"Ekonomi bozguna uğradı"

İş Adamları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Candan Avunduk, ekonomik yönden büyük bir yıkıma doğru gidilmekte olunduğuna dikkat çekerek, devletin işletmelere yeteri kadar destek vermediğini, çalışmak zorunda olan reel sektör olduğunu, kapanırken ekonomik önlemlerin de alınması gerektiğini kaydetti


İŞAD Başkanı Enver Mamülcü: Sağlık Üst Kurul’u kararları alırken ekonomik örgütlerin sahada olması gerekir. Alınan kararların birisinde fırınlar açık olacak denildi ama un fabrikaların kapalı olacağı denildi. Bu olacak iş değil. Kararların verilmesi yönünde insanların da paydaş olması gerekiyor.

 

 KTSO Başkanı Candan Avunduk: Tuzu kuru olan kesim ‘Tam kapanma’ diyor. Kamu çalışmadığı zaman zaten ödeniyor. Birçok sektör durmuşken devam eden fonksiyonlar var. Ciddi sıkıntılar içerisindeyiz.

 

Esengül AYKAÇ

Covid-19 biyolojik savaşın tüm dünyada mevcut olduğundan söz eden İş Adamları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, biyolojik savaş içerisinde vakaların azalmasının mümkün olmakla birlikte hiç olmamasının mümkün olmayacağını söyledi. Ekonomik düzenin artık ülkemizde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Enver Mamülcü, ekonomi için yeni formüllerin bulunması gerektiğini kaydetti. Yeni ekonomik formüllerin nasıl olması gerektiği hakkın da görüşlerini ifade eden Mamülcü, ekonomik tedbirleri yaratırken sağlık tedbirlerinin de bu noktada nasıl çözülmesi gerektiği yönünde çalışmalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.

“Vakalarda artış gözlemlendiğinde tam kapanmaya gidilebilir”

Sağlık turizmi adı altında yer alabilecek standartlara girilmesi gerektiğini anlatan Mamülcü, Yükseköğrenim ile ilgili koşulların hem elektronik bilgisayar üzerinden hem de ülkede öğrenim görmek isteyen öğrenciler için yeni programların oluşturulması gerektiğini söyledi. Yapılacak olan çalışmalar da vakaların belli zamanlarda yükseldiği durumlarda tam kapanmanın mümkün olabileceğine dikkat çeken Mamülcü, alçak düzeyde çıkan vakalar neticesinde gece sokağa çıkma şeklinde uygulanması gerekirken hafta sonu ise tam kapanma yönünde çalışmaların olması gerektiğini belirtti.

“Büyük bir yıkıma gidilecek”

Ülkenin sosyal bir devlet olmamasından kaynaklı işletmelere gerekli desteği veremediğinden söz eden Mamülcü, devletin işletmelere gerekli desteği veremeyeceğinden ötürü ilelebet kapalı kalınsa dahi hiçbir şekilde virüsün atlatılma unsurunun olmayacağını söyledi. Ülkeye yurtdışından mal, servis, Güney’den mal, servis, insan geldiği sürece hiçbir şekilde virüsün bitmesinin imkansız olacağına dikkat çeken Mamülcü, sınır kapılarının açık olduğu takdirde ülkede ve dünyada virüs salgının devam edeceğine işaret etti. Virüsün yaygınlığının 3 yıl kadar devam edeceğini belirten Mamülcü, virüsün en az 3 yıl devam etmesi ile birlikte kapanmanın da söz konusu olmayacağını ifade etti. Ekonomik sorunların devam etmesi ile birlikte bu sefer de insanlar arasında kavga, cinayet ve intiharlara sebebiyet vereceğini anlatan Mamülcü, bir yanda virüsün kaybolması için kapanma yapılırken diğer yandan da ekonomi olarak insanların yoksullaşmaya itilmesi ile birlikte ortaya büyük bir kaosun oluşacağına işaret etti. Kaos içerisinde her yerin talan edileceğine dikkat çeken Mamülcü, insanlığın büyük bir yıkıma gideceğini söyledi.

