“Gelecek Vaat Ediyoruz”

“Gelecek Vaat Ediyoruz”

TDP Milletvekili ve Adayı Zeki Çeler, emekçi kesime seslenerek, “bakanlık görevindeyken yaptıklarımızı yeniden görmek istiyorsanız TDP’ye mühür vurun, sandıktan güçlü çıkmamızı sağlayın” dedi

Editor: YeniBakış Editör
12 Ocak 2022 - 10:04
Reklam

TDP Milletvekili ve Adayı Zeki Çeler, kendisinin bakan olduğu dönemde seçim kaygısı olmadan ekonomik sıkıntının üstesinden gelinmesi için asgari ücret konusunda ve yapılan denetimlerle cesurca adım attığını ifade ederek, “Bakanlar hep işverenin gölgesinde diye düşünülür. Biz o dönem seçim olmadan bunu yaptık. Şimdi billboardlarda hep özel sektör çalışanları var. O zaman aklınız neredeydi? Bakanlar Kuruluna ek maaş desteği verelim diye tüzük götürdüğümüzde o zaman neredeydiniz?” diye sordu

 

Çeler, özel sektör çalışanlarının hiçbirinin bu vaatlere inanmadığını ve bu oyuna gelmeyeceğini ifade ederek, “insanlar farkındadır, kimin seçim beklentisi olduğunu biliyor. Emekçi kesimin sandıkta kendilerine çok iyi bir ders vereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu

 

Çeler, TDP’nin yapmak istediği bir icraatın da iş yasasındaki değişiklik olduğunu ifade ederek,  “İşvereni ve işçiyi koruyan bir yasadır. Biz yaptık ama yetiştiremedik geçirelim, bizden sonra da gelen ilgilenmedi. TDP yeniden göreve gelirse bunu hayata geçirmek için çalışacaktır. Her sektörün taban maaşı olacak, işveren ve sendikası ile konuşularak bu karar alınacak” dedi

 

Zeki Çeler, asgari ücret konusunda ise hükümetin emekçi üzerinden seçime yönelik oyun oynadığını söyledi. Çeler, işveren tarafının seçimden sonra mahkemeye gitme durumunun olacağını, danışıklı dövüş olduğunu belirtti

 

 

Yeni Bakış

 

TDP Milletvekili ve Adayı Zeki Çeler, Yeni Bakış WEB TV’de yayınlanan Yaşamın İçinden programına katılarak Kazım Denizci’nin sorularını yanıtladı. Çeler, hükümetin asgari ücret konusunda emekçi üzerinden seçime yönelik oyun oynadığını söyledi. İşveren tarafının seçimden sonra mahkemeye gitme durumunun olacağını belirtti. Çeler, bakanlığı döneminde emekçiye verilen öneme vurgu yaparak, yapılan denetimler, asgari ücrete yapılan artış nedeniyle seçmenden TDP’ye karşı bir sempati doğduğunu söyledi.  Çeler, bu dönem çok değişik bir seçime gidileceğini belirterek, sonuç ne olur kestiremediğini kaydetti. Çeler, birçok kişinin mecliste sesi olması adına karma oya da gideceğini belirterek, “Birçok anket yapıldı.  Biz TDP olarak bunu paylaşmadık. Biz TDP olarak çalışıyoruz ve  daha çok mühür için uğraşıyoruz. Amacımız mecliste daha çok milletvekili çıkarmaktır” dedi.

 

Çeler, şu anda ülkede bir hükümet olmadığını ifade ederek, ülkedeki yapının, bakanlılara gelindiğinde üçlü kararnamelerle bakanlık müdürlerinin de hep siyasi atama olduğunu kaydetti. Çeler, bu durumun ülkenin geldiği en kötü noktalardan biri olduğunu ifade ederek, “Bizde seçme gidildiğinde yönetim durur. Başıboşluk ortalığı alıp götürür. Kimse bu dönemde tek başına iktidar olmayacak” diye konuştu.

