin büyük ortağının Ankara’da seçim gezisinde olduğunu dile getirerek,“küçük ortak bu tip işlerin içinde yok. Maalesef şeffaf bir yönetim yok, herşeyi tahmin ederek ülkede hareket etmeye çalışıyoruz”dedi. Aşıksoy, cumhurbaşkanlığı seçiminden  sonra bu hükümetin biteceğini söyleyerek, hükümetin yapması gereken en önemli şeyin halkını dinlemesi  ve genelinin ihtiyaçlarına göre bir politika üretmesi, sermayenin ihtiyacına göre politika üreten hükümetin bu ülkede işinin olmadığını söyledi. Aşıksoy, hükümetin koronavirüsünü 4 ayın sonunda bulaşıcı hastalıklar yasası olarak kabul ettiğini söyleyerek, “Hükümet bu yasayı devreye soktuysa, bilim kurulunun verdiği bir kararı başbakanın reddetme yetkisi var mı bilmiyorum” diye konuştu. Aşıksoy, hükümetin hukuki bir şekilde hareket etmediğini söyledi.

 

“UBP ile HP arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ülkede kaos meydana geldi”

 Aşıksoy, HP ve UBP arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ülkede bir kaosun meydana geldiğini belirterek, bu hükümetin bu kafayla sorunlarla  mücadele etmesinin  imkansız olduğunu kaydetti. Aşıksoy, hükümetin bu dönem için bir sürü vaatte bulunduğunu belirterek, “maalesef bulundukları hiçbir vaatleri yerine getiremeyecekler çünkü 2020 yılı kaybedildi”dedi.

 

“İlk vakalarda halkın ve cumhurbaşkanın baskısıyla kapandık”

Aşıksoy, Alman turist vakasının bizim için büyük bir şans olduğunu belirterek, “ilk tespit edilen vaka olduğu için ferekli önlemleri alabildik. Halk ciddi bir panik içerisindeydi. Özellikle sivil toplumun ve sosyal medyanın baskısıyla da cumhurbaşkanınınOHAL istemesi üzerine hükümet kapanmaya gitti. Dolayısıyla bu süreçte halkın ve cumhurbaşkanının baskısı önemliydi”şeklinde konuştu. Aşıksoy, sağlık bakanının bu süreçte mümkün olduğunca şeffaf ve doğru ilerlediğini belirterek,  hükümetin herşeyden sorumlu ve hedef olarak sağlık bakanlığını göstediğini belirtti.

 

“Uzun zaman sıfır vaka ile devam ederken dünyanın bile hala başa çıkamadığı virüse ikinci kez kapılarımızı açtık”

Aşıksoy, ilk defa yaşanılan bir durum olmasından dolayı herkesin üzerine düşeni yaptığını belirterek, “Halk olarak tek vücut hareket ederek bir başarıya ulaştık ve uzun zaman boyunca sıfır vaka devam ettik ta kidünyanın bile hala başa çıkamadığı bu virüse biz ikinci kez kapılarımızı açana kadar”diye konuştu. Aşıksoy, son açılma sürecinde tam bir fiyasko yaşanıldığını belirtti.

 

“Jet krizi ülkede yaşanılan olayların başlangıcı olan olaylardan biridir”

Aşıksoy, zamanında ülkede polisin ve gümrüğün kontrolü altında olmayan ve yangın kapısından çıkıp ülkede dolaşan insanlardan dolayı bir jet krizi yaşandığını ve çoğu olayın başının da bu olduğunu dile getirerek, bu olaydan dolayı bütün bakanlar kurulunun bu konudan haberdar olduğunu ve bütün bakanlar kurulunun suçlu olduğunu dile getirdi. Aşıksoy, “ülkeye bir uçak gelecek ve kimsenin haberi olmayacak böyle birşey kesinlikle söz konusu olamaz”dedi.

 

“Pandemi hastanesi ile ilgili bugüne kadar ortaya 15 tane fikir atıldı ama hiçbiri gerçekleştirilemedi”

Aşıksoy, pandemi hastanesi ile ilgili bugüne kadar 15 tane fikir değiştirildiğini belirterek, en son olarak  ortaya atılan Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılması planlanan 100 yataklı bir pandemi hastanesi olduğunu fakat bunun da diğer fikirler gibi gerçekleşmeyeceğini kaydetti.

 

“Pandemi öncesi maske fiyatı ile şimdiki maske fiyatının arasında 10 kat fark var”

Aşıksoy, halkın maske fiyatının bile kontrol altına alınamadığı bir ülkede yaşadığını söyleyerek, “Pandemidenönce maskenin fiyatı 30 kuruştu fakat mart ayında maskenin fiyatı 3 buçuk TL oldu. Yani  nerdeyse 10 katı fiyat oldu. 4 kişilik bir ailenin bir günlük maske ihtiyacı 40 TL oluyor”diye konuştu.Aşıksoy, “Bir insan aldığı asgari ücretin üçte birini maskeye verirse halk normal olarak açlık sınırının altında yaşamak zorunda kalıyor”dedi. Aşıksoy, hükümetin maskeye sabit  fiyat koyması gerektiğini söyleyerek,  ancak niyetlerinin halkın sorunlarını çözmek olmadığını, sadece koltuk gailesi olduğunu söyledi. Aşıksoy, hükümetin4 aydır adım atmayıp maske fiyatını belirleyemediğini  söyledi.

