“ERKEN SEÇİME GİTMELİYDİK”

“ERKEN SEÇİME GİTMELİYDİK”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, belediye seçiminin sağlıklı olmayacağını ve yeni kaosları da beraberinde getireceğini belirterek, “bu kaostan bizi çıkaracak olan şey belediye seçimi değil, erken seçimdir” dedi

Editor: Süperadmin
22 Eylül 2022 - 09:17
Reklam

“Anayasa mahkemesi zaten söyledi. Bu saatten sonra ne zaman seçimi yapsanız Anayasa’ya aykırı olacak” diyen Özersay, “CTP’nin hükümeti erken seçim için zorlayıp, belediye seçimini bunun ertesine bırakmak olmalıydı” dedi

 

Özersay, ülkenin yeni bir kaosa doğru sürüklenmekte olduğuna dikkat çekerek, “muhalefet ile hükümet anlaştı denildi, meşru olmayan bir hükümetle ne kadar anlaşsanız bir noktada patlamıyor mu?” diye sordu

 

Kudret Özersay, belediyeler reformunun yapılması için ortak bir komitede bir araya gelindiğini, kriterde anlaşıldığını, ancak sonra UBP’nin ben başka komiteye geçiyorum diyerek çekildiğini hatırlattı. Özersay, “Gayrı meşru hükümet ile iş tutmaya kalkarsanız başınıza gelecek olanlar son iki aydır başınıza gelenlerdir” dedi

 

Özersay, şimdi ise gayrı resmi hükümet ile 25 Aralık’ta seçim yapmak için iş tutmaya kalkışmanın hata olduğunu söyledi. 25 Aralık’ta yerel seçim yapmak yerine, bir an evvel erken seçime gayrı meşru hükümeti zorlamak gerektiğini söyleyen Özersay, “yakın siyasi geçmişte yaşanılanlar yakın siyasi gelecekte yaşayacaklarımızın kanıtı olarak önümüzde duruyor” diye konuştu

 

 

Yeni Bakış

 

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Yeni Bakış WEB TV’de yayınlanan Vizyon programında Meltem Sakin’in sorularını yanıtladı. Özersay, KIB-TEK ihale süreciyle ilgili hesap vermesi gerekenlerin hesap sorar noktaya geldiğini belirterek, gündem değiştirmeye ve hedef şaşırtmaya yönelik hareketler olduğunu söyledi. Özersay, ayı siyasi partinin başbakanı ile eski bakanı arasında birbirlerine imalı bir biçimde rüşvet aldın tarzı suçlamaların da yaşanmakta olduğunu söyledi. Özersay, ancak eski bakanla başbakanın aynı partide olmaya da devam ettiklerini ifade ederek, olaya sadece kim ne kadar rant elde ettiği gözüyle bakmamak gerektiğini, meselenin daha da yaşamsal olduğunu kaydetti. Özersay, vatandaşa ve devlete ait olan kurumların teker teker çökertilmeye çalışıldığını belirterek, elden çıkarılma ve satılma noktasına geldiğini söyledi. Kudret Özersay, bugün hesap sorma iddiasıyla açıklamalarda bulunan ve bir takım şaibeli kesimlere atıfta bulunan ulaştırma bakanının çok iyi biliniyor ki sürekli olarak özelleştirmeden bahsetme olduğunu kaydetti.

Özersay, limanların kamu özel ortaklığıyla daha iyi hizmet verir noktaya getirilmesinin başka bir şey birden fazla şirkete teslim dilmesinin ise başka bir şey olduğunu söyledi. Özersay, elektrik konusunda ise bir nevi kamu özel ortaklığı ya da bazı hizmetlerin piyasa içinde özel sektör tarafından yerine getirilmesinin şu anda yaşanan durum olduğunu ifade etti.