“15 ay boyunca sunduğumuz şeffaf yönetim şekli bir gecede bozuldu”

Zeki Çeler, sosyal devlet denildi mi kucaklayıcı olmak gerektiğini belirterek, 4 ‘lü koalisyon döneminde ne gerekiyorsa yapacağız dediklerini, tek partiymiş gibi davranalım dediklerini, ancak halkın partisinin hükümetten çekildiğini anımsattı. Çeler, sebebinin Serdar Denktaş’ın oğluna arazi verme meselesi olarak belirtildiğini söyleyerek, “Serdar bey sözleşmeler iptal olsun ihale açılsın dedi. Ardından da istifamı veririm dedi. Ancak bir gün sonra bunu söylenmesine rağmen HP hükümeti bozdu. 15 ay boyunca sunduğumuz şeffaf yönetim şekli bir gecede bozuldu” dedi.

“O zaman aklınız neredeydi?”

Çeler, asgari ücretle ilgili UBP ve DP’nin oynadığı oyunun tamamen seçime yönelik olduğunu söyleyerek, “Danışıklı dövüş olduğu ortadadır” dedi. Çeler, kendisinin bakan olduğu dönemde seçim kaygısı olmadan ekonomik sıkıntının üstesinden gelinmesi için cesurca adım attığını ifade ederek,  “Bakanlar hep işverenin gölgesinde diye düşünülür. O dönem hasta olup hastanedeydim. Çıkar çıkmaz belirlemiştik. Şimdi billboardlarda hep özel sektör çalışanları var. O zaman aklınız neredeydi? Bakanlar kuruluna ben tüzük götürdüğümde o zaman neredeydiniz, ek maaş desteği verelim demiştik. O zaman bize hükümetteyken neden destek vermediniz? Biz o zaman bunları yaparken seçim de yoktu. Özel sektör çalışanlarının hiçbiri bunlara inanmıyor ve bu oyuna gelmeyecek. İnsanlar farkındadır, kimin seçim beklentisi olduğunu biliyor. Sandıkta kendilerine çok iyi bir ders vereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“İşçi o masada olmadan o sektörün taban maaşı nasıl belirlenebilir?”

Çeler, TDP’nin yapmak istediği bir icraatın da iş yasasındaki değişiklik olduğunu ifade ederek,  “İşvereni ve işçiyi koruyan bir yasadır. Biz yaptık ama yetiştiremedik geçirelim, bizden sonra da gelen ilgilenmedi. Biz yeniden göreve gelirsek bunu hayata geçirmek istiyoruz. Her sektörün taban maaşı işveren ve sendikası ile konuşulacak. Bu konuda o dönem birliklerden ve sendikalardan olumlu görüş aldık. Ancak ne zaman duydular çalışma bakanlığı işçi tarafının da o masada olmasını ister hepsi geri çekildi. İşçi o masada olmadan o sektörün taban maaşı nasıl belirlenebilir?” diye sordu.  “Bizim üzerimizden kaçak bahislerle milyonlar dönüyor. Biz bunu görmezden mi geleceğiz yoksa kayıt altına alıp ekonomiyi güçlendirecek miyiz?” diye soran Çeler, “Gelirler arttığı zaman da kamu çalışanlarının ve özel sektörün alım gücünü artıracaksın. Bundan sonra doğacak olanlar borçla doğmak yerine gelecekleri devlet tarafından garanti altına alınmış olacak” dedi. Çeler, “Sektörel bazda taban maaş sisteminin hayata geçmesi gerekir. Hiç çalışmayan bir sektörde otomatik olarak yapılacak artış o sektörün yok olmasına neden olabilir” diyerek, “Bu nedenle sektörel bazda taban maaşa geçilmeli diyoruz” diye konuştu.