“Virüs ile nasıl yaşayabiliriz”

Mamülcü, akılcı yönlerle biyolojik savaşı birlikte kurallara uyulması ile birlikte devletin de etkin ve denetim mekanizmasını devreye sokarak belli bir yol haritası çizerek ülke insanını koruması gerektiğini ifade etti. Mamülcü, maske ve hijyen ile ilgili sıkıntıların görülmesi durumunda kişilere etkin bir şekilde cezalandırması gerektiğini vurguladı. Devletin argüman çizmesi gerektiğinden söz eden Mamülcü, virüsün kolay kolay gitmeyeceğinden söz ederek virüs ile nasıl yaşanması gerektiği yönünde yol haritaları oluşturulması gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin Covid-19 sürecinde bir şekilde sosyal devlet anlayışını yarattığını belirten Mamülcü, Güney Kıbrıs’ın da sosyal devlet anlayışını bir şekilde başarırken Kuzey Kıbrıs’ın ise böyle bir anlayışa sahip olmadığını söyledi. Mamülcü, ülkemizde virüs ile nasıl yaşanması gerekiyorsa bir şekilde virüsle yaşama imkanlarının kurulması gerektiğini savundu.

“Ülke gerçeklerine ters düşüyor”

Ekonomi ile sağlığın paralel olarak aynı seviyede gidilmesinin umut edildiğini belirten Mamülcü, ekonomi ile sağlığın paralel gitmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Planlı bir şekilde kapanmanın yanında hafta içi iç dinamiklerin açık olması ile birlikte ekonominin üstesinden gelinebileceğine işaret eden Mamülcü, hafta içi memurun işine gidebilmesi, öğrencilerin okullarına gidebilmesi ve bütün dinamiklerin belli planlamalar dahilinde düzenin oluşturulması gerektiğini kaydetti. İlelebet kapalı kalınarak hiçbir şeyi çeviremez duruma gelerek ülkenin de kaosa doğru gideceğine işaret eden Mamülcü, tamamen sağlığı koruma altına alarak hiçbir şeyin de kontrol altına alınamayacağına dikkat çekti. “Sağlık Kurulu’nun açıkladığı tedbirler bizim için uygun değildir” diyen Mamülcü, “Sağlık Üst Kurul’u kararları alırken ekonomik örgütlerin sahada olması gerekir. Alınan kararların birisinde fırınlar açık olacak denildi ama un fabrikaların kapalı olacağı denildi. Bu olacak iş değil. Kararların verilmesi yönünde insanların da paydaş olması gerekiyor. Sadece Sağlık Kurulu’nun verdiği kararlar ülke gerçeklerine ters düşüyor ve ekonomi hayatına da ter düşüyor” dedi.

“Ekonomik faaliyetlere başlayabiliriz”

Başbakan Yardımcısı aynı zamanda Ekonomi Bakanı olan Erhan Arıklı “Bilimsel veri görmeden kapanma için imza atmam” söylemini yorulmayan Mamülcü, “Vaka sayılarının çok yükselebileceği ve gerçekten vakaların önünün alınamayacağı bir unsur varsa ekonominin devam etmemesi yönünde karar verecektir. Şu anda günlük 40-50 vaka ile tedbirlerle ilgili unsurların çoğaltılması ile birlikte ekonomik faaliyetlere başlayabiliriz” diyerek kapanma sürecinde ekonominin hiçbir şekilde ayakta duramayacağına dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Candan Avunduk:

Ekonomi bozguna uğradı

Hükümetin kapanma ile ilgili almış olduğu kararları değerlendiren Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO)  Başkanı Candan Avunduk, hükümetin kapanma ile aldığı kararların sağlığı koruma yönünde alınan karar olduğunu belirtti. Sağlık adına alınan kararların inkar edilmediğini ifade eden Candan Avunduk, sağlığın korunması ile birlikte kapalı olmanın getirdiği mevcut durumda ekonominin bozguna uğradığını kaydetti. Sağlığın korunması yönünde çok iyi bir noktaya gelindiğinden bahseden Avunduk, ekonominin zor durumda olması ile birlikte ekonomiye bağlı olan tüm çarkların ise durmuş durumda olduğunu kaydetti. Ekonomik çarkların durması ile birlikte insanların mağdur olduğunu söyleyen Avunduk, küçük esnafın çalışmadığı için evine ekmek götürmediğini belirterek günlük çalışan kişilerin ise evine ekmek götüremez duruma geldiğine işaret etti.

