Vatandaş dengeleri gözetecek

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şevki Kıralp, önümüzdeki yıl nisan ayında gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, demokratik duyarlılıkları yüksek bir dünya görüşü ile daha muhafazakar bir dünya görüşünün yarışacağının aşikar olduğunu vurguladı


Vatandaş dengeleri gözetecek

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şevki Kıralp, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kıbrıs sorununun nasıl çözüleceği yönündeki tartışmaların her zaman belirleyici bir etken olduğunu, 2020 seçimlerinde de yine belirleyici olacağını, ancak bu kez tek konunun bu olmayacağını söyledi

“Türkiye ile ilişkilerimizde, kendi iç demokrasimizle ilgili çeşitli konularda, Cumhurbaşkanı adaylarının ülkemizdeki siyaset kurumunun genel işleyişi içindeki konumları da toplumun dikkat göstereceği meseleler arasında olacaktır” diye Kıralp, toplumun, sadece hangi çözüm modelinin görüşüleceğini belirlemek için değil, aynı zamanda kendisini temsil edecek siyasal liderliğin duyarlılıklarına da bakarak adım atacağını kaydetti

“2020 Cumhurbaşkanlığı seçimini federalistler ile anti-federalistler arası bir yarıştan ibaret görmüyorum” diyen Kıralp, seçimlerde sahnede demokratik duyarlılıkları yüksek bir dünya görüşü ile daha muhafazakar bir dünya görüşünün yer alacağının aşikar olduğunu vurguladı 

Kıralp, Meclis’teki partilere bakıldığı zaman, hükümetin iki ortağının “federasyon tükenmiştir” düşüncesinde olduğunu, şu an hükümette yer almayan DP ve YDP’nin de “farklı bir model” tezine soğuk olmadığını söyledi. Kıralp, “CTP ve TDP ise federal çözümden yanadır. Bunun dışında, toplumun önem verdiği çeşitli ilkesel tartışmalar mevcuttur ve bu tartışmaların Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de tesirleri olacaktır” dedi

 

Deniz ABİDİN 

 

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şevki Kıralp, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kıbrıs sorununun nasıl çözüleceği yönündeki tartışmaların her zaman belirleyici bir etken olduğunu belirterek, Kıbrıs sorununun 2020 seçimlerinde yine belirleyici olacağını, ancak bu seçimde toplumsal iradenin kendisini göstererek belirleyici olacağı tek konunun Kıbrıs sorunu olmadığını söyledi. “Türkiye ile ilişkilerimizde, kendi iç demokrasimizle ilgili çeşitli konularda, Cumhurbaşkanı adaylarının ülkemizdeki siyaset kurumunun genel işleyişi içindeki konumları da toplumun dikkat göstereceği meseleler arasında olacaktır” diyen Kıralp,  toplumun, sadece hangi çözüm modelinin görüşüleceğini belirlemek için değil, aynı zamanda kendisini temsil edecek siyasal liderliğin duyarlılıklarına da bakarak adım atacağını kaydetti.

“Toplumsal farkındalık güçleniyor”
Kıralp, son yıllarda toplumun farklı kesimlerinde Türkiye ile ilişkilerimizin eşitler ilişkisi olması, diğer bir değişle Kıbrıs Türk toplumunun kendi geleceğiyle ilgili konularda söz hakkının kendisinde, yani seçtiği yöneticilerde olması yönünde bir hassasiyet geliştiğini ifade ederek, laiklik lehine duyarlılıkların sağlamlaşmakta olduğunu söyledi. Belli çevrelerde yükselen linç kültürünün pek çok insanı bu kültüre karşı tolerans paydasında birleştirebilmekte olduğunu belirten Kralp, insan hak ve özgürlükleri konusundaki toplumsal farkındalığın güçlenmekte olduğunu kaydetti. Kıralp, bu hassasiyetlerin belki geleneksel olarak sol eğilimli seçmenlerin özlemleri olduğunu, ancak bugün sağ eğilimli seçmenlerin ciddi bir bölümünde bu tür konulara dair yüksek duyarlılıkların mevcut olduğunu söyledi. Kıralp, bunun yanında, bazı kesimlerin bu tür konular karşısında daha muhafazakar yaklaşımlar sergilemekte olduğunu belirterek, bu kesimlerde eşitler ilişkisi ve laiklikle ilgili bazı taleplerin “Türkiye ile ilişkilerimizi bozacağı” endişesinin ağır basmakta olduğunu söyledi.

“Seçim federalistler ile anti-federalistler arası bir yarıştan ibaret olmayacak”
Doç. Dr. Şevki Kıralp, bu kesimlerin ifade özgürlüğü veya toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda ya bazı tabularının mevcut ya da bu tür konuların gündemlerinde üst sıralarda yer almamakta olduğunu belirtti. “Dolayısıyla, seçimi federalistler ile anti-federalistler arası bir yarıştan ibaret görmüyorum” diyen Kıralp, 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sahnede demokratik duyarlılıkları yüksek bir dünya görüşü ile daha muhafazakar bir dünya görüşünün yer alacağının aşikar olduğunu vurguladı. 

“Çeşitli ilkesel tartışmalar Cumhurbaşkanlığı seçimlerine tesir edecektir”
Kıralp, Meclis’teki partilere bakıldığı zaman, hükümetin iki ortağının “federasyon tükenmiştir” düşüncesinde olduğunu, şu an hükümette yer almayan DP ve YDP’de “farklı bir model” tezine soğuk olmadığını söyledi. Kıralp, “CTP ve TDP ise federal çözümden yanadır. Bunun dışında, toplumun önem verdiği çeşitli ilkesel tartışmalar mevcuttur ve bu tartışmaların Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de tesirleri olacaktır. Örneğin, sol yelpazedeki CTP, oldukça uzun bir süredir merkeze kaymakla eleştirilmektedir. Sağda ise Türkiye-KKTC ilişkileri, ifade özgürlüğü ve laiklik gibi konularda farklı eğilimler mevcuttur. Bu kez sağı bölecek tek unsur “kimin lider olacağı” değildir çünkü toplum oy vereceği adayın bu ilkesel tartışmalarla ilgili konularda nasıl bir eğilime sahip olduğuna dikkat gösterecektir” diye konuştu. 

“Adayların hangi çözüm modelini savundukları tartışılacaktır”
Kıralp, ilerleyen günlerde adayların hangi çözüm modelini savundukları ve bu modellere nasıl ulaşacaklarının elbette ki tartışma konusu olacağını ifade ederek, bu tartışmaların elbette toplumun vereceği karara bir ölçüde rehberlik edeceğini kaydetti. Akıncı’nın %60’ın üzerinde oy alarak kazandığı 2015 seçimlerinin de ortaya koyduğu üzere, seçilecek olan liderin Kıbrıs sorununa yaklaşımının tek kriter olmadığını belirten Kıralp,  Akıncı’nın sadece federalist olduğu için değil, aynı zamanda sergilediği siyasal duruşla da çeşitli konularda farklı kesimlerin ortak paydası olduğu için seçimi kazandığını söyledi.