“Türkiye ile kardeşlik içinde ekonomik ilişkiler sürdürülmelidir”

Sağ partilerin Türkiye ile olan ilişkilerinin biat etme, birilerini kötüleme üzerine kurulduğunu belirten Çeler, “nüfus yapımızdan dolayı Türkiye Cumhuriyeti’nin burada bulunma sebebi toplum mühendisliğine dönüştürülmeye çalışılıyor. Yaratılan biat düzeni buradaki siyasetin suçudur. Kardeşlik içinde ekonomik ilişkiler sürdürülmelidir. Bizim kendi kendimizi idare edemememiz bireysel çıkar uğruna bu toplum tarafından siyasilerin hala seçilmiş olmasının bedelini ödüyoruz. Diyalog yoluyla bizi bizden dinlemelerini sağlayacağız.  O dönemde de bunu ilettik, bizi bizden dinleyin dedik. Ve o dönem bu bana hep artı olarak geldi. Biz Türkiye ile düşman olamayız. Ama bize yıllarca Türkiye’yi istemez, Rumcudur dediler. Biz hepimiz de insanız şeffafça ve dürüstçe kendimizi Türkiye’ye anlatabilmeliyiz” dedi. “Burada uygulamak istedikleri yöntemleri ve istikrar sağlamak için seçim sistemindeki boşluklarla bunu uyguluyorlar. Kıbrıs Türkü sandığa doğru şekilde kendini yansıtırsa Kıbrıs Türkü galip gelecek.” diyen Zeki Çeler, “Sandığa gitmeyen kesim gitmiş olsaydı belki de yüzde 52 ile Akıncı kazanacaktı. Eğer ki sandığa gidersek ve TDP olarak güçlü çıkarsak mecliste grup oluşturursak toplumun hizmetine katkıda bulunacağımızı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“30 yıldır yapmayan partilerin bundan sonra da yapacağı bir şey yoktur”

Çeler, şöyle devam etti, “Toplu iş sözleşmesini ortadan kaldıracak yasayı DP getirdi. Biz günlerce kürsüde konuştuk, bakan istifa etti, iptal oldu. Bursları dile getirdik, çocuklar burslarını aldı. Askerler izne çıkamıyordu, çıkıp dile getirdik en son mahkemeye gidiyoruz dedik, çocuklar ertesi gün izne çıktı. Biz bunları reklam olsun diye değil, vatandaşa hizmet olsun diye yaptık. TDP’nin meclise girmemesi için çalışan bir kesim vardır, ona rağmen emekçi kesim bize destek verecek ve biz sandıktan güçlü bir şekilde çıkacağız. Para dağıtmalar başladı. Biz size onların bugün verip de yarına uçan para yerine gelecek vaat ediyoruz. Biz size artık eşit ve adil bir şekilde yaşam standartı veriyoruz. 30 yıldır yapmayan partilerin bundan sonra da yapacağı bir şey yoktur” dedi.

“Sandığa gitmezsek bu siyasiler o mecliste yine kalacak, bizim gibiler de yok olup gidecek”

Çeler, boykot kararı alan seçmene de seslenerek, “Sandığa gidip sesimizi duyuralım diyoruz biz. Biz gelin boykotun manasını verelim diyoruz. Seçim sisteminde ya da anayasada bir değişikliğine gidelim diyoruz. Sandığa gitme oranı yüze 50’nin altına düştüğü anda seçime katılan diğer partiler de lav olsun diyoruz. Biz gitmezsek bu partilerin aynı siyasileri o mecliste yine kalacak, bizim gibiler de yok olacak. 10 vaadin içinde bir tanesini bile bir parti size sunuyorsa, o bir vaat için bile oy verilmelidir ki sesimiz olabilsin” diye konuştu.  

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Meteoroloji Dairesi'nden Günlük Tahmin
Meteoroloji Dairesi'nden Günlük Tahmin
Altun'dan Elektrik Kesintileriyle İlgili Açıklama
Altun'dan Elektrik Kesintileriyle İlgili Açıklama