 

“Kurumlar değersizleştiriliyor”

Özersay, elektriğin neredeyse yüzde 50 ‘sinin özel kurum tarafından üretilir noktada olduğunu belirterek, ancak burada murat edilenin bu kurumların battı denilerek satılması olduğunu söyledi. Kudret Özersay, tüm bunların, Kıbrıs Türkünün kendi kendini yönetmesine zarar veren yaklaşım olmakla birlikte bu süreç içinde ne kadar rant elde edebilirsek düşüncesinin de hakim olduğunu dile getirdi. Özersay, ihalesiz alım yapılırken doğrudan alım ile alınandan üç katı fazla alınmasının hiçbir şekilde yüz kızartmadığına dikkat çekerek, hala bir şey yapıldıysa bunun hesabını soracağız denmekte olduğuna vurgu yaptı. Özersay, burada esas olanın kurumların değersizleştirilmesi, hizmet veremez noktaya getirilmesi, birilerine satılması yaklaşımı olduğunu söyledi.

 

“Devletin kurumlarına zarar veriyorlar”

Özersay, halk iradesine rağmen hükümette bulunan siyasi partilerin tabanlarının iradesine rağmen kurdurtulmuş olan bir hükümetten daha fazlasını beklememek gerektiğini söyledi. Özersay, sorumluluk üstelenecek bir hükümetle karşı karşıya olmadığımızı ifade ederek, şöyle devam etti, “kendilerine ne parti tabanlarına karşı sorumlu hissediyorlar ne de halka karşı. O yüzden yüzleri bile kızarmıyor. Oysa gerçek çıplak bir gözle görülecek kadar önümüze duruyor. Bu da devlete zarar veriyor. Devletin kurumlarına zarar veriyorlar. Devlete olan inancı da yerle bir ediyorlar.”

 

“Siyasi anlamda görevde bulunanlar cesaret verici olmalı”

Kudret Özersay, halkı devletten soğuttuklarını belirterek, ciddi bir ekonomik yıkımın gelmekte olduğuna vurgu yaptı. Özersay, “Böyle bir hükümetle bu durumu yaşamak ciddi bir talihsizliktir” dedi. Özersay, bu durumdan kurtulmanın mümkün olduğuna işaret ederek, “siyasi anlamda görevde bulunanların ombudsmana, sayıştaylığa, başbakanlı denetlemeye, savcılığa cesaret vermesi gerekir” dedi. Özersay, siyasi olarak görevde bulunanların bu işlerin parçası durumunda olduklarını belirterek, daha önce hükümette bulundukları dönemde çok net bir biçimde birtakım yolsuzlukların üzerine gitmeye başladıklarını anımsattı. Özersay, şunları söyledi, “Şeker Sigorta konusu vardı. Bu yolsuzlukların birilerine menfaat sağlayıp sağlamadığını tespit etmek için rapor hazırladık, polise ilettik. O noktada polise bir cesaret verdik. Ya da daha önceki başbakan olan Özgürgün’ün banka hesaplarında hesabı verilemeyen birtakım rakamlar söz konusu idi. Bir duruşmada ortaya çıkan bu rakamların izahı mümkün olmadı. Ancak soruşturma ilerletilmedi ta ki biz ağırlığımızı koyalım. Sorduk ne zaman savcılığa gidecek diye. Savcılık aşamasında da savcılığa o cesareti verdik ki dokunulmazlığı kaldırıldı mahkeme aşamasına gelindi ve bu şahıs ülkeye bile giremedi. Siyaseti bıraktı. Bu bir sonuç değil mi, sonuçtur. Gelmemesi ve mahkeme huzuruna çıkmıyor oluşu bir şeyin göstergesi değil mi?”

 

“Bu süreç geciktirelim, mahkemeye taşıyalım ile baş edilecek bir süreç değildir”

Kudret Özersay, görevde bulunanların cesaret vermesi gerekirken, şu anda görevde bulunanların bu işin adeta bir parçası olmuş duruma geldiğini belirterek, “yakıt ihalesinin yeniden iptal edildiğini, belirtilen rakama değil, doğrudan alıma bakalım ki hangi rakama yeniden yakıt alacağız” diye konuştu. Özersay, bunun faturasını halkın ödediğini ifade ederek, “bu süreç geciktirelim mahkemeye taşıyalım ile baş edilecek bir süreç değildir. Meşru olmayan bir hükümet ile baş etme yolu onu mahkemeye vermek, sayıştaylığa şikayet etmek değildir. Bu sadece aman kaybettirir” dedi.