 

“Muhalefet bu süreçte biraz daha aktif rol oynamalıydı”

Aşıksoy, muhalefetin pandemi döneminde sessiz kaldığını vurgulayarak,“Muhalefetin biraz daha aktif olması gerekiyor. Söz olarak desteklediler ama kitlesel olarak desteklemediler”diye konuştu. Aşıksoy, ülkedeki hukuka da artık güvenin kalmadığını söyleyerek, insanların işlerini kaybetmemek adına korktukları için yapılan eylemlere katılamadıklarını fakat esas gücün  hükümette değil, halkta olduğunu kaydetti.

 

“Var olan zihniyetle bu ülkenin gelişmesi mümkün değildir”

Aşıksoy, var olan zihniyetle bu ülkenin gelişmesi ve doğru adım atılmasının mümkün olmadığını ifade ederek, var olan zihniyeti değiştirmemiz gerektiğini ifade etti. Aşıksoy, her sektörün olaya kendi penceresinden bakarak talepler ortaya koyduğunu belirterek, “Oysa baştan aşağıya tüm ülkeyi kapsayacak şekilde düşünmezsek günün sonunda hiçbirimizin kurtulmayacağı gerçeği ortadadır” dedi.

 

“Günlük bin kişi üzerinde vaka çıkan Türkiye’yi B grubuna koymak kabul edilemez”

 

Aşıksoy, günde bin  vakanın altında yer alan İngiltere’yi C grubuna, binin üzerinde vaka sayısı çıkan Türkiye’yi B grubuna koymanın kabul edilebilir bir durum olmadığını söyleyerek, milli duygulardan dolayı Türkiye’yi B grubuna koyduklarını fakat önemli olanın milli duygu değil sağlık olduğunu söyledi. Aşıksoy, “Varsın sevdiklerimizi birkaç ay görmeyelim ve karantinasız girişlere hayır diyelim”diyerek, güvenli bir ada oluşturulması gerektiğini, 14 günlük karantinanın  şart olduğunu, bu dönemdeüniversitelerin karantina döneminde yurt dışından gelen öğrencileri kendi yurtlarına karantina altında tutmayı sunduklarını ama hükümetin kabul etmediğini belirtti.

 

“Koronavirüsten dolayı ülkede ekonomik açıdan açılan yaralar 2021’den önce sarılamayacak”

Aşıksoy, koronavirüs salgının ülkede ekonomik açıdan açtığı yaraların 2021’den önce sarılamayacağını vurguladı. Aşıksoy, ülkede ekonomiyi döndüren en büyük çarkın yüksek öğrenim ve turizm sektörü olduğunu söyleyerek bu iki sektörün krizden etkilenmesinin işsizliğin artmasına neden olacağını belirtti. Aşıksoy, uzman ekonomistlerden oluşan bağımsız ve tarafsız bir ekonomi konseyinin şart olduğunu, ama hükümetin konseyi oluşturma niyeti olmadığını söyleyerek, “dünya reaksiyon alırken, çeşitli fikirler geliştirirken,doğru önlemler ve adımlar atarken biz olduğumuz yerde sayıyoruz”dedi.

 

“Ekonomi ciddi anlamda küçülecek”

Aşıksoy, “Ekonomi ciddi anlamda küçülecek. Büyük ekonomik kriz, beraberinde sosyal ve siyasal krizler getirebilir. Bu çok ciddi sorun karşısında sağduyulu adımlar atılmalı ve öngörüler içinde olmalıyız”dedi. Aşıksoy, özellikle ülkemizde varolan bu sistemi besleyen ilişki biçimlerinin sürdürülemez durumda olduğunu ifade ederek, “bağımlılık ilişkileri, kültürel, sosyal erozyona neden oluyor. Dengesiz, tek yanlı ilişkilerle bu toplumun ayakta kalma ihtimali yoktur”dedi.  Aşıksoy, Güneyde ,Türkiye’de ve dünyadaki turizm ile ayakta duran hiçbir ülkenin şuan ekonominin ayakta durmasının  söz konusu olmadığını söyledi. Aşıksoy, politikanın herhangi bir şekilde meslek olmadığını söyleyerek, “politika sadece siyasi alanda mücadele vermek olmalı” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kesim  Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine Bildirimde Bulunacak
Kesim Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine...
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve Yardımcılarına Ücretsiz PCR Testleri Başladı
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve...