Esnaf S.O.S veriyor!

Esnaf S.O.S veriyor!

Editor: Yeni Bakış Editör 3
25 Ağustos 2019 - 12:54

Esnaf, vatandaşın çarşıya inememesini ülkede yaşanan ağır ekonomik koşullara bağlıyor. Hükümetin hayat pahalılığı adı altında maaşlara yansıttığı rakamı da “Komik” olarak nitelendiren esnaf, “Vatandaşın cebinde para olmayınca doğal olarak harcama yapamıyor” diye nitelendirdi

Okulların tatil olması ve öğrencilerin de henüz ülkeyi terk etmelerinin de işlerinin durmasına en büyük etkenlereden biri olduğuna dikkat çeken esnaf, “Bu olumsuzluklara bir de ağır elektrik faturaları ve dükkan kiraları eklenince esnaf nasıl para kazanabilsin?” diye sordu

Ekonomideki kötü  gidişattan en fazla etkilenen kesimden biri de küçük esnaf. Hayat pahalılığının  dayattığı koşullar altında vatandaşın arzu edilen şekilde harcama yapamaması esnafa büyük bir darbe vuruyor.

Esnaf ne dedi ?

Murat Ucuz : “ Ekonomik kriz esnafa fazlasıyla yansıyor”

“ Ülkede büyük bir hayat pahalılığı var. Elektrik, su paraları, ev kirası, ürünlerin fiyatları vatandaşı zorluyor. Son zamanlarda asgari ücrete yapılan zammın da yeterli olduğunu düşünmüyorum. Maaşlarda iki yüz TL artış yaptılar, yeterli olmadı. Bir ev kirası bile bin 500, iki bin TL’den başlıyor. İnsanlar elektrik faturasını bile doğru düzgün ödeyemiyor. Bu sorunlar ise esnafa fazlasıyla yansıyor. Ekonomik krizle mücadele eden vatandaşın alım gücü olmadığı için esnaf zor günler yaşarken bir yandan da elektrik, su parası, ev kirası esnafın hayatını zorlaştırıyor. Bunların düzelmesi için öncelikle sterlin yerine TL’nin işlev kazanması lazım, esnafın ve vatandaşların hayatını kolaylaştırıcı çözümler üretilmeli.” 

Emine Toprak:“ Zor durumdayız”

 “Esnaf olarak genel sıkıntımız öncelikle toplumun alım gücünün düşmesi. Bayramın araya girmesiyle birlikte ölü bir düzen var şu anda. Bunların yanında esnafa yüklenen gerek vergiler olsun, gerek de elektrik konusu olsun. Çok zordayız. Aleni ve aylık gelen rutinin dışına çıkan elektrik faturalarından şikâyetçiyiz. Asgari ücrete yapılan artışın ardından vatandaşın yüzünün güldüğünü söyleyemem. Alım gücü gerçekten düştü. Bu  zam da esnafa maalesef yansımadı. Zaten toplum olarak bir pahalılıktır tutturmuş gidiyoruz. Kredi kartları, ödemeler bizi olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle Son üç aydaki durgunluk bizi çok olumsuz etkiledi. Bazı alanlarda esnafa yönelik tanıtımı ön plana çıkaracak alışveriş şenlikleri düzenlenmeli. Asma altı esnafı olarak bir diğer şikâyetçi olduğumuz konu yollarımız. Bu sorunlardan dolayı buradan daha az kişi geçmeye başladı. Bunun yanından uzun yıllardır zaten altyapı sorunumuz var. Belediye görevlileri gereken hizmeti vermiyor. Belediye işletmelere şemsiye veriyor ama bize böyle bir hizmet sunan yok. Bizim eksiğimiz ne? Bu bölgede belediyelerin demir direkleri belli saatlerde açıp kapatması lazım. Ama zamanında açılıp kapanmıyor. Hükümetin esnafın bu sıkıntılarını gidermesi gerekiyor.” 

Ahmet Cabacaba:“ Esnaf sinek avlıyor”

“ Bana yılların verdiği bir tecrübe var. Biz esnaf olarak aşağı yukarı her sene bu aylarda satışlarda düşüklük yaşıyoruz, yani bu aylar durgun aylarımız. Çünkü öğrenci yok, mevsim ve sezon değişiyor. Normal olarak bu dönem ölü sezondur bizim için. Ama bunun yanında çarşı gerçekten de tahmin ettiğimizden daha da kötü durumda. İnsanların alım gücü olmadığı ve maaşlarda hiçbir kayda değer bir iyileşme görülmediği için esnaf da sinek avlıyor. Hayat pahalılığı gitgide yükseliyor. Dövizin düşmesine rağmen bazı esnaflar ürünlerin fiyatlarını düşürmüyor. İthal edilen malların çoğu Türkiye’den gelmesine rağmen döviz arttığı için fiyatlara zam yapıyorlar, hadi haklılar diyelim, peki, döviz düştüğünde neden indirim yapmıyorlar? Bunun yanında benim anladığım kadarıyla elektrik kurumu gizli gizli zam yapıyor. Kimle konuşsam 500- 600 TL’den aşağı elektrik faturası gelmediğini söylüyor. Yani normalde üç yüz TL elektrik faturası gelen eve beş yüz- altı yüz TL elektrik faturası gelmesinde de bir anormallik var. Tüm bunlar esnafı zor durumda bırakıyor. Benim istediğim hükümetin bir an önce bunları daha iyi kontrol etmesi ve halkın refah düzeyini yükseltmesidir. Umarım bizi duyan olur.”

Ekram Tayfur:“ En büyük darbeyi küçük esnaf yiyor”

“ Son günlerde işler çok zayıf, ne kadar halimize şükretsek de zayıf. Her geçen gün işler daha da kötüye gidiyor. Ya yılbaşı öncesi, ya da bayram öncesi bir ufak hareketlilik oluyor, akmasa da damlıyor asma o eski bayram, yılbaşı alışverişlerinden de eser yok. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Bunların sebebi ne diye düşünecek olursak ilk olarak turistler çarşıya geliş yolunu tam olarak bilmiyor. Yerli halk da buraya gelmek istiyor ama park yeri bulamadığı için gelmek istemiyor. Bazı park yerleri insanlardan bir saatlik park ücreti olarak 10 TL istiyor. İnsanlar buraya gelip iki üç saat alışveriş yapmak isteseler sadece park yerine 40- 50 TL vermek zorunda kalacaklar. Böyle olunca da insanlar büyük marketlere gitmeyi tercih ediyorlar. Bu marketlerde park yeri beleş, arabasını istediği gibi park edebiliyor. Sonra market arabasıyla alışverişini yapıp alışverişini daha mutlu tamamlıyor. Bir de bu marketlerde artık her şey var. Eskisi gibi değil. Eskiden bakla, fasulye satan ayrı bir dükkân vardır, ayakkabı satan farklı bir dükkân vardı. Ama şimdiki büyük marketlerde yok yok. Satmadıkları bir insan kaldı. Asgari ücret konusuna gelecek olursak asgari ücrete iki yüz TL zam yaptılar. Baştakiler bu maaşla yaşamayı denesinler de bize de anlatsınlar nasıl yaşanıyormuş. İki yüz TL asgari ücrete zam yaptılar ama üç yüz TL de elektriğe, suya zam yaptılar. Kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri aldılar. Biz ne anladık bu işten? Gerçekten merak ediyorum şu başta olup da hiçbir iş yapmayan kişiler bir ay asgari ücret üzerinden maaş alsınlar da bakalım geçinebilecekler mi? Bir de çocukları varsa durum daha da zor. 

Bu sorunlardan dolayı en büyük darbeyi küçük esnaf yiyor. Bu ekonomik sıkıntıları büyük esnafın, tüccarların umurunda değil. Tüccar nasıl olsa satacak zaten. Az önce de söyledim eskiden kasaba gidip et alırdın, manava gidip sebze alırdın, bakkala gidip kuru yiyecekler alırdın. Böylece üç dört esnaf ailesi geçinirdi. Şimdiki marketlerde cam eşyası, çeyizlik, sebze, et her şey var. Tekelleşme ortaya çıktı. KKTC üç dört tüccarın elinde kaldı. Biz bu kadar konuşuyoruz ama boşuna yoruluyoruz. Ne bizi duyan var ne kale alan var, ne de bu ülkeyi düzeltecek olan var. Baştakiler büyük lokmayı yutar biz de bakarız. Esnaf ve fakir halk sadece bakar. Aslında milletvekili ismi yanlış, ‘Millet vurgunu’ demeleri gerekirdi. Bakanlara da “ yutanlar” demeleri gerekirdi. Çünkü asıl bakan biziz. Sadece bakıyoruz. Ne diyeyim? Madem ne söylersen söyle utanıp arlanmıyorlar, madem günahtan da korkmuyorlar, ne söyleyeyim? Anlayacağın bitmiş, tükenmiş durumdayız.” 

Cihan Kaya:“ Esnafla vatandaş birbirine bağlıdır”

“ Bu mevsimlerde Ada’da büyük bir durgunluk kendini gösteriyor. Çünkü ülkede öğrenci yok, yerli halk ise zaten tatile gidiyor. İnsanlar açısından genel bir boşluk söz konusu. Geçmiş senelere göre işler daha da zayıf. Biz 13 sene önce bu dükkânda tişörtü 25 TL’ye satıyorduk şimdi 30 TL’ye satıyoruz. Yani on üç senede tişörte 5 TL zam gelmiş. Ama hayat pahalılığına baktığında her şeye yüzde iki yüz- üç yüz zam gelmiş. 

Toplumun aldığı asgari maaş zaten yetersiz. İnsanlar bir buçuk iki bin TL ev kirası veriyor. Özel harcamaları hesapladığın zaman bu para asla yetmez. 

Geçinebilmek için ya ek iş bulacak ya da ek mesai yapacak. Vatandaşla esnaf birbirine bağlıdır. Vatandaş az kazandığı zaman esnaf da az kazanır, vatandaş çok kazandığı zaman esnaf da çok kazanır. 

Bu bir gerçek. Esnafın durumunun düzelmesi için genel olarak tüm halkın refah düzeyinin artması için çalışmalar yapılması lazım. Sadece bana özel yardım yapsalar da vatandaşın durumu kötü olduğu sürece ben yine kazanamayacağım. Bu yüzden genel olarak hayat pahalılığın aşağıya çekilmesi lazım.”

Sultan Dilekçi:“Yalnız kendilerini düşünüyorlar”

“ Esnafın durumu hiç iç açıcı değil. Aslında vatandaşın durumu da hiç iç açıcı değil. Normalde daha gelişmiş ülkelerde pahalılık görülür ama burası hem gelişmiş değil hem de pahalı. Vatandaşın belli sıkıntıları var evet ama esnafın sıkıntısı daha büyük. Çünkü vatandaş elinden geleni yapıp çalışıp az da olsa bazı çözümler üretebilir. Ancak biz esnafların tek çaresi dükkânları, dükkânlarımız bizim ekmek teknemiz. Bundan başka bir çaremiz yok. Baştakilerin ise bizden haberi yok.

 Halk arasında şöyle bir diyalog vardır ‘ Devlette iş bulsam da rahatlasam’. Bu diyalogdan da anlaşılabileceği gibi devlette bir yere gelen rahatına bakıyor, sadece kendini düşünüyor. Hükümet de belediye de bence böyle düşünüyor. Hepsi kendi rahatına bakıyor. Biz ise burada ölüyoruz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kapalı sektörlerle ilgili açıklama
Kapalı sektörlerle ilgili açıklama
Baybars’tan kesinti açıklaması
Baybars’tan kesinti açıklaması