“Birçok sektör durmuşken devam eden fonksiyonlar var”

Turizmin aylardır kapalı olduğunu söyleyen Avunduk, inşaatçıların taahhütlerini yerine getiremediğini anlatarak inşaatçıların taahhütlerini yerine getirebilseler bile ülkeye giriş çıkışların olmamasından kaynaklı satış yapamadıklarını belirtti. Sanayicilerin üretimlerini durdurmuş durumda olduğundan söz eden Avunduk, iş insanlarının da faaliyetlerini durdurmuş durumda olduğunu ifade ederek sadece elzem olan ürünlerin satışlarının devam ettiğini kaydetti. Birçok sektörün durmuş vaziyette iken devam eden fonksiyonlarının varlığından bahseden Avundu, personellerinin ödenmesi, bankalardaki faizler, bankalarda veya müşterilerinde bekleyen çekler, devlete olan yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi hayatta olan ve devam eden faaliyetlerin olduğunu anımsattı.

“Devlet desteği yeterince verilmedi”

Bir yandan sağlığın korunması için kapanmaya gidilerek bir fayda sağlandığından söz eden Avunduk, diğer taraftan kapanarak ekonomiye zarar verilmeye başlandığını söyledi. Hükümetin karar alırken ekonomik tedbirlerin de açıklanması gerektiğine değinen Avunduk, ekonomik paket hakkında küçük bir paketin açıklanmasına rağmen yetersiz olduğunu anlattı. Sanayi için 3 ay elektrik desteğinin 2 ay olduğunu belirterek 3 ayın bir ayının çalışmadan geçtiğine işaret etti.  Devlet tarafından işveren katkı payının ödenmesi noktasına değinen Avunduk, devlet desteklerinin yeterince verilmediğinin altını çizdi.

“Ciddi sıkıntılar içerisindeyiz”

Bankalarda bekleyen çeklerin, yükümlülükler ve ödemelerin hepsinin art arda gelmeye başladığını belirten Avunduk, bu durumda iş insanlarının, sanayicilerin veya çarşıda olan sektörün önünde çok ciddi sıkıntıların olduğuna dikkat çekti. Çalışamamanın getirdiği ama yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüklerin varlığından söz eden Avunduk, çalışmayan iş yerlerinin personellerinin hakları olan ödemeleri ve sosyal haklarının ödenmesi noktasında ciddi sıkıntıların oluştuğunu savundu.

“Tuzu kuru olan kesim ‘Tam kapanma’ diyor”

Başbakan Yardımcısı aynı zamanda Ekonomi Bakanı olan Erhan Arıklı “Bilimsel veri görmeden kapanma için imza atmam” söylemini yorulmayan Avuduk, “Kamu sektörü ve tuzu kuru olan bir gurubun derhal kapanalım gibi söylemlerde bulunuyorlar. Bu defada aç kalan insanlar olursa, çeklerini ödeyemeyen tüccar ve sanayici olursa, yükümlülüklerini yerine getiremeyecek olursa veya personelini çalıştıramazken maaşlarını ve sigortalarını ödemek zorunda bırakılırken kapanalım demek bazıları için çok kolaydır. Kamu çalışmadığı zaman zaten ödeniyor. Zengin olan tuzu kuru olan bir kesimimiz var onlarda bizler çalışmayalım diyor. Öte yandan çalışmak zorunda olan reel sektörün de kendisine ait zorlukları ve yükümlülükleri vardır. Kapanalım ama kapanırken de ekonomik önlemleri alalım” diyerek ekonomik önlemlerin alınmadan kapanalım demenin çok basit olduğuna işaret etti.

“Kayıtsız şartsız kapanmaya gidiyoruz”

Türkiye Cumhuriyet’inde pandemi başladığından beri hiçbir sanayi sektörünün kapatılmadığını söyleyen Avunduk, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamalarından yola çıkarak ihracatın pandemi boyunca artmış ve beklentilerinin üzerine çıktığını ifade etti. Bu durumun çalışma ile olduğunu belirten Avunduk, ülkemizde ise durumun çok farklı olduğunu bizlerin kayıtsız şartsız kapanmaya doğru gidildiğini kaydetti. Bulaşma oranının yüksek mi düşük mü oranına bakılmadan kapanılmaya gidildiğinden bahseden Avunduk, aniden bütün ülkenin kapatılmasının istendiğini söyledi.