 

“Doğrudan alım yöntemi ile istedikleri firmadan çok daha yüksek fiyata alacaklar”

Özersay, elektrik kurumunda ellerinde olan verilere göre bir aylık bir yakıt olduğunu ifade ederek, normal şartlarda ihale yarın yeniden açıldığında üç ay sürebileceğini, bu nedenle bir aya yaklaşıldığında yine hükümetten açıklamalar duyacağımızı söyledi. “İhale süreci tamamlanana kadar yeterli yakıt olmadığından karanlıkta kalabiliriz” denileceğini söyleyen Özersay, “doğrudan alım yöntemi ile istedikleri firmadan çok daha yüksek fiyata alacaklar demektir” diye konuştu. Özersay, halkın menfaati için esas odaklanması gerekenin hükümetin bir an evvel görevden gitmesi yönünde olması gerektiğini belirterek, “ben bu mesajı bugün mecliste görevde bulunan CTP’ye veriyorum. Ana muhalefet partisinin bu hükümetin ömrünü kısaltacak bir siyasi duruş içinde olması gerekir” dedi.

 

“CTP yerel seçimi değil, erken seçimi zorlamalıydı”

Özersay, belediye seçiminin sağlıklı olmayacağını ve yeni kaosları da beraberinde getireceğini belirterek, “bu kaostan bizi çıkaracak olan şey belediye seçimi değil, erken seçimdir” dedi. Özersay, bir erken seçim ile birlikte ekonomide oluşacak olumsuz gelişmeleri doğru okuyacak bir hükümetin oluşması, erken seçim ile hükümetin muhalefetle sağlıklı bir diyalogla düzgün bir reform yapmasının önemli olduğunu söyledi. Özersay, bütçenin belediyeler reformu dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirterek, seçimden önce belli bir süre verilerek kimlerin aday olacağının net ortaya çıkmasının önemine değindi. “Anayasa mahkemesi zaten söyledi. Bu saatten sonra ne zaman seçimi yapsanız Anayasaya aykırı olacak” diyen Özersay, “CTP’nin zorlaması gereken süreç, hükümeti erken seçim için zorlayıp, belediye seçimini bunu ertesine bırakmak olmalıydı” dedi. Özersay, ülkenin yeni bir kaosa doğru sürüklenmekte olduğuna dikkat çekerek, “muhalefet ile hükümet anlaştı denildi, meşru olmayan bir hükümetle ne kadar anlaşsanız bir noktada patlamıyor mu?” diye sordu. Kudret Özersay, belediyeler reformunun yapılması için ortak bir komitede bir araya gelindiğini, kriterde anlaşıldığını, ancak sonra UBP’nin ben başka komiteye geçiyorum diyerek çekildiğini hatırlattı. Özersay, “Gayrı meşru hükümet ile iş tutmaya kalkarsanız başınıza gelecek olanlar son iki aydır başınıza gelenlerdir” dedi. Özersay, şimdi ise gayrı resmi hükümet ile 25 Aralık’ta seçim yapmak için iş tutmaya kalkışmanın hata olduğunu söyledi. 25 Aralık’ta seçim yerel seçim yapmak için değil, bir an evvel erken seçime gayrı meşru hükümeti zorlamak gerektiğini söyleyen Özersay, “yakın siyasi geçmişte yaşanılanlar yakın siyasi gelecekte yaşayacaklarımızın kanıtı olarak önümüzde duruyor” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Açlık sınırı 9 bin 841 TL
Açlık sınırı 9 bin 841 TL
PROTESTO ETTİ CEZAEVİNE GİRDİ
PROTESTO ETTİ CEZAEVİNE GİRDİ